Bilim

Kandilli Rasathanesi: Son 47 Yıldaki En Sıcak Yılı Yaşıyoruz

Tüm Türkiye’yi etkisi altına alan aşırı sıcak hava etkisini sürdürüyor. 2018 yılının yedi ayındaki verilere göre içerisinde bulunduğumuz yıl, son 47 yılın en sıcak yılı olarak kayıtlara geçti. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Meteoroloji Laboratuvarı Başkanı Meteoroloji Mühendisi Adil Tek de sıcaklıkların son yıllarda iklim değişikliği nedeniyle daha da artmaya başladığını belirterek İstanbul’da 39-40 derecelere yaklaşan sıcaklık değerlerini önümüzdeki yıllar içerisinde görme olasılığımızın çok yüksek olduğunu ifade ediyor.

2018 yılı, ilk 7 aylık verilere göre son 47 yılın en sıcak yılı olarak geçiyor. 2018 yılında Ocak-Temmuz aylarını içeren 7 aylık ölçümlere göre ortalama sıcaklık 15 derece oldu. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Meteoroloji Laboratuvarı Başkanı Meteoroloji Mühendisi Adil Tek ise gezegendeki sıcaklığın gittikçe arttığını söylüyor ve ekliyor: “Önümüzdeki senelerde örneğin İzmir’de, Aydın’da 40- 45 dereceleri görmek mümkün olacak. İstanbul’da yine 39- 40 derecelere yaklaşan sıcaklık değerlerini önümüzdeki yıllar içerisinde görme olasılığı çok yüksek”.

2018 yılında Ocak-Temmuz aylarını içeren 7 aylık ölçümlere göre ortalama sıcaklık 15 derece oldu. Bu da 2018’in son 47 yılın en sıcak yılı olarak geçtiği anlamına geliyor. 2018 yılı içinde en yüksek sıcaklık Temmuz ayında 47.4 derece ile Cizre’de ölçüldü. Daha önce ilk 7 aylık veriler değerlendirildiğinde en sıcak yıl 2010’du. O yıl ilk 7 aylık sıcaklık ortalaması 14.5 derece olarak ölçülmüştü. 2018 yılı ilkbahar mevsimi de son 47 yılın en sıcak ilkbaharı olarak kayıtlara geçti.

Sıcaklıklar 1-1,5 Derece Arttı

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Meteoroloji Laboratuvarı Başkanı Meteoroloji Mühendisi Adil Tek, sıcaklık artışının sebebinin küresel iklim değişikliği olduğunu belirtiyor. Küredeki sıcaklıkların artmasıyla birlikte atmosferdeki suyun da buharlaşarak yağışlarla birlikte özellikle sıcaklıkların arttığını söyleyen Tek, “Bunun temel noktalarına gitmeye başlarsak, istenilen refah, artan nüfus büyük enerji taleplerine yol açıyor. Bu enerji talepleri de bizi enerji pazarına yönlendiriyor. Enerji pazarının da %80’ini fosil yakıtlar oluşturuyor. Fosil yakıtlar da karbondioksit üretiyor. Karbondioksit önemli bir seragazı. Atmosferimizde sera etkisi gösteriyor ve sıcaklıkların hızla artmasına sebep oluyor. 100 yılın başından bu yana İstanbul’da sıcaklıklar 1- 1,5 derece arasında arttı” diyor.

Tek, 2017 yılının 100 yılın başından bu yana yapılan ölçümlerde üçüncü en sıcak yıl olduğunu da hatırlatıyor. 2016 yılının ise 100 yıl içerisindeki en sıcak yıl olduğunu aktaran Adil Tek, 2013-2017 arasındaki 5 yılın da 100 yılın başından bu yana en sıcak geçen yıllar olduğunu vurguluyor. Adil Tek konuyla ilgili şunları söylüyor: “Sıcaklıklar son yıllarda daha da artmaya başladı. Gezegendeki sıcaklık gittikçe artıyor. Özellikle Avrupa’nın batısında 2,2 buçuk dereceye varan, ortalamaların üzerine çıkan sıcaklık değerleri 2018 için görüldü. Küremiz gittikçe ısınıyor bu da beraberinde meteorolojik karakterli, iklim değişikliğinden kaynaklı afetleri beraberinde getiriyor. Meteorolojik karakterli ve iklim değişikliğine bağlı afetler depremden bile daha ön plana çıkmış vaziyette. Beraberinde getirdiği kuraklık, aşırı seller, kuraklığı beraberinde getirdiği gıda üretimindeki problemler var. Problemi şu an için durdursak, atmosfere verdiğimiz seragazını azaltsak bile durum 200 yıl devam edecek görünüyor. Bizim yapmamız gerekenler; enerji tüketimini minimuma indirmek. Bir de yeşil alanların çoğaltılması”.