Tarihi bir doğa koruma anlaşmasını kurtarmaya yönelik kritik müzakereler Ermenistan’da son düzlüğe girdi ancak zaman daralırken görüşmeler tıkandı ve ülkeler bir uzlaşıdan oldukça uzak.
Yaklaşık 200 ülke, doğanın tahrip edilmesini 2030 yılına kadar durdurma ve tersine çevirme yönündeki küresel taahhüdün gerisinde kaldıktan sonra gidişatı düzeltmek amacıyla Erivan’da bir arada.
“Doğa için Paris Anlaşması” olarak da anılan sözleşmenin, kara ve okyanuslarının %30’unu korumak ve gezegene zarar veren hükümet harcamalarını kısmak da dahil olmak üzere, hedeflerinin çoğu planlananın gerisinde kalmış durumda.
Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin 17. Taraflar Konferansı’nda (COP17) zorlu geçen bir haftalık müzakerelerin ardından ülkeler, küresel doğa taahhütlerini yerine getirmeye yönelik devasa finansman açığının nasıl kapatılacağı da dahil olmak üzere, en büyük anlaşmazlık noktalarından bazılarını çözmeye hiç de yaklaşabilmiş değil.
Zirvenin ilk haftasının Cuma günü sona ermesiyle birlikte güçlü ve bağlayıcı bir anlaşmaya varılması yönündeki baskılar artarken, hükümet bakanları tıkanan görüşmelerin önünü açmak amacıyla bugün COP biyolojik çeşitlilik zirvesine katılıyor.
Kanada Çevre Bakanı Julie Dabrusin, zirvede “büyük bir iyi niyet” olduğunu ancak “katedilmesi gereken daha çok yol bulunduğunu” belirtti.
Dabrusin, Erivan’da AFP’ye yaptığı açıklamada, “Dünya bizi izliyor; doğayı korumak için bir araya gelmemize ve zorlu işleri başarmamıza ihtiyacı var. Birlikte çalıştığımızda bunu başarabiliriz” dedi.
COP17 Başkanı Hambardzum Matevosyan, “farklılıkları gidermek” için çalıştığını söyledi ve müzakerecileri kapalı kapılar ardında gecenin geç saatlerine kadar çalıştıkları için övdü.
Ermenistan Çevre Bakanı olan Matevosyan, “Bir siyasetçi olarak size müzakerelerin hiçbir zaman pürüzsüz ilerlemediğini söylemeliyim… Her zaman bir itici güce ihtiyaç vardır” dedi.
Bununla birlikte, doğa için yapılan yüz milyonlarca dolarlık taahhütlere ve alınan ilk kararlara dikkat çekerek erken aşamada ilerleme kaydedildiğini belirtti.
Uluslararası Çevre ve Kalkınma Enstitüsü’nden (IIED) Anna Ducros, Erivan’da AFP’ye yaptığı açıklamada, görüşmelerin “biraz durgun” geçtiğini ancak hükümetlerin müzakere odalarının dışında ilerleme kaydettiğini söyledi.
Pazartesi günü, aralarında Fransa, Kolombiya ve Fiji’nin de bulunduğu bir ülkeler koalisyonu, gündemin en çetrefilli konularından biri olan doğaya zarar veren teşviklerin kapsamlı bir şekilde reforme edilmesi taahhüdünde bulundu.
Hükümetler fosil yakıtlar gibi güçlü sektörleri sübvanse etmek için hâlâ yılda yaklaşık 2,4 trilyon dolar harcıyor ve bu sektörlere verilen desteği kesme konusunda çok az ilerleme kaydedebildi.
Bu sırada Avrupa ülkeleri, Çin gibi zengin gelişmekte olan ekonomilerin de küresel biyolojik çeşitlilik finansmanına katkıda bulunması için zorlu bir kampanya yürütüyor.
Zirve; kamu maliyesinin baskı altında olduğu, yardım bütçelerinin kesildiği ve siyasi dikkatin savaşlar ile ekonomik krizlere odaklandığı zorlu bir dönemde gerçekleşiyor.
Bileşmiş Milletler Çevre Programı Başkanı Inger Andersen, delegelere “son derece odaklanmış kalmaları ve kalan zamanı verimli kullanmaları” çağrısında bulundu.
Panama Çevre Bakanı Juan Carlos Navarro ise yaptığı açıklamada, zirvenin büyük bir başarı elde edeceğinden şüphe duyduğunu belirtti.
Navarro, “İklim. Biyolojik çeşitlilik. Yaşam alanı kaybı. Kesinlikle doğru yolda değiliz… İnsanlık Dünya’yı yok ediyor ve biz yeterince çaba göstermekten çok uzağız” dedi.


