;
Ekonomi

Yeni Rapor: Güneş Enerjisi Maliyetleri Düşerken Yerli Kömüre Teşvik Artıyor!

güneş enerjisi

Uluslararası enerji düşünce kuruluşu Ember’in analizine göre, güneş enerjisi Türkiye için en ucuz elektrik üretim kaynağı konumunda. Ancak kömüre yönelik 8,7 milyar dolarlık alım garantisi, Türkiye’nin yenilenebilir hedefleri ile ters düşüyor

Ember’in yeni raporuna göre elektrik üretim maliyeti son on yılda %69 düşen güneş enerjisi, Türkiye’nin en ucuz elektrik üretim kaynağı haline geldi. Buna karşın, Türkiye’nin 2030’a kadar yerli kömür santrallarına 75 USD/MWh’lik alım garantisi açıklaması, ülkenin enerji dönüşüm hedeflerini riske atıyor. Rapora göre, alım garantisinin uygulanacağı dört yıllık sürede santrallere en az 8,7 milyar dolar harcanacak.

Mevcut kaynakların kömür yerine şebekenin modernizasyonu ve güneş enerjisi santrallarının önündeki bürokratik engellerin kaldırılmasına ayrılması durumunda, Türkiye arz güvenliğini riske atmadan 2035 yılına kadar 120 GW yenilenebilir enerji hedefine ulaşabilir.

Güneş Enerjisi Kömürden İki Kat Ucuz

Son on yılda rüzgar santrallarının kurulum maliyeti %40, güneş santrallarının ise %77 oranında azaldı. Bu düşüşle güneş enerjisi, bir santralın ömrü boyunca üreteceği elektriğin birim maliyeti açısından Türkiye’nin en ucuz elektrik üretim yöntemi haline geldi.

Yeni kurulacak bir güneş santralında üretim maliyeti 43 USD/MWh iken, yeni bir yerli kömür santralında bu rakam 90 USD/MWh’ye ulaşıyor. Bu da kömürden elektrik üretmenin güneşe göre %109 daha pahalı olduğu anlamına geliyor.

Güneş enerjisi ile elektrik üretimi her geçen gün daha da ucuzlarken, Türkiye, tüm giderleri Türk lirası cinsinden olan yerli kömür santrallarına, 75 USD/MWh fiyatla dolar bazında alım garantisi sağlama kararı aldı. Bu fiyat santralların son bir yıllık ortalama elektrik satış fiyatına göre %12, ortalama üretim maliyetine göre ise %36 daha yüksek.

“Kaynak Kömüre Değil Şebekeye Yönlendirilmeli”

Üretim yapmasalar bile mevcut kapasite mekanizması kapsamında desteklenen kömür santrallarına, bu yeni teşvikle dört yılda en az 8,7 milyar dolar ödenecek. Bu tutar, Türkiye’nin beş yıl için elektrik şebekesinin yenilenmesine ayırdığı 5,7 milyar dolarlık bütçeden %53 daha fazla.

Ember’in raporuna göre bu teşvikin, iletim ve dağıtım altyapısının güçlendirilmesi ile yeni trafo merkezlerinin kurulmasına yönlendirilmesi, şebeke kapasitesini artırarak yeni yenilenebilir enerji santrallerinin önündeki bağlantı engellerini ortadan kaldırabilir.

Raporun yazarı Ember Enerji Analisti Çağlar Çeliköz, kömür teşviklerinin şebekenin modernizasyonuna aktarılmasının, rüzgar ve güneş santrallarının bağlantı kapasitesini artırarak 2035 hedeflerine ulaşmayı hızlandıracağını vurguladı:

“Türkiye güneş enerjisinde önemli ilerleme kaydetti, ancak potansiyelinin tamamını kullanmak için hâlâ ciddi adımlar atması gerekiyor. Kısıtlı kaynakları kömür teşviklerine harcamak yerine, çatı, yüzer, hibrit, depolamalı gibi güneş enerjisi yatırımlarının önündeki bürokratik engelleri kaldırmaya ve şebekeyi güçlendirmeye yönlendirilmesi hem enerji güvenliğini artırır hem de 2035 hedeflerine ulaşmayı mümkün kılar.”