Birleşmiş Milletler, Uluslararası Adalet Divanı’nın geçen yıl aldığı tarihi iklim krizi kararını büyük bir çoğunlukla kabul etti. Dünyanın en büyük fosil yakıt üreticisi ve seragazı salıcısı ülkeler oylamada ret oyu verirken, Türkiye çekimser kalan 28 ülkeden biri oldu.
Uluslararası Adalet Divanı’nın ülkelere iklim değişikliğiyle mücadele konusunda yasal yükümlülük getiren danışma kararı, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda 141’e karşı sekiz ret oyuyla kabul edilirken, COP31’e ev sahipliği yapacak olan Türkiye çekimser oy kullandı.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, çarşamba günü yapılan ve 28 ülkenin çekimser kaldığı Genel Kurul oylamasının, hükümetlerin vatandaşlarını “giderek ağırlaşan iklim krizinden” koruma sorumluluğunu ortaya koyduğunu söyledi.
Guterres, X platformunda yaptığı paylaşımda şöyle dedi: “Genel Kurul’un, Uluslararası Adalet Divanı’nın iklim değişikliğine ilişkin danışma görüşünü destekleyen kararını kabul etmesini memnuniyetle karşılıyorum. Bu, uluslararası hukukun, iklim adaletinin, bilimin ve devletlerin insanları giderek ağırlaşan iklim krizinden koruma sorumluluğunun güçlü bir teyididir.”
Pasifikler’de küçük ada ülkelerinden biri olan Vanuatu tarafından sunulan karar, Uluslararası Adalet Divanı’nın Temmuz 2025 tarihli danışma görüşünü teyit ediyor. Söz konusu görüşte, devletlerin fosil yakıt kullanımını azaltmak ve küresel ısınmayla mücadele etmekle yükümlü olduğu belirtilmişti. Mahkemenin danışma görüşü hukuken bağlayıcı olmasa da dünya genelindeki iklim davalarında şimdiden kullanılmaya başlandı ve hakimler iklimle ilgili kararlarında bu görüşe atıfta bulunuyor.
Türkiye ve Hindistan Çekimser Oy Kullandı
Ancak bu görüş, diplomatik alanda aynı ölçüde etkili olamadı. Geçen yıl Brezilya’nın Belem kentinde düzenlenen COP30 iklim zirvesindeki görüşmeler sırasında kayda değer bir etki yaratmadı. Hatta Suudi Arabistan nihai metinlere bu görüşün dahil edilmesini “kırmızı çizgi” olarak nitelendirdi.
Çarşamba günkü oylamada ise Suudi Arabistan ile dünyanın tarihsel olarak en büyük emisyon üreticisi konumundaki ABD de dahil olmak üzere, Rusya, İsrail, Yemen, Liberya ve Belarus karşı oy kullandı. COP31 iklim zirvesine ev sahipliği yapacak olan Türkiye’nin yanı sıra, Hindistan, petrol üreticisi Katar ve Nijerya, çekimser kalan ülkeler arasında yer aldı. Avustralya, Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık ise kararı destekleyen 141 ülke arasında bulundu. ABD’nin BM nezdindeki büyükelçi yardımcısı Tammy Bruce, “Karar tasarısı fosil yakıtlarla ilgili uygunsuz siyasi talepler içeriyor” dedi.
Hukuk, İklim Krizi için de Geçerli Olmalı Çağrısı
Oylama öncesinde Vanuatu’nun BM Daimi Temsilcisi Odo Tevi şöyle konuştu: “Bu meselenin neden önemli olduğu konusunda birbirimize karşı dürüst olmalıyız. Mesele önemli çünkü zarar gerçek ve adalarımızda ve kıyılarımızda, kuraklık ve kötü tarımsal hasatlarla karşı karşıya kalan topluluklarda halihazırda yaşanıyor.”
Vanuatu İklim Değişikliği Bakanı Ralph Regenvanu ise “Mevcut jeopolitik ortamda hukukun üstünlüğüne sürekli bağlılık her zamankinden daha önemli” dedi ve iklim değişikliğinin de bunun bir istisnası olmadığını vurguladı.
Pasifik ülkeleri onlarca yıldır anavatanlarının yavaş yavaş yok oluşunu izliyor. Ortalama yükseltinin deniz seviyesinden yalnızca 2 metre olduğu Tuvalu’da, nüfusun üçte birinden fazlası Avustralya’ya yönelik iklim göçü vizesine başvurdu. Ancak her yıl yalnızca sınırlı sayıda kişi kabul ediliyor. 2100 yılına gelindiğinde ülkenin büyük bölümünün yüksek gelgit zamanlarında sular altında kalacağı öngörülüyor.
Paris Anlaşması, 2015 yılında küresel ısınmayı sanayi öncesi dönem olan 1800’lerin ortalarına kıyasla 1,5 dereceyle sınırlama hedefini belirlemişti. Bu hedef, “Yaşamak için 1,5 derece” sloganının ortaya çıkmasına yol açtı. Ancak bilim insanları artık en iyimser senaryoların bile bu simgesel sıcaklık eşiğinin aşılacağını gösterdiğini söylüyor.


