Bilim Ekonomi Politika

Kadir Has Üniversitesi Yeni Çalışması: Türkiye, Enerjide Güneşi Seçti!

Kadir Has Üniversitesi Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma Uygulama ve Araştırma Merkezi (CESD) tarafından bu yıl ikincisi gerçekleştirilen, “Türkiye Toplumunun Enerji Tercihleri Araştırması”nın sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre Türkiye’de yenilenebilir enerjiye destek artarak devam ederken, güneş enerjisi dünyanın ve Türkiye’nin gelecekteki en önemli enerji kaynağı olarak görülüyor.

 Kadir Has Üniversitesi Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (CESD) gerçekleştirdiği “Türkiye Toplumunun Enerji Tercihleri Araştırması”nın sonuçları, geçtiğimiz salı günü Cibali Kampüsü’nde düzenlenen basın toplantısıyla paylaşıldı. Toplantıya Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sondan Durukanoğlu Feyiz, CESD Müdürü Prof. Dr. Volkan Ş. Ediger ile proje ekibinden Prof. Dr. Çiğdem Kentmen Çin, Prof. Dr. Meltem Ucal, Doç. Dr. Gökhan Kirkil ve Yrd. Doç. Dr. Emre Çelebi katıldı.

Merkez geçen yıl 12-27 Kasım 2016 tarihleri arasında gerçekleştirdiği “Türkiye Toplumunun Enerji Tercihleri Anketi”ni, bu yıl 12-29 Aralık 2017 tarihleri arasında Türkiye nüfusunun genel temsiliyetine sahip 16 kent merkezinde ikamet eden, 18 yaş ve üzeri 1235 kişi ile yüz yüze görüşülerek tekrarladı. Enerji kamuoyu araştırması, Türkiye’nin enerji tüketimi ve politikalarına ilişkin güncel verileri ortaya koyduğu gibi her yıl tekrarlanması nedeniyle zaman içinde görüşlerin nasıl şekillendiği hakkında da bilgi sağlıyor.

Enerji Bağımlılığı ve Pahalılığı Yine En Büyük Sorunlar

“Türkiye enerji sisteminin en önemli sorunu nedir?” sorusuna 2016’da ankete katılanların %38,6’sı ‘ithal enerjiye bağımlılık’ yanıtını verirken 2017’de bu oran %21,8’lik bir kayıpla %16,8 olarak gerçekleşti. Geçen yıl %30,8 oranla ikinci sırada yer alan ‘pahalılık’ ise %11’lik artışla % 41,8’e yükselerek birinci sıraya yerleşti. Öte yandan, geçen yıl sadece % 2,8 oranıyla alt sıralarda bulunan çevre sorunları bu yıl %13,6 oranında artarak %16,4 oranıyla üçüncü sıraya yerleşti.

Sorun sıralamasında pahalılığın ilk sıraya yükselmesine rağmen, fiyatları makul bulanların oranı da arttı. Geçen yıl, katılımcıların elektrik fiyatlarını nasıl bulduğu sorgulandığında %85,8 ‘yüksek ve çok yüksek’ cevapları verilirken, %12,6 elektrik fiyatlarını normal bulduğunu belirtiyordu. Bu yıl ise fiyatları yüksek bulanların oranı %79,8, normal bulanların oranı ise %19 oldu. Aynı şekilde doğalgaz fiyatları hakkında yöneltilen soruya verilen cevaplar geçen yıl %64,6 ‘yüksek ve çok yüksek’, %13,7 ‘normal’ şeklinde iken, bu yıl bu oranlar sırasıyla %56,5 ve %19,4 olarak gerçekleşti. Enerjinin ucuz olmasının çok önemli olduğunu düşünenler de %41,6’dan %39’a geriledi.

Enerji Politikaları Seçmenin Oy Verme Eğilimlerini Etkilemiyor

Anketin siyasete yönelik en önemli sonuçlarından biri ise, enerjide en büyük sorun pahalılık diyenlerin oranlarının başta AKP seçmenleri olmak üzere tüm parti seçmenlerinde artmış olması. Pahalılığı enerji sistemindeki en önemli sorun olarak görenlerdeki artışlar, son seçimlerde AKP’ye oy veren seçmenlerde %12,8 olarak gerçekleşirken, CHP seçmenlerinde %5,9; MHP seçmenlerinde %9, HDP seçmenlerinde ise %2,6 oldu. Geçen yıl CHP ve HDP ilk sıralarda yer alırken, bu yıl AKP seçmenlerinin %41,9 ile pahalılığı en önemli sorun gören en büyük seçmen grubu olduğu görüldü.

