El Niño’nun ekonomik maliyetinin yalnızca olayın yaşandığı yılla sınırlı kalmadığına ilişkin çalışmalar dikkati çekiyor. Bir çalışmaya göre, yalnızca 2023’teki El Niño’nun dünya ekonomisinde 2029’a kadar 3 trilyon dolarlık kayba neden olabileceği tahmin ediliyor. Dünyada 21. yüzyılda yaşanabilecek El Niño olaylarının ise küresel ekonomiye faturasının 84 trilyon dolara kadar ulaşabileceği hesaplanıyor.
AA’da yer alana habere göre, Dünya Meteoroloji Örgütüne (WMO) göre, Pasifik Okyanusu’nun tropikal kesimlerindeki yüzey sularının normalden fazla ısınmasıyla ortaya çıkan ve küresel hava koşullarını etkileyen El Niño iklim olayı bu yıl hızla güçleniyor. WMO’nun temmuz sonundaki değerlendirmesinde, ağustos-ekim döneminde güçlü El Niño koşullarının gelişmesinin beklendiği ve çoklu model ortalamasında deniz yüzeyi sıcaklık sapmasının yaklaşık 2,9 dereceye ulaşabileceği belirtildi. Meteoroloji kurumu artışın kasım civarında zirve yapabileceğini öngörüyor.
Etkileri Hava Koşulları ile Sınırlı Değil
ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) de geçen ay paylaştığı tahmininde El Niño’nun yıl sonuna kadar güçleneceğini, ekim-aralık döneminde “çok güçlü” seviyeye ulaşma ihtimalinin %90’dan fazla olduğunu açıkladı. NOAA, El Niño’nun 2027’nin ilkbahar başlarına kadar devam etme ihtimalini ise %97 olarak hesapladı. El Niño iklim olayının etkileri yalnızca hava koşullarıyla sınırlı kalmıyor. Bu etkiler, tarımsal üretim, gıda ve emtia fiyatları, enerji arzı, lojistik ve enflasyon üzerinden küresel ekonomiye de geniş çaplı yansıyor.
El Niño’nun en hızlı etkilediği alanların başında tarım ve gıda fiyatları geliyor. Yağış rejiminin değişmesi, önemli üretim bölgelerinde kuraklık veya aşırı yağışa neden olurken, özellikle pirinç, mısır, soya, şeker, kakao ve diğer tarım ürünlerinin arzını etkileyebiliyor.
Fiyatları Artırabilir
Avrupa Merkez Bankasının (ECB) çalışmalarına göre, normal güçte bir El Niño reel emtia fiyatları enflasyonunu ortaya çıkışından sonraki 6-12 ayda yaklaşık %3 artırabiliyor. El Niño’nun enerji dışı küresel emtia fiyatlarını da yaklaşık %5 yükseltebildiği ve etkinin 6 ila 16 ay sürdüğü hesaplanıyor. Normal seviyeden güçlü El Niño’ya geçişe karşılık gelen deniz yüzeyi sıcaklığı artışının, küresel gıda emtia fiyatlarını yaklaşık iki yıl yukarı çekebileceği ve fiyat etkisinin %9 ile zirve yapabileceği tahmin ediliyor. Bu risk, özellikle soya, mısır ve pirinç fiyatlarında söz konusu olabiliyor.
Dünya Bankası da 2026’da küresel gıda emtia fiyat endeksinin temel senaryoda %2,5 artmasını bekliyor ancak güçlü ve uzun El Niño’nun yüksek enerji ve gübre maliyetleri, artan yakıt talebi ve ihracat kısıtlamalarıyla birleşmesinin gıda fiyatlarını mevcut tahminlerin belirgin biçimde üzerine çıkarabileceği değerlendiriliyor.
Şeker Kamışı Üretimi Belirgin Azalabilir
Morgan Stanley’nin araştırmasına göre, tarım emtiaları arasında El Niño kaynaklı fiyat artışına en açık ürün şeker. Hindistan, Tayland ve Güneydoğu Asya’da muson yağışlarının zayıflaması şeker kamışı üretimini azaltabilirken, Brezilya’da aşırı yağış da verimi olumsuz etkileyebiliyor.
Buna karşılık Arjantin ve Brezilya’nın güneyindeki daha yağışlı koşulların bazı tarım ürünlerinin verimini destekleyebilmesi üzerinde duruluyor. Bu nedenle Morgan Stanley, tahıl fiyatlarında bütün ürünleri kapsayan keskin bir yükseliş senaryosunu daha az olası görüyor ve El Niño’nun etkisinin ürünün yetiştiği bölgeye ve yağışın zamanlamasına bağlı olacağını vurguluyor.
