Ekonomi Politika

AB Dış İlişkiler Konseyi: İklim Değişikliği, Aynı Zamanda Bir Güvenlik ve İstikrar Meselesidir

Avrupa Birliği Dış İlişkiler Konseyi, iklim diplomasisi üzerine sonuç bildirgesini bir kararla kabul etti ve kamuoyu ile paylaştı. Konsey, AB’nin küresel iklim eylemine liderlik etme misyonuna devam edeceğinin altını çizerek iklim değişikliğinin uluslararası güvenlik ve istikrar bağlamında etkilerinin olduğunu kabul resmen ifade etmiş oldu.

Yoğun gündemde gözlerden kaçmaması gereken bir gelişme yaşandı. AB Dış İlişkiler Konseyi, iklim diplomasisi üzerine sonuç bildirgesini 26 Şubat 2018 tarihli bir kararla kabul etti ve kamuoyu ile paylaştı. Konsey, AB’nin küresel iklim eylemine liderlik etme misyonuna devam edeceğinin altını çizerek iklim değişikliğinin uluslararası güvenlik ve istikrar bağlamında etkilerinin olduğunu resmen ifade etmiş oldu.

İklim Diplomasisine İlişkin Sonuç Bildirgesinde Neler Var?

Paris Anlaşması’nın hızla uygulanması ve çok taraflılık ilkesine bağlılık doğrultusunda kaleme alınan sonuç bildirgesini paylaşan Konseyin 25 maddelik belgede öne çıkardığı bazı noktalar şunlar:

