;
Politika

Yeşil Siyaset Platformu: “Kıbrıs’taki Hidrokarbonlar İklim Adaleti Meselesidir”

Avrupa’daki siyaset ortaklarına bir mektup yazan Yeşil Siyaset Platformu, Kıbrıs’ta gaz aramalarına son verilmesi için çaba göstermelerini istedi ve ekledi: “Türkiye-AB ilişkilerinin normalleşmesi sadece kalıcı barışla başarılabilir, karbon kazıp çıkarmanın arkasında durarak başarılamaz”.

Yeşil Siyaset Platformu, Avrupa’daki siyaset ortaklarına, Kıbrıs etrafındaki gaz aramalarına son verilmesi ve Kıbrıs’ta refahın çözüm ve barış yoluyla getirilmesini vurgulayan bir mektup gönderdi. Avrupa’nın her tarafından ve özellikle de Avrupa Parlamentosu’nda aktif yeşil siyasetçilere çağrı yapan metin, Türkiye’ye yapılacak herhangi bir yaptırımın, Kıbrıs hükümetinin doğalgaz arama ve çıkarma faaliyetlerine destek olarak algılanacağının altını çiziyor.

Ada etrafında halihazırda bulunmuş gazın yakılması hâlinde 1 Gigaton gibi muazzam bir miktar karbondioksit salımının fazladan gerçekleşeceğinin ve bunun AB’nin salımların sıfırlanacağı en geç tarih olan 2050 yılına kadarki limit miktarın 1/50’si anlamına geldiğinin altını çizen metin, tüm taraflara karbon hülyalarından uzak durmaları ve iki-bölgeli iki-toplumlu bir federasyon çözümü için müzakerelere bırakılan yerden başlamak için inisiyatif almaları çağrısında bulunuyor. Metnin tamamı şöyle:

“Kıbrıs’taki hidrokarbonlar sadece uluslararası hukuk değil, bir iklim adaleti meselesidir.

Türkiye’nin geçtiğimiz hafta, kendisi dışında kimsenin tanımadığı uluslararası hukuk yorumuna dayanarak, ikinci bir sondaj gemisini Doğu Akdeniz’e sevk etmesi suları ısıttı. Endişeliyiz, Erdoğan’ın hükümeti ülkeyi yalnızlığa mahkum edip normalleşme yolundan daha da uzaklaştırıyor. Bu, halkın son tekrarlanan İstanbul seçimlerinde demokrasilerini normalleşmek için gösterdiği kuvvetli iradeye rağmen yapılıyor.

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) 2018’de açıkladığı 1.5°C raporunun açıkça belirttiği üzere, bu hızda yakarsak 12 yıllık karbon bütçemiz var ve bu süre her geçen gün azalmakta. Kaynağı ne olursa olsun, mevcut fosil yakıt tüketimimiz sürdürülemez. Kıbrıs etrafında halihazırda bulunmuş olan doğalgazın yakılması bile 1 Gigaton fazladan karbondioksit salımı anlamına gelecek. Hukuki çerçeve ne olursa olsun, Kıbrıs’ta doğalgaz aramalarını desteklemek, AB’nin 2050’ye kadar salabileceğinin 1/50’si kadar fazla salımı desteklemek demektir.

Bunu göz önünde bulundurarak, Parlamento’daki ve Avrupa’nın her yerindeki Yeşil dostlarımıza, bu konuyu değerlendirirken son derece özen göstermeleri çağrısında bulunuyoruz. Kıbrıs hükümetinin doğalgaz çıkarmasını ve Türkiye’ye karşı olası yaptırımları desteklemek, bir üye devleti savunmak ve büyük bir oranda, mevcut hâliyle, uluslararası hukuku savunmak olabilir ama iklim hakkını savunmanın, nesiller arası adaletin ve Avrupa’yı adil iklim dönüşümünde öncü kılmanın tam zıttı bir duruştur.

Türkiye Yeşilleri olarak desteklediğimiz:

– Türkiye’nin doğalgaz arama ve sondaj faaliyetiyle gerginliği artırmayı durdurması; bunu müzakerelerde elini kuvvetlendirmek için kullanma tehlikeli oyunundan vazgeçmesi. Kıbrıslı Türklerin haklarını savunmayı kendi ihtiraslarına mazeret yapmaması.

– Kıbrıs’ın gaz serveti düşleri kurmayı bırakması. Fahiş maliyetler düşünüldüğünde bu hülyaların gerçekleşmeme ihtimali yüksek ve gerçekleşseler bile güvenli bir iklim geleceğinin tersine etkisi olacaktır. İklim değişikliğinin Ada’yı Avrupa’nın gerisine göre çok daha kuvvetli bir şekilde vuracağını hatırlatırız.

– Avrupa Birliği’nin Kıbrıs’ın fosil yakıt ihtiraslarını ve Türkiye’ye bununla alakalı yaptırımları desteklememesi; zira böyle yaptırımlar Kıbrıs hükümetinin doğalgaz çıkarmasını desteklemek olarak anlaşılacaktır.

– Kıbrıslı Türk lider Sn. Akıncı ve Kıbrıslı Rum lider Sn. Anastasiadis’in masaya dönüp, iki kesim iki toplumlu bir federasyon müzakerelerini tamamlamak için inisiyatif almaları; Crans Montana’da iki yaz önce çözüme çok yaklaştıkları ve bıraktıkları yerden başlamaları.

– BM genel Sekreteri ve AB Dış İlişkiler Birimi’nin, Türkiye dahil tüm ilgili tarafların kalıcı bir barışın altına imza atması için kolaylaştırıcılıklarını kuvvetle üstlenmeleri.

Refah, hukuka saygı, Türkiye-AB ilişkilerinin normalleşmesi sadece kalıcı barışla başarılabilir, karbon kazıp çıkarmanın arkasında durarak başarılamaz.

Hepimiz için bir barış denizi olarak fosilsiz, nükleersiz bir Mare Nostrum için,

Yeşil Siyaset Platformu, Türkiye.”