Bilim insanları, küresel nüfusun %41’inin aşırı sıcaklarla karşı karşıya kalacağını ve dünyanın her bölgesinin bundan etkileneceğini öngörüyor.
Yeni bir araştırmaya göre, küresel ısınma 2°C’ye ulaşırsa, aşırı sıcaklarda yaşayan insan sayısı 2050 yılına kadar iki katından fazla artacak. Çalışmanın yazarları, hiçbir bölgenin bu etkiden kaçamayacağını söylüyor. Yükselen sıcaklıktan en çok tropikal bölgeler ve güney yarımküre etki edecek olsa da, daha serin bir iklime göre tasarlanan kuzeydeki ülkeler de uyum sağlamakta zorlanacak.
Nature Sustainability dergisinde yayımlanan yeni makale, insan kaynaklı sıcaklık artışının 10 yıl öncesinde sanayi öncesi seviyelere kıyasla 1 derecenin üzerine çıkmasından, bu on yılda 1,5 dereceye ve birçok bilim insanının hükümetler petrol, gaz ve kömürden kaynaklanan emisyonlarda hızlı kesintiler yapmadığı takdirde yüzyılın ortalarında gerçekleşebileceğini öngördüğü 2 dereceye doğru yükselmesiyle farklı bölgelerin sıcaklık aşırılıklarıyla ne kadar ve ne hızda karşılaşacağına dair bugüne kadarki en ayrıntılı çalışma.
Bu durum, sıcaklık yönetimi için enerji talebi modelini değiştirecek. Önümüzdeki on yıllarda, kuzey yarımkürenin ısıtma giderleri azalırken, güney yarımkürenin soğutma giderleri artacak. Yapılan farklı araştırmalar, yüzyılın sonuna doğru küresel enerji talebinde klima kullanımından kaynaklanan talebin, ısıtmadan kaynaklanan talebi geçeceğini ve ardından farkı artıracağını doğruladı.
Son çalışmada, aşırı değerler, sıcaklıkların her yıl 18 derecelik ılıman bir temel seviyeden kaç gün saptığıyla tanımlandı. Sonrasında yazarlar bilgisayar modelleri kullanarak en büyük değişikliklerin nerede yaşanacağını ve kaç kişinin etkileneceğini haritalandırdı.
Yeni veriler, 2 derece eşiğinin aşılması durumunda aşırı sıcaklardan etkilenen insan sayısının 1,54 milyardan (2010’da dünya nüfusunun %23’ü) 3,79 milyara (2050’de tahmin edilen dünya nüfusunun %41’i) yükseleceğini gösteriyor.
Bu durumdan etkilenecek nüfusun büyük çoğunluğu Hindistan, Nijerya, Endonezya, Bangladeş, Pakistan ve Filipinler’de olacak. Ancak tehlikeli sıcaklıklardaki en önemli artışın Orta Afrika Cumhuriyeti, Nijerya, Güney Sudan, Laos ve Brezilya’da görülmesi bekleniyor.
Bilgisayar modelleri, yazarlar için sürpriz bir şekilde, en büyük değişimin ısınma sürecinin başlarında, yani dünyanın şu anda bulunduğu 1,5 derece aşamasına yakın bir dönemde gerçekleşeceğini ortaya koydu. Bu durum, sağlık hizmetleri, ekonomi ve enerji sistemi gibi alanlarda uyum sağlama ihtiyacını daha da acil hale getiriyor.
Oxford Üniversitesi Smith Girişimcilik ve Çevre Okulu’ndan Radhika Khosla, “Bu gerçekten çok önemli bir bulgu çünkü bize uyum ve azaltım önlemlerini desteklemek için çok daha erken harekete geçmemiz gerektiğini söylüyor” derken şöyle devam etti: “Küresel ısınmanın 1,5 dereceyi aşması, eğitimden sağlığa, göçten tarıma kadar her şey üzerinde benzeri görülmemiş bir etkiye sahip olacak. Net sıfır odaklı sürdürülebilir kalkınma, giderek artan sıcak günlere doğru giden bu eğilimi tersine çevirmenin tek kanıtlanmış yoludur. Siyasilerin bu konuda yeniden inisiyatif almaları şart” dedi.