  1. Avrupa Birliği, iklim değişikliği ile küresel mücadeleye liderlik etme amacından sapmadan yoluna devam edecek; Paris Anlaşması ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne (SDG) ulaşmak için azami gayret gösterecek.
  2. Konsey, Paris Anlaşması bağlamında, küresel sıcaklık ortalamasındaki artışı 2°C’nin olabildiğince altında ve dahi 1.5°C’ye mümkün olduğu kadar yakın tutabilmek için halihazırdaki politikalar ve tedbirlerin yetersizliğini kabul ediyor ve bundan endişe duyuyor. Acilen daha fazla çabaya ihtiyaç olduğunu yineliyor. Aynı zamanda kutup bölgelerindeki dramatik sıcaklık anomalilerini de endişe ile not ediyor.
  3. Konsey, Tek Gezegen Zirvesinde açıklanan yeni girişimleri ve paradigmayı desteklediğini de not ediyor. Geçtiğimiz iklim zirvesi (COP23) bağlamında yinelenen, taraf ülkelerin çabalarının iklim krizi ile mücadelede halen çok yetersiz olduğunu endişelerini paylaşıyor.
  4. İklim değişikliğinin aynı zamanda bir güvenlik ve istikrar meselesi olduğunu kabul eden Konsey, iklim değişikliğinin doğrudan ve dolaylı etkilerinin sosyal ve politik istikrarsızlıklara yol açabilecek, canlıların yaşamını tehdit eden sonuçları olan, kırılganlıkları ve hassasiyetleri şiddetlendiren bir problem olduğunu vurguluyor.
  5. Gezegenimizdeki su kaynakları ve ekosistemleri üzerinde gittikçe artan baskının ve hidro-meteorolojik karakterli ekstrem olayların tetikleyebileceği güvenlik ve istikrar odaklı sorunları endişe ile not eden Konsey, bu bağlamda su odaklı uluslararası işbirliğine her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğunu vurguluyor.
  6. Konsey, iklim krizinin bir tehdit çarpanı olduğunu açıkça vurguluyor. Bu bağlamda risklerin en aza indirgenmesi için diplomatik tüm çabaların artarak devam etmesinin önemine değiniyor. AB’nin bu bağlamda etkinliğini artırmayı hedeflediği belirtiliyor.
  7. Paris Anlaşması kapsamındaki Ulusal Olarak Belirlenmiş Katkıların (NDC), taraf ülkelerin anlaşmayı uygulamaları bağlamındaki rolüne ve önemine değinen Konsey, ülkeleri bu katkılarını hızla artırmaya davet ediyor. AB’nin bu bağlamda diğer ülkelere destek olma amacı yineleniyor.
  8. Konsey, belgede iklim değişikliğine uyuma ayrı bir vurgu yapıyor. Uyum kapasitesinin güçlendirilmesi, kırılganlıkların azaltılması, dayanıklılığın artırılması, uyum strateji ve tedbirlerinin hayata geçirilmesine özel önem verilmekte. Bu bağlamda en az gelişmiş ülkelere ve ada ülkelerine verilen desteklerin önemine de değiniliyor.
  9. AB’nin iklim değişikliği ve iklim diplomasisi bağlamında insan hakları kapsamındaki desteklerine devam edileceği vurgulanmakta. Toplumsal cinsiyet eşitliği, kadınların ve yerel toplulukların sürdürülebilir kalkınma bağlamındaki özel rolleri, altı çizilen noktalardan.
  10. Konsey, iklim değişikliği ve kalkınma arasındaki bağı özellikle vurguluyor. Karbon fiyatlandırma, fosil yakıt teşviklerinde reform gibi kapsamlı bir dönüşümü mümkün kılacak tedbirlerin iklime dayanıklı bir kalkınmayı mümkün kılacağı düşünülüyor.
  11. Devlet dışı aktörlerin özel önemine değinen Konsey, sivil toplum, özel sektör ve yerel yönetimlerin iklim değişikliği ile mücadele bağlamında oynadıkları önemli rolün altını çizmekte.
  12. Konsey, G20 Hamburg Ekonomik Büyüme için İklim ve Enerji Eylem Planı’nın etkin şekilde uygulanması için çağrıda bulunuyor. 2018 yılında Brüksel’de bakanlık düzeyinde toplanacak iklim eylemi toplantısına işaret ederek AB, Kanada ve Çin’i bu bağlamda işbirliği yapmaya davet ediyor.
  13. İklim değişikliği politikalarının ticaret, ulaşım ve enerji politikaları ile uyumlu olması gerektiğini düşünen Konsey, bu bağlamda ikili ve çok taraflı çabalara davette bulunuyor.
  14. Konsey, aynı zamanda Uluslararası Denizcilik Teşkilatı’nın (IMO) Nisan 2018’de kabul edilecek sera gazı emisyon azaltım stratejisine ne denli ihtiyaç olduğunu belirtiyor; Uluslararası Sivil Havacılık Organizasyonu’nun (ICAO) havacılık sektöründe 2020 itibariyle “karbon nötr” büyüme hedefini (CNG 2020) etkin şekilde uygulamaya davet ediyor.
  15. 2018 sonuna doğru Polonya’da gerçekleştirilecek iklim zirvesi (COP24) bağlamında kolektif ve samimi bir değerlendirme yapılması gerektiğini düşünen Konsey, COP24’e giden yolda Fiji Dönem Başkanlığında kabul edilen Talanoa Diyalog sürecinde AB’nin etkin şekilde yer alacağını belirtiyor.

Arif Cem Gündoğan

İklim Haber'e Kıdemli Analist olarak katkı sunan Arif Cem Gündoğan iklim değişikliği, iklim finansmanı ve düşük karbon ekonomisi üzerine özel sektörde danışman olarak çalışmaktadır (yazıları/analizleri kendi kişisel görüşleridir, çalıştığı kurumları kesinlikle bağlamamaktadır). Yaklaşık 10 yıl profesyonel çalışma tecrübesi bulunan Arif Cem, Çevre ve Kalkınma yüksek lisansını Jean Monnet bursiyeri olarak King’s College London’da tamamlamıştır.

Bir Cevap Yazın

Yorum yazmak için tıklayınız.