Öte yandan, “Oy verirken partinizin enerji politikalarını dikkate alır mısınız?” sorusuna verilen olumlu yanıtlarda da ciddi artışlar gözlendi. “Dikkate almam” diyenlerin oranı %11,2’lik kayba uğrarken, “Biraz dikkate alırım” diyenlerin oranı %12,9; “Çok dikkate alırım” diyenlerinki ise %1,4 arttı.

Ankete katılanların hükümetin enerji politikalarında en başarılı buldukları alanlarda da değişiklikler oldu. Geçen yılki sıralama ‘petrol ve doğalgaz boru hatları’, ‘doğalgaz temini’ ve ‘elektrik üretimi-iletimi-dağıtımı’ şeklinde olurken; ‘enerji fiyatları’ açık ara başarısız bulunanların başında yer alıyordu. Bu yıl ise, ‘doğalgaz temini’ %8,1’lik kayba rağmen ilk sıraya yükseldi, ‘petrol ve doğalgaz boru hatları’ %12,3 azalarak ikinci sıraya düştü. Üçüncü sıradaki ‘elektrik üretimi-iletimi-dağıtımı’ da aynı sırada yer aldı.

Hükümetin enerji politikalarında başarısız bulunanların başında gelen ‘enerji fiyatları’ %9,5’luk artışla bu yıl da yerini korudu. Geçen yıl seçenekler arasında bulunmayan ‘enerjide özelleştirme’ ise %49’lık oran ile ikinci sıraya yerleşti. %30,8 ile üçüncü sırada başarısız bulunan ‘nükleer enerji politikası’ yerini korudu; 2016’da ikinci sırada bulunan ‘enerji verimliliği ve tasarrufu’ da dördüncü sıraya geriledi.

Çevre Duyarlılığı da Arttı

“Küresel iklim değişikliğine inanıyor musunuz?” sorusuna evet cevabı verenlerin oranı %10 artarak %77,5’ten %87,5’ye çıktı. Türkiye’de enerjiden kaynaklanan en önemli çevre sorunu hâlâ hava kirliliği olarak görülürken, bitki örtüsünün bozulması seçeneği %12,9 gibi ciddi oranda artarak ikinci sıraya yerleşti. 2016’da %19,8 ile ikinci sırada bulunan insan sağlığı ile üçüncü sırada bulunan iklim değişikliği ise oranları azalarak bir sıra geriledi. “Hangisinin küresel ısınmaya en fazla etkisi vardır?” sorusuna verilen yanıtlardaki sıralama 2016’da şehirleşme, enerji ve sanayi şeklinde iken, 2017’de sanayi (%43,5), şehirleşme (%24,9) ve enerji (%10) oldu.

Yenilenebilir Enerjiye Destek Devam Ediyor

Yenilenebilir enerjiye destek 2017’de de devam etti. Geçen yıl ‘Dünyada geleceğin enerji kaynağının ne olacağını düşünüyorsunuz?’ sorusuna verilen ilk üç yanıt %39,9 oranında güneş, %22,2 oranında doğalgaz ve %6,9 oranında nükleer olarak belirlenmişti. Bu sene ise ilk üç yanıt %33,8 ile güneş, %14,2 ile bor ve %12,6’lık oran ile doğalgaz olarak gerçekleşti. Bu yıl ‘Türkiye’nin gelecekteki en önemli enerji kaynağının ne olacağını düşünüyorsunuz?” şeklinde sorulan soruya verilen yanıtlar güneş (%34,1), bor (%20,9), doğalgaz (%14,3), rüzgar (%8,7), petrol (%6,3), nükleer (%4,4) ve hidroelektrik (%1,7) olarak gerçekleşti.

“Yaşadığınız il sınırları içinde …. santralı kurulmasını ne derece desteklersiniz?” sorusuna verilen yanıtlarda güneş seçeneği %4,5, jeotermal %3,2, rüzgâr %2,5 oranında artarken; nükleer %6,9, doğalgaz %6,6, kömür %4,9, biyoenerji %4,3, hidroelektrik %3,6 azaldı. Güneş ve rüzgar enerji santralları bu yıl daha fazla desteklenen teknolojiler olurken, nükleer ve kömür santralleri ise en az desteklenenler oldu. Aynı sorunun nükleer santral ile ilgili olanına verilen olumsuz yanıtlar geçen yıl %49,6 iken bu yıl %56,8 oldu.

Öte yandan, “Maliyetleri aynı ve kolaylıkla erişilebilir olsalardı, hangisini evdeki enerji ihtiyaçlarınızı karşılamak için kullanmayı tercih ederdiniz” sorusuna verilen yanıtlarda ise, doğalgaz %62,5’ten %48,5’e düşerken; güneş %21’den %29,9’a, rüzgâr da %6,2’den %9,9’a yükseldi.

