ABD Başkanı Trump’ın Venezuela’nın petrol altyapısını onarmak için ABD şirketlerini devreye sokacağını söylemesi iklim STK’larının tepkisine neden oldu. Ülkeye yönelik saldırılardan en çok büyük fosil yakıt şirketlerinin fayda sağlayacağına dikkat çekildi.
Nicolás Maduro’yu ele geçirmesinin ve daha fazla askeri saldırı tehdidinde bulunmasının ardından Donald Trump, Venezuela’nın petrolünü kontrolü altına aldı.
ABD Başkanı, gazetecilere yaptığı açıklamada, petrol altyapısını onarmak ve “ülkenin para kazanmasını” başlatmak amacıyla büyük ABD petrol şirketlerini “milyarlarca dolar” harcamak üzere Venezuela’ya göndereceğini söyledi.
Dünyanın iklim değişikliğinin en kötü sonuçlarından kaçınması için Paris Anlaşması’nda kabul edildiği üzere, sıcaklık artışını sanayi öncesi döneme göre 2 derecenin altında tutması, mümkünse 1,5 derecede sınırlaması gerek. Bunun için yapılması gereken ilk iş, fosil yakıtlardan, yani petrol, gaz ve kömürden çıkmak. BM’ye göre fosil yakıtlar, küresel seragazı emisyonlarının yaklaşık %68’ini ve tüm karbondioksit emisyonlarının neredeyse %90’ını oluşturuyor.
2023’te Dubai’de yapılan COP28’de ülkeler fosil yakıtlardan uzaklaşma konusunda el sıkışmışlar, ancak bunu nasıl gerçekleştireceklerine dair bir yol haritası sunmamışlardı. Geride bıraktığımız 2 yıllık sürede bir plan ortaya konamazken, konunun bu yıl 9-20 Kasım tarihleri arasında Türkiye’nin başkanlığında Antalya’da düzenlenecek COP31’in en tartışmalı alanlarından biri olması bekleniyor.
Trump’ın açıklamaları iklim STK’larının tepkisine neden oldu. Greenpeace International, “Başkan Donald Trump’ın en son yasa dışı askeri eylemi” konusunda “son derece endişeli” olduğunu söylerken, kuruluş, Venezuela halkının haklarının, güvenliğinin ve çıkarlarının her şeyden önce gelmesi gerektiği uyarısında bulundu.
Kuruluşun Genel Direktörü Mads Christensen, “Hızlanan iklim çöküşü çağında, Venezuela’nın muazzam petrol rezervlerine bu şekilde göz dikmek hem pervasızca hem de tehlikelidir. İleriye dönük tek güvenli yol, sağlığı koruyan, ekosistemleri güvenceye alan ve toplulukları kısa vadeli kâr uğruna feda etmek yerine destekleyen fosil yakıtlardan adil bir geçiştir” dedi.
Christensen, uluslararası toplumu “şimdi harekete geçmeye” ve daha fazla zararı önlemek için uluslararası hukuku gözetmeye çağırdı: “Önemli olan, devletlerin krizi fosil yakıt genişlemesi için kullanma girişimlerine direnmeleri ve bunun yerine petrol çıkarlarına değil, Venezuela halkına hizmet eden adil bir geçiş için mali, hukuki ve siyasi destek seferber etmeleridir.”
Oil Change International da Trump’ın saldırganlığını eleştirerek bunun, fosil yakıt şirketlerini kayıran “tarihsel bir el kitabını” izlediğini savundu.
Kuruluşun Genel Direktörü Elizabeth Bast, “Bu saldırılardan en güçlü çok uluslu fosil yakıt şirketleri fayda sağlayacak ve ABD petrol ve gaz şirketleri kaosu sömürmek, dünyanın en petrol zengini topraklarından birini parçalamak için fırsat kolluyor” diye konuştu.
Bast, ABD’ye Latin Amerika’yı bir “kaynak kolonisi” olarak görmeyi bırakma çağrısı yaptı ve ülkenin geleceğini petrol patronlarının değil, Venezuela halkının şekillendirmesi gerektiğini vurguladı.


