Dünyanın en büyük 20 özel sermaye şirketi, çoğu ülkeden daha fazla seragazı emisyonuna neden oluyor. Yeni bir rapor, 7,3 trilyon dolarlık varlık yöneten bu şirketlerin, fosil yakıtlardan uzaklaşmayı finanse edebilecek güce sahip olmalarına rağmen veri merkezlerine elektrik sağlamak için gaz ve kömürle çalışan santrallara yatırım yaptıklarına dikkat çekti.
Yeni bir rapora göre, 20 özel sermaye şirketinin enerji portföyleri yılda 1,5 milyar ton seragazı emisyonuna yol açıyor. Bu miktar, Çin, ABD, Hindistan ve Rusya dışındaki herhangi bir ülkenin yıllık emisyonundan bile daha yüksek.
Söz konusu şirketler birlikte, farklı türlerde toplam 7,3 trilyon dolarlık varlığı yönetiyor. Bu büyüklük, fosil yakıtlardan uzaklaşmaya yönelik enerji dönüşümünü hızını şekillendirebilecekleri anlamına geliyor. Bununla birlikte, enerji yatırımları arasında önemli miktarda fosil yakıt varlığı da bulunuyor. Bunlar arasında, veri merkezlerine elektrik sağlamak amacıyla kullanılan gaz ve kömürle çalışan elektrik santralları da yer alıyor.
Özel sermaye sektörünün iklim krizi üzerindeki etkisini araştırmak üzere bir araya gelen araştırma kuruluşları projesi Özel Sermaye İklim Riskleri Konsorsiyumu (Private Equity Climate Risks Consortium) tarafından hazırlanan yeni araştırma, küresel enerji altyapısına yatırım yapan en büyük 20 özel sermaye şirketine odaklanıyor.
Araştırmaya göre, ABD’deki en büyük 10 veri merkezi sahibinin yarısı özel sermaye tarafından destekleniyor. Konsorsiyumun üyesi kuruluşlardan biri olan Özel Sermaye Paydaş Projesi’nin (Private Equity Stakeholder Project – PESP) iletişim direktörü Matt Parr, “Bu sektör, küresel emisyonlara yaptığı katkı konusunda yeterince incelenmiyor ve yeterince gündeme getirilmiyor” yorumunda bulundu.
Araştırma ekibi, enerji varlıklarına ilişkin bilgileri özel piyasalar veri sağlayıcısı PitchBook üzerinden taradı. İlaveten de şirketlerin internet siteleri, basın açıklamaları, haberler ve düzenleyici kurumlara sunulan bildirimlerden elde edilen ek bilgilerden de yararlandı.
Yapay Zeka Veri Merkezlerine Yatırım Yapmaya Başladılar
Verilerdeki eksiklikler nedeniyle araştırmacılar, 20 özel sermaye şirketinin fosil yakıt varlıklarına ne kadar yatırım yaptığını hesaplayamadı. Ancak PitchBook tarafından derlenen verilere ilişkin daha önce yapılan bir analiz, özel sermaye şirketlerinin 2010’dan bu yana fosil yakıt varlıklarına 1 trilyon dolardan fazla finansman sağladığını gösteriyor.
Bazı kamu sektörü emeklilik sistemleri fosil yakıt projelerine maruz kalma oranlarını azaltmaya çalışırken, rapora göre BlackRock, GIP, Energy Capital Partners, EQT ve Kayne Anderson adlı özel sermaye şirketleri, 2024’e kıyasla portföylerindeki fosil yakıt şirketlerinin miktarını artırdı.
Özel sermaye şirketlerinin enerji altyapısındaki giderek büyüyen rolü, bir başka büyük özel sermaye yatırım alanıyla da giderek daha fazla kesişmeye başlıyor. Yapay zekâyı destekleyen üzere veri merkezleri yaygınlaşırken, özel sermaye şirketleri de, büyük teknoloji şirketleri dışında veri merkezlerinin en büyük sahipleri olarak öne çıktı.
Örneğin Haziran 2024’te Blackstone, elektrik hizmetleri şirketi Northern Indiana Public Service Company’ye (NIPSCO) 2,16 milyar dolar yatırım yaparak şirketin %19,9 hissesini aldı ve yönetim kurulunda bir sandalye elde etti.
Indiana genelinde 1,3 milyon müşteriye hizmet veren NIPSCO ise o tarihten bu yana veri merkezlerine elektrik sağlamak amacıyla 2 bin 300 MW kapasiteli bir gaz santralı inşa etme planını açıkladı. Santralın yılda milyonlarca ton karbondioksit salacağı tahmin ediliyor.
Fosil Yakıt Fonları İddia Edildiği Kadar Para Kazandırmıyor
Özel sermaye şirketleri uzun süredir fosil yakıt yatırımlarının güvenilir biçimde yüksek performans gösterdiğini savunurken, Özel Sermaye İklim Riskleri Konsorsiyumu bu iddiayı daha yakından incelemek amacıyla, performans verileri bulunan ve 2001 ile 2016 yılları arasında yatırım yapmaya başlayan, petrol ve gaza odaklanmış 145 özel sermaye fonunu inceledi.
Araştırmaya göre yatırımcılar bu fonlara toplam 190,4 milyar dolar aktardı ve karşılığında 192,9 milyar dolar geri aldı. Bu, yatırdıkları miktarın yalnızca yaklaşık %1 üzerinde bir getiri anlamına geliyor. Mendoza, bu getirilerin özel sermaye sektörünün tamamında yatırımcıların beklediği getirilerin oldukça gerisinde kaldığını belirterek ekledi:
“Bunu dahil etmenin önemli olduğunu düşündük, çünkü petrol ve gaz fonlarının her zaman para kazandıracağı iddiası, bu fonların pazarlanmasında oldukça güçlü bir argüman oldu. Hâlbuki genel olarak bakıldığında, neredeyse ancak başa baş noktaya ulaşabildikleri görülüyor.”


