;
Ekonomi

Oxfam: Zengin Ülkeler 100 Milyar Dolarlık İklim Fonu Tahhüdünü Yerine Getirmiyor

Oxfam’ın analizine göre, varlıklı ülkeler, iklim projeleri için yoksul ülkelere resmi istatistiklerinden daha az mali yardım sağlıyor. 

Salı günü yayımlanan bir raporda, Oxfam, gelişmekte olan ülkelere sağlanan iklim finansmanının yaklaşık %80’inin hibe yerine kredi şeklini aldığını ortaya çıkardı. Yoksul ülkelerin, genellikle zayıf iklim hedeflerine sahip projelere yatırım için daha varlıklı ülkelere geri ödeme yapması bekleniyor.

Rapor, “Aşırı kredi kullanımı ve iklim yardımı adına tavizsiz finansman sağlanması gözden kaçan bir skandaldır” diyor.

2009’da gelişmiş ülkeler, savunmasız ülkelerin emisyonlarını azaltmalarına ve iklim etkileriyle başa çıkmalarına yardımcı olmak için 2020’ye kadar yılda 100 milyar doları seferber etmeyi taahhüt etti.

Oxfam, gelişmiş ülkelerin iklim finansmanı alanında 59,5 milyar dolar sağladıkları 2017-2018 arasındaki en son iklim finansmanı rakamlarını analiz etti. Bu miktar 2015-2016’ya göre yaklaşık %33 daha fazla.

Toplamda, zengin ülkeler hibe şeklinde sadece 12,5 milyar dolar, piyasadan daha iyi oranlarla kredilerde 22 milyar dolar ve standart piyasa oranlarıyla kredilerde yaklaşık 24 milyar dolar verdiler. Kredi verenlere yapılan faiz ücretleri ve ödemeler, bağışçı ülkelerin iklim finansmanı rakamlarından düşülmedi.

Raporun ortak yazarı Tracy Carty, Japonya ve Fransa’nın iklim finansmanında en büyük kredi-hibe dengesizliğine sahip olduğunu belirtirken, iki ülkenin toplam katkılarının sadece %3’ü hibelere bağlı.

Her ikisi de katkılarının sırasıyla %24 ve %16’sı ile piyasa oranlı kredilerin en yüksek yüzdesini veren ülkeler arasındaydı. Piyasa oranlı krediler İspanya’nın iklim finansmanının %55’ini, Almanya’nın ise % 22’sini oluşturuyor.

Bunun aksine, Avustralya, AB, Hollanda, İsveç ve İsviçre dahil olmak üzere diğer bağışçıların katkıları neredeyse %100 hibe temelli.

Carty, koronavirüs salgınının gelişmekte olan ülkenin iklim projeleri için daha fazla borç alamadığı anlamına geldiğini ve bu nedenle iklim finansmanının artık krediler yerine hibe şeklinde olması gerektiğini söyledi.

Carty, “Düşük gelirli ülkelerin çoğunda yükselen ve sürdürülemez borçların olduğu bir ortamda, ülkelerin iklim değişikliğine yanıt vermesine yardımcı olması gereken finansmanın onlara başka şekillerde zarar verebileceği konusunda açık bir risk var” dedi.

Angola ve Belize’den yetkililer geçen hafta Climate Home News’e, düşen gelirleri ve artan borçlarının, orta ve uzun vadeli iklim adaptasyon projelerine yatırım yapmakta zorlanacakları anlamına geldiğini söyledi.

Geçen hafta 550’den fazla küresel sivil toplum kuruluşu, G20 maliye bakanlarını COVID-19 salgınının ardından ülkelerin borçlarını iptal etmeye çağırdı. Bunun yerine, borç geri ödemelerini altı ay süreyle askıya aldılar.

Oxfam, ülkelerin Kasım 2021’de Glasgow’da BM iklim müzakereleri için toplanacak olması nedeniyle, tüm bağışçı ülkeleri iklim finansmanlarının ‘hibe eşdeğerini’ ve herhangi bir kredinin şartlarını yıllık raporlarına kaydetme konusunda anlaşmaya çağırdı.

Analiz ayrıca varlıklı ülkelerin, iklim finansmanlarına dahil edilen projelerin bazılarının çok küçük bir kısmının iklim değişikliği ile ilgili olduğuna dair başka bir soruna işaret ediyor.

Örneğin, bir okul inşa etmenin tüm maliyeti, finansmanın bir kısmı okulu sele karşı daha dayanıklı hale getirmek için ise, iklim finansmanı olarak sayılabilir.

Bazen de para fosil yakıt artışını desteklemek için kullanıldı. Japonya, Bangladeş’e iklim finansmanı olarak 700 milyon dolar sağladığını iddia etti, ancak para aslında Matabari kömür santralının inşaa edilmesinde bir kredi rolü üstlendi. Tokyo ise, santralın diğer santrallardan daha temiz ve daha verimli olduğunu iddia ederek projeyi haklı çıkardı.

Oxfam, ülkelerin OECD ve BM İklim Değişikliği’ne sunduğu görüşlere göre, en yoksul ülkelere ve gelişmekte olan küçük ada devletlerine, yoğunlaşan iklim etkileriyle başa çıkmalarına yardımcı olmak için yeterli fonun ulaşmadığı konusunda uyardı.

Almanya, Fransa, Japonya, Kanada ve Norveç, iklim finansmanlarının %20’den azını daha az gelişmiş ülkelere verdi. Ölçeğin diğer ucundaki Danimarka ise, finansmanının % 41’ini bu ülkelere yönlendirdi.