;
Politika

Greenpeace: “Sadece Kullanımı Yasaklamakla Plastik Kirliliği ile Başa Çıkamayız”

plastik kirliliği

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, plastik çatal, bıçak, tabak ve pipet gibi doğayı zehirleyen ürünlerin piyasaya arzını yasaklamayı hedefleyen bir yönetmelik taslağını görüşe açtı. Greenpeace ise, yönetmeliğe “üretim yasağı” ve “genişletilmiş üretici sorumluluğu” maddelerinin eklenmesi talebini içeren görüşünü hazırladı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, plastik çatal, bıçak, tabak ve pipet gibi doğayı zehirleyen ürünlerin piyasaya arzını yasaklamayı hedefleyen bir yönetmelik taslağını görüşe açtı. Bakanlığın adımının önemini vurgulayan Greenpeace, yönetmeliğin plastik krizine karşı gerçek bir çözüm olması için üretim yasağını ve genişletilmiş üretici sorumluluğunu da içermesi gerektiğini söyledi.

Bakanlığın sunduğu yönetmelik taslağına görüşleri sunmak için son tarih 3 Nisan. Greenpeace, yönetmeliğe “üretim yasağı” ve “genişletilmiş üretici sorumluluğu” maddelerinin eklenmesi talebini içeren görüşünü hazırladı. Plastik Kirliliğine Karşı Son Adımı Birlikte Atalım”  kampanyasıyla bu talepleri yüz binlerin ortak talebi olarak Bakanlığa teslim etmek için görüş metnini imzalama çağrısı yapıyor.

“Plastik Kirliliğinin Faturasını Doğa, Yerel Yönetimler ve Vergileriyle Doğrudan Halk Ödüyor”

Greenpeace Türkiye Sosyal ve Ekonomik Kampanyalar Sorumlusu Berk Butan, bakanlığın adımını çok önemli bulduklarını, bu adımdan geri adım atılmadan gerekli genişletmelerin sağlanmasını beklediklerini söyledi. Butan’ın açıklamaları şu şekilde:

“Sadece piyasaya arzı (kullanımı) yasaklayıp, fabrikalardaki petrokimya bantlarının dönmesine izin verdiğimiz sürece plastik kirliliğiyle başa çıkmamız imkansız. Tek kullanımlık plastikler üretilmeye devam ettiği sürece, Türkiye’de yasal olarak piyasaya çıkmayan ürünler, el altından dolaşıma sokulmaya ya da başka ülkelerde kullanılarak gezegenin kirlenmesine katkı sağlamaya devam edecek. Plastik kirliliğinin faturasını yıllardır doğa, yerel yönetimler ve vergileriyle doğrudan halk ödüyor; bu krizden devasa kârlar elde eden petrokimya endüstrisi ve şirketler ise sorumluluktan kaçıyor. Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu (EPR), kirliliğin yükünü kamunun sırtından alıp sorumlulara taşıyabilir.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapacak olan Türkiye’nin öne çıkardığı ana temalardan biri ‘Sıfır Atık’. Dünyadaki tüm karar alıcıların gözü Türkiye’deyken, gerçek bir Sıfır Atık girişimi sadece ‘piyasaya arz’ kısıtlamalarıyla değil; plastik üreticilerinin vanasına dokunacak cesur kararlarla mümkün. Tek kullanımlık plastiklere karşı 700 bin kişi yan yana geldik ve yasağı gündeme aldırmayı başardık. Şimdi son bir adımımız kaldı. Herkesi, karar alıcıların sesimizi duyması ve yönetmeliğe ‘üretim yasağı’ ile ‘genişletilmiş üretici sorumluluğunu’ eklemesi için hazırladığımız görüş metnini imzalamaya ve Bakanlığı da attıkları bu önemli adımı genişleterek gerçek bir çözüm sağlamaya çağırıyoruz.”