Morgan Stanley, bakırı güçlü bir El Niño karşısında en fazla risk taşıyan emtialardan biri olarak gösteriyor. Dünyanın en büyük bakır üreticisi Şili’de yoğun yağış ve seller madencilik altyapısını etkileyebilirken, küresel bakır üretiminin yaklaşık %4’ünü gerçekleştiren Zambiya’daki kuraklık hidroelektrik üretimini azaltarak madenlerin elektrik arzını zorlaştırabilir. Bu durum, bakır arzını daraltarak fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabilir.
Enerji Sektöründe İki Yönlü Etkiler Görülebilir
Enerji sektöründe de benzer iki yönlü etkiler görülüyor. Kuraklık hidroelektrik üretimini sınırlayabilirken, bazı bölgelerde normalden ılıman geçen kışlar doğalgaz ve elektrik talebini düşürebiliyor. Bu nedenle El Niño’nun enerji fiyatlarına nihai etkisi bölgesel hava koşullarına göre değişiyor.
Uluslararası Para Fonunun (IMF) 21 ülke ve bölgeyi dahil ettiği 1979-2013 dönemini kapsayan araştırmasında, El Niño’nun ekonomik etkilerinin ülkeden ülkeye büyük farklılık gösterdiği belirlendi. Avustralya, Şili, Hindistan, Endonezya, Japonya, Yeni Zelanda ve Güney Afrika’da ekonomik faaliyet El Niño sonrasında kısa süreli zayıflarken, ABD ve Avrupa gibi bazı ekonomilerde farklı kanallar üzerinden büyümeyi destekleyici etkiler görüldü. Çalışmaya göre incelenen ülkelerin çoğunda kısa vadeli enflasyon baskısı ortaya çıktı.
Geçmiş El Niño’ların Faturası trilyonlarca doları Buldu
El Niño’nun ekonomik maliyetinin yalnızca olayın yaşandığı yılla sınırlı kalmadığına ilişkin çalışmalar dikkati çekiyor. ABD’deki Dartmouth College araştırmacılarının güçlü El Niño olaylarının küresel ekonomiye etkilerine ilişkin çalışmasına göre, 1982-1983 El Niño’su takip eden beş yıllık dönemde küresel ekonomide yaklaşık 4,1 trilyon dolarlık, 1997-1998 El Niño’su ise yaklaşık 5,7 trilyon dolarlık gelir kaybına yol açtı. Hesaplama, ülkelerin El Niño yaşanmasaydı ulaşabileceği ekonomik büyüklük ile gerçekleşen büyüme arasındaki farkı esas alan modele dayanıyor.
Çalışmaya göre, sadece 2023’teki El Niño’nun dünya ekonomisinde 2029’a kadar 3 trilyon dolarlık kayba yol neden olabileceği tahmin ediliyor. Dünyada 21. yüzyılda yaşanabilecek El Niño olaylarının ise küresel ekonomiye faturasının 84 trilyon dolara kadar ulaşabileceği hesaplanıyor.
Küresel Ekonomiye Yayılan Arz ve Gelir Şoku Söz Konusu
El Niño, lojistik ve küresel ticareti de etkiliyor. Hesaplamalara göre, 2023’te Orta Amerika’daki şiddetli kuraklık sırasında Panama Kanalı’ndaki su seviyeleri tarihi düşük seviyelere gerilerken kanal idaresi günlük gemi geçişlerini 36’dan 24’e kadar düşürmek zorunda kaldı. Böyle durumlarda daha az yük taşınması veya gemilerin alternatif ve daha uzun rotalara yönelmesi navlun maliyetlerini ve teslim sürelerini artırabiliyor. Bu nedenle El Niño yalnızca sıcaklık ve yağışları değiştiren bir iklim olayı olarak değil, aynı zamanda küresel ekonomiye yayılan bir arz ve gelir şoku olarak değerlendiriliyor.
Üretim kaybı gıda ve emtia fiyatlarını yükseltirken artan maliyetler tüketici enflasyonuna, faiz politikasına, şirket kârlılıklarına ve kamu maliyesine yansıyabiliyor. Lojistik sorunlar ve enerji üretimindeki aksaklıkların da devreye girmesi halinde başlangıçta belirli bir coğrafyada ortaya çıkan hava olayı küresel ekonomik büyümeyi yıllarca etkileyebilecek bir şoka dönüşebiliyor.


