Yeni bir rapora göre, Birleşmiş Milletler’in 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın hiçbirinde 2030’a kadar amaçlara ulaşma yolunda yeterli ilerleme sağlanamıyor. Üstelik amaçların yalnızca %16’sı planlandığı şekilde ilerlerken, %16’sında ise durum daha da kötüleşiyor…
Bu yıl, Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın (SKA’lar) kabul edilişinin 11. yılına girilmiş olmasına rağmen, yeni bir analiz, ilerlemenin hâlâ hedeflerin önemli ölçüde gerisinde kalındığını gösteriyor.
İnsan refahını, ekonomik kalkınmayı ve çevrenin korunmasını aynı anda güvence altına almayı amaçlayan SKA’lar, 17 amaç ve 169 alt hedeften oluşuyor. Dünya ülkelerinin küresel sürdürülebilir kalkınmaya yön vermek üzere bu hedefler üzerinde uzlaşmalarının üzerinden 11 yıl geçerken, BM’nin kurduğu, SKA’ları ve Paris Anlaşması hedeflerinin hayata geçirilmesine bilimsel ve teknik destek sağlamayı amaçlayan Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı (Sustainable Development Solutions Network – SDSN) 11. raporunu yayımladı.
Rapor, 2030 yılına kadar SKA’ların hiçbirinin gerçekleştirilme yolunda olmadığını ortaya koyuyor. Rapora göre, amaçların yalnızca %16’sı planlandığı şekilde ilerlerken, %16’sında ise durum daha da kötüleşiyor. Küresel ölçekte, SKA 11 (Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar), SKA 14 (Sudaki Yaşam), SKA 15 (Karasal Yaşam) ve SKA 16 (Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar) hedeflerinde ilerlemeler özellikle yetersiz. Bu alanlarda büyük zorluklar yaşanırken, 2015 yılından bu yana kaydedilen ilerleme büyük ölçüde duraklamış durumda.
2015 yılında tüm BM üye devletleri tarafından kabul edilen SKA’lar, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında ekonomik refahın sağlanması, çevrenin korunması ve dünya genelindeki insanların refahının güvence altına alınması için küresel bir ortaklığa yol gösteren amaç ve hedeflerden oluşuyor.
En Fazla İlerleme Kaydeden 20 Ülkenin 19’u Avrupa’da
BM üyesi tüm ülkelerin SKA performanslarını izleyen ve sıralayan rapor, küresel ortalamaların bölgeler ve ülkeler arasındaki keskin eşitsizlikleri gizlediğini ortaya koyuyor. Yapısal kırılganlıklar ile finansman ve yatırım eksikliği, özellikle yükselen ve gelişmekte olan ekonomilerde ilerlemeyi engelliyor.
SKA’larda en fazla ilerleme kaydeden ilk 20 ülkenin 19’u Avrupa’da yer alıyor. Önceki yıllarda olduğu gibi sıralamanın başında Finlandiya yer alırken, onu İsveç ve Danimarka izliyor. Ancak en başarılı ülkelerde bile sorumlu tüketim ve üretim, iklim eylemi ve çevreyle ilgili hedeflerin gerçekleştirilmesini zorlaştıran önemli sorunlar devam ediyor.
Rapora göre, 2015 yılından bu yana en güçlü SKA ilerlemesi Doğu ve Güney Asya ülkelerinde kaydedildi. Büyük ekonomiler arasında ise Hindistan ve Çin sıralamada en büyük yükselişi gösteren ülkeler arasında yer aldı.
Barbados, BM çok taraflılık anlayışına bağlılığı ölçen endekste bir kez daha ilk sırada yer aldı. Onu sırasıyla Antigua ve Barbuda, Uruguay, Trinidad ve Tobago, Maldivler, Jamaika, Mauritius, Şili, Filipinler ve Malezya izledi. ABD ise üst üste üçüncü kez listenin son sırasında yer aldı.
Rapor 100’den Fazla Göstergeyi Değerlendirdi
ABD Başkanı Donald Trump döneminde ABD, Paris Anlaşması ve Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli ile bağlantılı süreçler de dâhil olmak üzere 66 uluslararası kuruluş, sözleşme ve anlaşmadan çekildi. Yönetim ayrıca SKA’lara ve 2030 Gündemi’ne açıkça karşı çıktı. ABD’nin o dönemki BM temsilcisi Edward Heartney, geçen yıl BM Genel Kurulu’nun bir oturumunda yaptığı konuşmada, 2030 Gündemi’nin “ABD’nin egemenliğiyle bağdaşmayan ve Amerikalıların hakları ile çıkarlarına aykırı olan yumuşak bir küresel yönetişim programını ilerlettiğini” söylemişti.
Rapor, yenidoğan ölüm oranlarından okuryazarlık düzeylerine, trafik kazası kaynaklı ölümlerden günlük sigara kullanımına kadar uzanan 100’den fazla göstergeyi değerlendiriyor. Kullanılan verilerin üçte ikisi, Dünya Bankası, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Teşkilatı ve BM gibi güvenilir uluslararası kuruluşlardan sağlanıyor. Kalan üçte birlik bölüm ise hanehalkı anketlerinden, Oxfam ve Sınır Tanımayan Gazeteciler gibi STK’ların veri setlerinden, hakemli akademik dergilerden ve coğrafi bilgi sistemleri izleme verilerinden derleniyor. Öte yandan bu yılın endeksine, yeterli veri bulunamadığı için 24 ülke dâhil edilmedi.


