İnkârcı hikâyeye göre, uçaklardan yayılan gazlarla iklim yapay olarak değiştiriliyor. Amaç ise gizli güçlerin iklim değişiyor algısı yaratarak dünyaya egemen olmayı ve nüfusu azaltmayı hedeflemeleri. Üzerinde onlarca komplo teorisi ve ipe sapa gelmez hikâye yaratılan uçak izlerinin gerçekte ise bilimsel ve basit bir açıklaması var.
Açık günlerde gökyüzünde gördüğünüz beyaz uçak izlerinin küresel bir komplo teorisinin temelini oluşturduğunu biliyor muydunuz? Kökeni 1990’lı yıllara ve ABD’ye uzanan bu komplo teorisinin ilk versiyonuna göre, gökyüzündeki bu izler “dünyayı yöneten gizli güçlerin” püskürttüğü kimyasal gazlardı. Adını da buradan alıyordu. Kimyasal anlamına gelen İngilizce chemical sözcüğü ile iz anlamına gelen trail sözcüğünün birleşimi: Chemtrails.
Kimyasal spreyleme olarak da anılan bu komplo teorisi gündeme göre farklı amaçlarla donatıldı. Pandemi döneminde koronavirüsün uçaklarla yayıldığı da iddia edildi, insanlara çip yerleştirmeyi amaçlayan gizli güçlerin bu kimyasalları kullandığı da…
Tabii iklim inkârcıları da bu komplo teorisini kullanmaktan geri kalmadı. İnkârcı hikâyeye göre, uçaklardan yayılan gazlarla iklim yapay olarak değiştiriliyordu. Amaç ise gizli güçlerin iklim değişiyor algısı yaratarak dünyaya egemen olmayı ve nüfusu azaltmayı hedeflemeleriydi.
Üzerinde onlarca komplo teorisi ve ipe sapa gelmez hikâye yaratılan uçak izlerinin gerçekte ise bilimsel ve basit bir açıklaması var. Uçaklar genelde 25-30 bin feet’de yol alır. Bu yükseklikte ise sıcaklık -50 derece civarındadır. Uçakların bıraktığı egzoz gazı da daha sıcak olduğu için soğuk havayla temasında yoğunlaşma yaratır ve gökyüzünde gördüğümüz beyaz izler oluşur.
Yani bu izler ne iklimi kontrol altına almaya ne de insanları zehirlemeye yarayan kimyasallar değildir. Kömür, petrol ve gazın yakılması gibi insan faaliyetleri kaynaklı iklim krizi uydurma hikâyelerle üstü örtülemez bir gerçek. İnsanlar iklim krizini daha ne kadar reddedebilir?


