İnkârcıların perdelemeye çalıştığı gerçek, fiyatlardaki küresel artışın ardında ABD ile İran arasındaki savaşın ve bunun getirdiği fosil yakıt krizi. Sorun milyarlarca dolarla desteklenen fosil yakıtların neden olduğu ekonomik kırılganlık. Çözüm ise yerli ve temiz enerji kaynakları olan güneş ve rüzgarda!
İklim krizi inkârcıları güncel komplo teorileri üretmekte ya da var olan teorilerini gündeme adapte etmekte oldukça hızlılar. Sosyal medyadan gündeme sürdükleri son inkârcı komplo teorilerinden biri de ekonomik kriz, yükselen hayat pahalılığı ve gıdaya ulaşım zorluklarıyla ilgili.
Bu inkârcı komplo teorisine göre, Paris İklim Anlaşması ve İklim Kanunu’nda yer alan fosil yakıt tüketiminin azaltılmasına yönelik politikalar ekonomik zorlukların temelini oluşturuyor. Petrol ve kömür kullanımına yönelik kısıtlayıcı tedbirler diğer sektörleri de etkileyerek fiyat artışlarına ve zamlara neden oluyor. İnsanların gündelik yaşamlarını zorluyor.
Diğer tüm komplo teorilerinde olduğu gibi bu safsatanın da gerçeklerle hiçbir ilgisi yok. Bilimsel ortak görüşün de kanıtladığı gibi iklim krizinin en büyük nedeni insanların fosil yakıt tüketimi. Ancak Paris Anlaşması derhal ve topyekûn bir fosil yakıt kullanımı yasağı getirmiyor. Fosil yakıt tüketiminde kademeli bir azaltım hedefi ele alınıyor ki bu da insanları zora, ekonomilerini şoka sokmayacak bir plan. Üstelik fosil yakıt yerine güneş ve rüzgar gibi temiz ve sürdürülebilir enerji kaynakları konuluyor ve bunun için ekonomik destek planları sunuluyor. Türkiye’nin İklim Kanunu’nda ise fosil yakıtlardan çıkış için net bir tarih ve bir yol haritası bulunmuyor ki, bu da Kanunun en büyük eksikliklerinden biri!
İnkârcıların perdelemeye çalıştığı gerçek ise fiyatlardaki küresel artışın ardında ABD ile İran arasındaki savaşın olması. Savaş küresel tedarik zincirini bozduğu için petrol fiyatları ve buna bağlı sektörlerde zamlar yaşanıyor. Üstelik insanlık bunu ilk kez yaşamıyor. 1973-1974 OPEC Petrol Krizi de Arap-İsrail savaşı sonrası ortaya çıkmış ve dünyayı etkileyen küresel bir ekonomik şoka sebep olmuştu. İnsanlık fosil yakıtlara alternatif enerji seçeneklerini de bu dönemde daha fazla tartışmaya başlamıştı. Sorun milyarlarca dolarla desteklenen fosil yakıtların neden olduğu ekonomik kırılganlık. Çözüm ise yerli ve temiz enerji kaynakları olan güneş ve rüzgarda!
İklim krizi her geçen gün daha fazla rastladığımız aşırı hava olaylarıyla kendini gösterirken insanlar bu gerçeği daha ne kadar görmezden gelebilir?