En Fazla Tüketilen Enerji Türlerinde Değişiklik

Araştırma kapsamında evlerde tüketilen enerji türleri ve bunlara ayrılan bütçeler de sorgulandı. 2016’da ankete katılanların %50,1’si parasal olarak en çok elektrik, %38,7’u ise en çok doğalgaz kullandığını belirtmişti. Bu yıl bu enerji türleri yer değiştirerek, doğalgaz %8,2 oranında arttı, elektrik %11,3’lük düşüşe uğradı. Kömür ise %1,8’lik bir artış gösterdi.

Geçen yıl evde en fazla tüketilen enerji türüne katılımcıların %30,3’ü aylık 100-150 TL arası, %20,3’ü aylık 50-100 TL arası harcama yaptığını söylerken, %28,6 ise her ay 200 TL’nin üzerinde fatura ödediğini kaydetmişti. Bu yıl, 51-200 TL arasındakilerde %7,2, 200 TL ve üzerindekilerde ise %8,8 oranında artışlar gözlendi. Bu durum tüketicilerin bu yıl doğalgaza ödedikleri miktarlarda artış olduğunu ortaya koydu.

Araştırmaya göre halk enerjiye en çok ısınma ihtiyacı için para harcıyor. Geçen yıl enerji tüketiminde ısınma %65 ile ilk sırada yer alırken, %22 ile aydınlatma ikinci sırada yer alıyordu. Bu yıl bu enerji türleri yaklaşık değerlerle yerlerini korudular.

2016 yılında ankete katılanların %53,7’si doğalgaz, %24,9’u kömür, %12,4’ü ise odun ile ısınma ihtiyacını karşılıyordu. Bu yıl ise doğalgaz %52,2, kömür %21,1 kömür, odun %15,1 olarak gerçekleşti. Diğer yandan, evlerde kullanılan sıcak su yine en çok doğalgaz ile sağlanıyor. Geçen sene sıcak su sağlamada doğalgaz %51,8 ile birinci, elektrik %26 ile ikinci sırada yer alıyor, %11,5’lik bir kesim ise sıcak suyunu güneş enerjisinden elde ediyordu. Bu yılki oranlar doğalgazda %51,1, elektrikte %27,2, güneşte ise %10,7 olarak gerçekleşti.

Geçen yıl arabalarda en çok tercih edilen yakıt sırasıyla; %41,1 oranında dizel, %29,9 oranında otogaz ve %28,8 oranında benzindi ve arabası olan katılımcıların %24,9’u her ay 100 ila 200 TL arasında yakıt masrafı yapıyordu. Bu yıl ise dizel %40,8, otogaz %32,8, benzin %22,2 olarak gerçekleşti ve elektrik (%1) ile hibrid arabalar da (%0,4) sıralamaya girdi. Harcamalar ise, 100-200 TL arasında %25,4 oldu. 400 TL ve üstü harcamalar ise geçen yıl %14,9 iken bu yıl %21,4 oldu.

Evlerin %66’sında Isı Yalıtımı Yok

Araştırma kapsamında ortaya çıkan önemli verilerden biri de ısı yalıtımıyla ilgili. Ankete katılım sağlayanların geçen yıl %65,2’si bu yıl ise %66,4’ü evlerinde ısı yalıtımı olmadığını belirtti. Soruları cevaplayanlardan %34,2’lik bir kesimin geçen yıl evlerinde ısı yalıtımı bulunurken, bu yıl bu oran %32,1 oldu. Anketin bu konuya ilişkin en önemli sonuçlarından biri, bu yıl da evlerde bulunan ısı yalıtımı oranının gelir ve eğitim düzeyiyle bağlantılı olmasıydı.

Enerji Projeleri Yeterince Bilinmiyor

Rusya’dan başlayıp Karadeniz üzerinden Türkiye’ye aktarılması planlanan doğalgaz boru hattı projesi ‘Türk Akımı’nın bilinirliğinin de sorgulandığı araştırma sonucunda, geçen yıl %92,2’lik bir kesimin proje hakkında hiç bilgisi olmadığı gözlemlenirken bu yıl bu oran %67,9’a düştü. Öte yandan ilk defa bu yıl ankete dahil edilen projelerden TANAP için %76,3; Akkuyu Nükleer Santrali içinse %52,4 oranında olumsuz yanıtlar alındı.

Katılımcılara Türkiye’nin enerjiyi en fazla hangi ülkeden almasını tercih ettikleri sorulduğunda geçen yıl %42 ile Azerbaycan birinci, %19,6 ile Rusya ikinci sırada yer alıyordu. Bu yıl, Azerbaycan %44,1 oranla ilk sırayı korurken, Rusya %8,8’lik payla dördüncü sıraya düştü. “Kendimiz üretelim” diyenler (2016’da %2,8, 2017’de %16,2) ve “Ucuz olandan alınsın” diyenler (2016’da %0,6, 2017’de %10,1) ikinci ve üçüncü sıraya yükseldi.