Ekonomi Politika

Türkiye AB İklim Finansmanı Yardımlarından En Çok Yararlanan Ülke Mi?

14 inanç temelli kalkınma ajansının ve 140 kadar STK’nın üyesi olduğu ACT Alliance tarafından yeni duyurulan bir çalışmaya göre Türkiye 2013-2016 yılları arasında Avrupa Birliği (AB) kurumlarının sağladığı doğrudan iklim finansmanı yardımlarından en fazla yararlanan ülke oldu. Çalışmada destekleri incelen AB kurumlarının Avrupa Komisyonu (EC), Avrupa Kalkınma Fonu (EDF) ve Avrupa Yatırım Bankası (EIB) olduğu görüldü.

14 inanç temelli kalkınma ajansının ve 140 kadar STK’nın üyesi olduğu ACT Alliance tarafından yeni duyurulan bir çalışmaya göre Türkiye 2013-2016 yılları arasında Avrupa Birliği (AB) kurumlarının sağladığı doğrudan iklim finansmanı yardımlarından en fazla yararlanan ülke oldu. Çalışmada destekleri incelen AB kurumlarının Avrupa Komisyonu (EC), Avrupa Kalkınma Fonu (EDF) ve Avrupa Yatırım Bankası (EIB) olduğu görüldü.

ACT Alliance tarafından yapılan basın açıklamasına göre AB’nin diğer tüm gelişmiş ülkelerle beraber 2020 itibariyle yılda 100 milyar dolar iklim finansmanını sağlaması yönündeki yükümlülü yerine getirmesi gerektiği hatırlatılırken; bu yardımın azaltım ve uyumu dengeleyecek şekilde en kırılgan ve fakir ülkelere odaklayarak gerçekleştirilmesi gerekliliği vurgulanıyor.

“Avrupa Birliği’nin İklim Finansmanı Raporlamasının Bir Analizi” başlıklı çalışmada AB iklim finansman yardımları mercek altına alınmakta. ACT Alliance bulgular doğrultusunda çekincelerini dile getiriyor. Kurumun AB Direktörü Floris Faber AB’nin iklim finansmanı yükümlülüklerini yerine getirmekten uzakta olduğunu söylüyor.

“Raporda Türkiye’nin 2013-2016 dönemi için AB iklim finansmanı yardımlarından açık ara en çok yararlanan ülke olduğunun altı çiziliyor. İklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkelerden birisi olan Bangladeş bu sıralamada 7. sırada.”

AB’nin iklim finansmanı yardımları hakkında kendi raporlamalarını inceleyen yazarlar Avrupa Yatırım Bankası’nın kırılgan ülkelere yeterli iklim finansmanı desteği sağlamadığını, bu konuda gelişmekte ülkelere sağlanan desteklerin %35’inin iklim finansmanı olması şeklindeki kendi taahhüdüne uyamadığını (%27’ye ulaşılmış) belirtiyor. Raporda ayrıca Avrupa Komisyonu ve Avrupa Kalkınma Fonu’nun yoksul ülkelere yardımlarda ilerleme kaydettiğini; azaltım ve uyuma sağlanan finansmanda dengeyi sağlamak yönünde gelişme sağladığını da belirtmekte. Ancak Avrupa Yatırım Bankası’nın az gelişmiş ülkelerde uyuma destek sağlamaktan ziyade daha çok orta-gelirli ülkelerde azaltım faaliyetlerine ağırlık vermesi endişe ile karşılanıyor.

Raporda bunların yanı sıra AB iklim finansmanının büyük oranda krediler şeklinde sağlandığı da belirtilmiş. Yani alıcı olan ülkeler eninde sonunda bu destekleri geri ödemek durumunda. Avrupa Yatırım Bankası’nın 2016’da AB kurumlarının raporladığı toplam iklim finansmanı yardımlarının %41’ini gerçekleştirmiş olduğu görülüyor. ACT Alliance kredi şeklinde verilen bu desteklerin adil olmadığı görüşünde. İklim krizinde payı en az olan fakat en çok zarar gören ülkelerin borç ödemek durumunda kalmasını eleştiriyor.

İklim finansmanı yardımlarının en çok ihtiyacı olan ülkelere gitmediği endişesini taşıyan ACT Alliance çalışmasında 2013-2016 yılında EC, EIB ve EDF desteklerini incelemiş. AB iklim yardımlarının yıllık olarak %19’unun en az gelişmiş ülkelere sağlandığı belirtilmekte. Bu oranın sadece Türkiye’nin aldığı iklim finansmanı yardımına denk olduğu belirtiliyor. Raporda Türkiye’nin 2013-2016 dönemi için AB iklim finansmanı yardımlarından açık ara en çok yararlanan ülke olduğunun altı çiziliyor. İklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkelerden birisi olan Bangladeş bu sıralamada 7. sırada (Şekil 1).


Şekil 1. 2013-2016 AB iklim finansmanı yardımlarından en çok yararlanan 10 ülke (Kaynak: ACT Alliance, 2018; Çeviri: Arif Cem Gündoğan)

Rapordaki bu bilgiler, müzakerelerdeki statüsünün gelişmekte olan ülke olarak netleştirilmesi pozisyonunu savunan ve 2020 sonrasında iklim finansmanına erişim kaygısı ile Paris Anlaşması’na henüz resmen taraf olmayan Türkiye açısından sürpriz bir bulgu değil. Avrupa kurumlarının iklim finansmanı yardımlarının Türkiye gibi bir aday ülkeye odaklanmış olması da anlaşılır bir durum. Asıl darboğaz, “iklim finansmanı” tanımının henüz üzerinde uzlaşılmış bir karşılığı olmamasında yatıyor. Bu uzlaşı eksikliği, raporlamalarda sıkıntılar yaratıyor. Geniş kapsamlı bakıldığında pek çok farklı kalkınma finansmanı kalemi iklim finansmanı yardımı olarak raporlanıyor ve yapılan araştırmalarda ilginç sonuçlar ortaya çıkabiliyor. Ancak, bu bir gerçeği göz ardı etmemiz anlamına gelmiyor. Türkiye, pek çok açıdan iklim bağlantılı kalkınma finansmanı yardımlarının, kredilerinin ve dahi diğer enstrümanların odaklandığı bir ülke. Eleştirilerin haklılık payıysa iklim değişikliğinden en çok etkilenen kırılgan ve az gelişmiş ülkelerin orta-gelirli ülkelerden daha acil kaynağa ihtiyacı olmasında saklı.

Arif Cem Gündoğan

İklim Haber'e kurulduğu günden 1 Mayıs 2018'e dek Kıdemli Analist olarak katkı sunmuş olan eski ekip üyemiz Arif Cem Gündoğan iklim değişikliği, iklim finansmanı ve düşük karbon ekonomisi üzerine özel sektörde danışman olarak çalışmaktadır (arşivdeki yazıları/analizleri kendi kişisel görüşleridir, çalıştığı kurumları kesinlikle bağlamamaktadır). Yaklaşık 10 yıl profesyonel çalışma tecrübesi bulunan Arif Cem, Çevre ve Kalkınma yüksek lisansını Jean Monnet bursiyeri olarak King’s College London’da tamamlamıştır.

Bir Cevap Yazın

Yorum yazmak için tıklayınız.