Bugün nihai enerji tüketiminin %22’sini karşılayan elektrik, mevcut teknolojilerle bu ihtiyacın %85’ini karşılayabilir. Konutlarda ısı pompası, ulusal elektrifikasyon oranına tek başına 11 puan katkı sağlayabilir. Elektrikli otomobiller ise aynı ulaşımı bugünkü enerji tüketiminin üçte birinden azıyla sağlayabilir.
Enerji düşünce kuruluşu Ember’in bugün yayımladığı rapora göre, Türkiye’de elektriğin nihai enerji tüketimindeki %22 olan payı, mevcut teknolojilerle %85’e kadar çıkarılabilir. Rapor, Türkiye’nin COP31 ev sahipliği kapsamında açıkladığı 2035’e kadar %35’lik elektrifikasyon hedefini bu potansiyele giden yolda önemli bir adım olarak değerlendiriyor. Bu hedef, son on yılda temiz elektrik üretiminde kaydedilen ilerlemeyi binalara, ulaşıma ve sanayiye yayma fırsatı sunuyor.
Elektrifikasyonda Orta Doğu’nun İlerisinde, Asya’nın Gerisinde
Türkiye’nin bugün %22 olan elektrifikasyon oranı, %23 seviyesindeki küresel ve Avrupa Birliği ortalamalarına yakın. Türkiye bu oranla Orta Doğu (%20) ve Afrika (%12) ortalamalarının üzerinde yer alsa da elektrifikasyonun hız kazandığı Asya’nın (%28) gerisinde kalıyor.
Sektörel dağılıma bakıldığında, elektriğin payı binalarda %32, sanayide %30 civarındayken ulaşımda henüz %1’in altında seyrediyor. Buna karşın, analiz, mevcut teknolojilerle binalardaki enerji tüketiminin tamamının, ulaşımın %96’sının ve sanayinin %58’inin elektriğe geçişe hazır olduğunu ortaya koyuyor. Elektrikli araçlar, ısı pompaları ve elektrikli üretim teknolojilerinin aynı işi fosil yakıtlardan çok daha az enerjiyle yaptığına dikkat çekilen raporda, bu dönüşümün enerji ithalatını azaltarak enerji güvenliğini doğrudan güçlendireceği vurgulanıyor.
11 yılda 10 Kat Daha Hızlı bir İlerleme Gerekiyor
Türkiye, son 10 yılda güneş ve rüzgarın elektrik üretimindeki payını %4,5’ten %22’ye çıkararak temiz elektrikte önemli bir ivme yakaladı. Ancak temiz elektrik üretimindeki bu artışın tüketim tarafına yansıması için elektrifikasyonun hız kazanması gerekiyor. Elektrifikasyon oranı son 11 yılda 1,3 puan yükselirken,2035’te %35 hedefine ulaşmak için önümüzdeki 11 yılda 10 kat daha hızlı bir ilerleme kaydedilmesi gerekiyor.
Rapora göre elektrifikasyondaki bu durağanlığın temel nedeni, 1990’dan bu yana yedi kat artan elektrik talebinin büyük bölümünün fosil yakıtların yerini almaktan ziyade yeni ihtiyaçlardan kaynaklanması. Bu sebeple fosil yakıtların nihai enerji tüketimindeki payı son 34 yıldır değişmeyerek %70 seviyesinde kaldı. Analiz, mevcut eğilimin devamı halinde elektrifikasyon oranının 2035’te %24’te kalacağını, ancak rüzgar ve güneş kurulu gücünü üç katına çıkarma hedefi ile 120 GW’lık çatı güneş potansiyelinin %35 hedefi için son derece güçlü bir zemin sunduğunu gösteriyor. Raporun yazarı Ember Kıdemli Enerji Analisti Bahadır Sercan Gümüş, “Türkiye, son yıllarda yenilenebilir elektrik üretiminde önemli bir mesafe katetti ve elektrifikasyonun ihtiyaç duyacağı temiz elektrik için güçlü bir temel oluşturdu. %35 hedefi ulaşılabilir, ancak bunun için temiz elektrik üretimini artırmanın yanında bugün fosil yakıtların sağladığı hizmetleri elektriğe kaydıracak sektörel adımlar gerekiyor. Üretimdeki bu başarının ekonominin geneline yayılması için elektriğin binalarda, ulaşımda ve sanayide fosil yakıtların yerini alması şart” diyor.
Isı Pompaları, Elektrifikasyon Oranına 11 Puanlık Katkı Sağlayabilir
Elektrikli teknolojilerin sunduğu verimlilik avantajı nedeniyle, ulusal elektrifikasyon oranındaki her 1 puanlık artış; 5,7 milyon yeni elektrikli otomobile ya da 2,5 milyon hanenin fosil yakıtlardan ısı pompasına geçmesine karşılık geliyor. Bu nedenle rapora göre hedefe ulaşmak, dönüşümün tüm sektörlerde eş zamanlı yürütülmesi ve somut sektörel yol haritalarına dönüştürülmesi ile mümkün.
Binalar tarafında ise konutlarda ısı pompasına geçiş, tek başına ulusal elektrifikasyon oranına 11 puanlık katkı sağlayabilecek en kritik hamlelerden biri olarak öne çıkıyor.
Raporun bulgularını değerlendiren Gümüş, şunları söyledi: “Türkiye, son yıllarda yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretiminde önemli bir mesafe katetti. Ancak üretilen bu temiz enerjinin ekonominin geneline yayılması için elektriğin binalarda, ulaşımda ve sanayide fosil yakıtların yerini alması gerekiyor. 2035’e kadar %35 elektrifikasyon hedefine ulaşmak; bugün petrol, kömür ve doğalgazın yaptığı işin giderek daha büyük bir bölümünü elektriğin üstlenmesi anlamına geliyor. Türkiye, yüksek yenilenebilir enerji potansiyelini elektrifikasyon yoluyla nihai tüketicilere taşıyacak politika değişikliklerini ve altyapı yatırımlarını hayata geçirerek ithal yakıtlara bağımlılığını azaltabilir ve enerji güvenliğini güçlendirebilir.”


