Almanya’nın Bonn kentinde başlayan Birleşmiş Milletler (BM) İklim Toplantıları, Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesinde en önemli hazırlıklardan birini oluşturuyor. Toplantıda konuşan BM İklim şefi ise ülkelere, iklim taahhütlerinizi yerine getirme, daha hızlı ve kararlı adımlar atma çağrısından bulundu.
Birleşmiş Milletler’in (BM) iklimden sorumlu en üst düzey yetkilisi, Pazartesi günü yaptığı açıklamada ülkeleri iklim değişikliğine dair mevcut taahhütlerini hayata geçirmek için daha güçlü adımlar atmaya çağırdı. Fosil yakıtlara bağımlılığın ekonomik istikrarsızlığı derinleştirdiği ve kırılgan toplulukları giderek ağırlaşan iklim etkilerine karşı daha savunmasız bıraktığı uyarısında bulundu.
2022’den bu yana, BM’nin iklim müzakerelerini yürüten kurumu olan BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Yürütme Sekreteri olarak görev yapan Simon Stiell, Almanya’nın Bonn kentinde başlayan BM Haziran İklim Toplantıları’nın açılışında konuştu.
Bu toplantılar, Kasım ayında Türkiye’nin Antalya kentinde düzenlenecek olan COP31 öncesindeki önemli hazırlık aşamalarından biri olarak görülürken, Stiell konuşmasında, dünyanın iklim krizine karşı mücadele etmek dışında başka bir seçeneğe sahip olmadığına dikkat çekti ve “Her ekonomi ve her toplum bunun başarısına bağlı durumda” dedi.
Bonn toplantıları, her yıl COP iklim konferansları öncesinde düzenleniyor. Önümüzdeki iki hafta boyunca delegeler, teknik ve siyasi çalışmaları ilerletecek, ayrıca mevcut taahhütlerin uygulanmasında kaydedilen ilerlemeyi değerlendirecek. Yıl ortasında yapılan bu müzakereler, iklim etkilerinin giderek şiddetlendiği ve enerji güvenliği, gıda sistemleri ile ekonomik belirsizliklerden kaynaklanan baskıların ülkeler üzerinde arttığı bir dönemde gerçekleştiriliyor.
Görüşmelerde, iklim değişikliğine uyum, finansman, yenilenebilir enerjiye adil geçiş, tarım ve gıda güvencesi gibi konuların yanı sıra, iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik Paris Anlaşması hedeflerine ulaşılması için yapılan ilk küresel durum değerlendirmesinin devamı da ele alınacak. Bu süreç, Aralık 2023’te Dubai’de düzenlenen COP28 sırasında tamamlanmıştı.
Fosil Yakıtlara Bağımlılık Savunmasız Bırakıyor
Simon Stiell, toplantıdaki konuşmasında iklim eylemi ve küresel ekonomide ilerleme yaşandığını, ancak bunun hâlâ yetersiz olduğunu da vurguladı. “Olmamız gereken yerde değiliz. Ancak daha önce hiç bulunmadığımız bir noktadayız,” diyen Stiell, yürütülen yoğun çalışmaların sonuç vermeye başladığını ifade etti. Stiell ayrıca şunları söyledi:
“Dünyanın dört bir yanındaki insanların, bu sürecin giderek daha hızlı ve daha geniş ölçekte sonuç üretmeye devam etmesine ihtiyacı var. Geçmiş tartışmaları yeniden açmaya ya da zaten verilmiş taahhütleri yeniden müzakere etmeye zamanımız yok. Son derece açık ki; fosil yakıtlara bağımlılığımızı sürdürmek, enflasyonu ve ekonomik istikrarsızlığı ithal etmeye devam etmek anlamına geliyor. Buna karşılık enerji güvenliğini, egemenliği ve politika üretme özerkliğini ihraç etmiş oluyoruz. Bu da ekonomileri ve toplumları iklim felaketlerine karşı savunmasız bırakıyor, dünyanın her yerinde yaşamları ve refahı adeta bir yıkım topuyla vuruyor.”
Simon Stiell, ülkeleri “daha ileriye ve daha hızlı gitmeye” çağırarak, küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi seviyelerin 1,5 derece üzerinde sınırlandırmayı amaçlayan 2015 tarihli Paris Anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini ve planlarını eksiksiz yerine getirmelerini istedi. Bunun için öncelikle Paris Anlaşması sürecinin daha etkin hale getirilmesi gerektiğini belirten Stiell, “Tüm kurumlar sürekli olarak gelişmek ve kendilerini iyileştirmek zorunda” dedi.
Küresel İklim Eylemi Gündemi Önemli Bir Araç
Stiell ayıca ülkelerin şu temel konularda ilerleme sağlaması gerektiğini vurguladı:
- Küresel Uyum Hedefi’in geliştirilmesi,
- Belem Uyum Göstergelerinin oluşturulması,
- İlk küresel durum değerlendirmesinin sonuçlarının hayata geçirilmesi,
- Adil geçiş mekanizmasının geliştirilmesi,
- İklim finansmanının güçlendirilmesi ve buna Uyum Fonu’na yönelik iklim finansmanı çalışma programının da dahil edilmesi.
BM yetkilisi son olarak da iklim müzakereleri sürecinin “gerçek ekonomiyle daha yakın ilişki kurması gerektiğini” söyledi. Bu kapsamda, hükümetleri, şirketleri, yenilikçileri, yatırımcıları, şehirleri, bölgeleri ve sivil toplumu bir araya getirerek uygulamayı desteklemeyi amaçlayan Küresel İklim Eylemi Gündemi’ni önemli bir araç olarak işaret etti.
Stiell ayrıca hükümetlerin, BM iklim sürecinin daha verimli ve daha kolay takip edilebilir hale getirilmesi yönündeki çağrılarını da kabul etti.
Konuşmasının sonunda delegeleri, Bonn toplantılarını enerji güvenliği, gıda güvenliği, atıkların azaltılması, şehirlerin dayanıklılığının güçlendirilmesi ve metan emisyonlarıyla mücadele gibi büyük sorunlara çözüm üretmek için değerlendirmeye de çağırdı.


