Antalya’da COP31’in yapılacağı bölgede orman yangınlarının bıraktığı tahribatı gözlemleyen aktivistler, yaptıkları açıklamada, “İklim krizi evimizi yakıyor, gerçek sebep ise fosil yakıtlar. COP31’in düzenleneceği alandan bir kaç km ötedeki bu tablo, COP31 Başkanlığını üstlenen Türkiye’nin sorumluluğunu daha da önemli hale getiriyor” dedi.
BM İklim Zirvesi COP31’in düzenleneceği Antalya’nın Aksu ilçesinde 350 Türkiye aktivistleri orman yangınlarından etkilenen bölgede “İklim krizi burada” pankartı açtı.
350 Türkiye, Antalya Aksu’da 7 Eylül’de başlayıp ancak 67,5 saat sonra kontrol altına alınabilen orman yangınının ardından bölgede bir eylem gerçekleştirdi. Eylemde, iklim krizi etkisiyle artan sıcaklıkların ve kuraklığın yangınların daha kolay başlamasına, daha hızlı yayılmasına ve daha yıkıcı hale gelmesine zemin hazırladığına dikkat çekildi. Yapılan eylemle, BM İklim Zirvesi COP31’e Kasım ayında başkanlık yapacak Türkiye’nin iklim krizinin etkilerini giderek daha ağır biçimde yaşamasına rağmen başta kömür olmak üzere krizin temel nedeni olan fosil yakıtlardan çıkışa yönelik hala somut bir plan ortaya koymadığı vurgulandı.
“İklim Krizi Evimizi Yakıyor”
350 Türkiye ekibinden Ege Tok, “Kasım ayında dünyanın dört bir yanından liderler ve iklim müzakerecileri Antalya’da iklim değişikliğiyle mücadeleyi konuşacak. Biz de iklim krizinin sahadaki gerçekliğini göstermek için Aksu’daydık. Yangından geriye kalan bu alanlar, krizin soyut bir gelecek senaryosu olmadığını gösteriyor. İklim krizi evimizi yakıyor, gerçek sebep ise fosil yakıtlar. COP31’in düzenleneceği alandan bir kaç km ötedeki bu tablo, COP31 Başkanlığını üstlenen Türkiye’nin sorumluluğunu daha da önemli hale getiriyor. Zirvenin somut eyleme dönüşmesi, kömür, petrol ve gazdan çıkış için güçlü ve adil bir dönüşümün önünü açmasıyla mümkün” açıklamasında bulundu.
Orman Yangınlarıyla Mücadele Ortak bir Toplumsal Sorumluluk
Türkiye Ormancılar Derneği Batı Akdeniz Şube Başkanı Mustafa Necati Baş ise, Akdeniz Havzası’nın iklim değişikliğine karşı en hassas bölgelerden biri olduğunu belirterek, bu yıl Antalya’da 8 bin hektar alanın orman yangınları nedeniyle yok olduğunu vurguladı. Baş, iklim değişikliğinin artan sıcaklıklar, uzayan sıcak hava dalgaları ve kuraklıkla birlikte yangınların çıkması ve hızla yayılması için daha elverişli koşullar yarattığını söyledi. Orman yönetiminin, değişen iklim koşullarına uyumlu ekosistemlerin korunmasını ve yangın riskinin azaltılmasını da kapsaması gerektiğini belirten Baş, orman yangınlarıyla mücadelenin iklim politikalarından kent planlamasına, enerjiden tarıma ve turizme kadar uzanan ortak bir toplumsal sorumluluk olduğunu ifade etti.
İklim değişikliğiyle mücadele için enerji dönüşümünü savunan 350 Türkiye, Türkiye’nin COP31’i gerçek bir iklim eylemi için dönüm noktasına çevirmesi; başta kömür olmak üzere fosil yakıtlardan adil ve planlı çıkış için somut bir takvim ortaya koyması, yenilenebilir enerjiye dayalı adil enerji dönüşümünü hızlandırması ve iklim krizinin etkilerine karşı toplumları ve ekosistemleri koruyacak politikaları güçlendirmesi gerektiğini belirtiyor. Bu çerçevede, Türkiye’nin COP31 başkanlığı süresince fosil yakıtlardan çıkışı ulusal ve uluslararası iklim gündeminin merkezine taşıması ve diğer ülkeleri de daha güçlü iklim eylemine yönlendirecek bir liderlik ortaya koyması çağrısında bulunuyor.


