;
Ekonomi

Küresel Emisyonların 2030’a Kadar Yalnızca Yüzde 2 Azalması Bekleniyor

emisyon

Hükümetler küresel ısınmanın en kötü etkilerini önlemek için seragazı emisyonlarını azaltma konusunda yetersiz ilerleme kaydediyor. 

BM’nin yeni bir raporu, ulusal iklim eylem planlarının küresel sıcaklık artışını 1,5 derece ile sınırlamak ve Paris Anlaşması hedeflerini karşılamak için yetersiz kaldığını ortaya koyuyor.

Bazı ülkelerin artan çabalarına rağmen rapor, emisyon azaltımını güçlendirmek ve iklim değişikliğinin en kötü etkilerinden kaçınmak için artık çok daha fazla eyleme ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor. 

BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Genel Sekreteri Simon Stiell, çalışmanın, hükümetlerin iklim krizini önlemek için küçük adımlar attığını gösterdiği söylerken şöyle devam etti: “Bu da hükümetlerin Dubai’deki COP28’de doğru yolda ilerlemek için neden cesur adımlar atması gerektiğini gösteriyor. COP28 açık bir dönüm noktası olmalı. Hükümetler daha güçlü iklim eylemleri kararı alırken, bunların tam olarak nasıl uygulanacağını da göstermeli.”

Stiell, COP28’deki ilk küresel değerlendirmenin sonuçlanmasının, ulusların tüm alanlardaki çabalarını artırmak ve Paris Anlaşması hedeflerine ulaşma yolunda ilerlemek için ivme kazanabilecekleri nokta olduğunu vurguladı. Küresel değerlendirme ile, Paris Anlaşması kapsamında 2025’e kadar ortaya konacak bir sonraki iklim eylem planlarının (NDC-Ulusal Katkı Beyanı) güçlendirilmesi ve hızlandırılmış eylemin önünün açılması amaçlanıyor.

Stiell’ e göre, BM tarafından bu yıl yayımlanan Küresel Durum Raporu ilerlemenin çok yavaş olduğunu açıkça gösteriyor. Ancak ülkeler tarafından öne sürülen çok çeşitli araç ve çözümlerin de olduğunu belirten Stiell, “Milyarlarca insan, hükümetlerinin güçlü iklim eylemlerini uygulamaya koymasını bekliyor” dedi.

2030’da Emisyonlar Zirve Yapacak mı? 

BM Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin en son bilimsel verileri, seragazı emisyonlarının 2030 yılına kadar 2019 seviyelerine göre %43 oranında azaltılması gerektiğini gösteriyor. Bu, yüzyılın sonuna kadar sıcaklık artışını 1,5 derece ile sınırlamak ve daha sık ve şiddetli kuraklıklar, sıcak hava dalgaları ve yağışlar dahil olmak üzere iklim değişikliğinin en kötü etkilerinden kaçınmak için kritik öneme sahip.

BM, 25 Eylül 2023’e kadar sunulan 20 yeni veya güncellenmiş NDC dahil olmak üzere Paris Anlaşması’nın 195 Tarafının NDC’lerini analiz etti. Geçen yılki analizden elde edilen bulgulara uygun olarak bugünkü rapor, emisyonların 2019 seviyelerine kıyasla 2030’dan sonra artmamasına rağmen, bilimin bu 10 yılda gerekli olduğunu söylediği hızlı düşüş eğilimini hâlâ göstermediğini ortaya koydu.

Mevcut en yeni NDC’lerin uygulanması halinde, mevcut taahhütler emisyonları 2010 seviyelerine kıyasla yaklaşık %8,8 oranında artıracak. Bu, ülkelerin 2010 seviyelerine kıyasla 2030 yılına kadar emisyonları %10,6 artırma yolunda ilerlediğini ortaya koyan geçen yılki değerlendirmeye göre bir gelişme ancak yetersiz. 2030’a kadar emisyonların 2019 seviyelerinin %2 altına düşeceği öngörülüyor.

Raporda, emisyonların 2030’dan önce zirveye ulaşması için şu öneride bulunuluyor: “Çoğunlukla gelişmiş mali kaynaklara erişime, teknoloji transferine, teknik işbirliğine ve kapasite geliştirme desteğine dayanan NDC’lerin koşullu unsurlarının uygulanması gerekiyor.”

COP28 Başkanı Dr. Sultan Al Jaber, Sentez raporunun, Paris Anlaşması’nın hedeflerine ulaşmak için daha büyük bir istek ve aciliyetle hareket etmemiz gerektiğinin altını çizdiğini söylerken, herhangi bir gecikmenin pahalıya mâl olacağını aktardı ve şöyle devam etti: “COP28, bu kritik on yılda, Tarafların Küresel Durum Değerlendirmesi’ni kavrayıp hedeflerini yükselterek ve birlik olarak 1,5 dereceyi ulaşılabilir tutacak sonuçlar elde etme taahhüdünde bulunmaları açısından tarihi bir dönüm noktası olmalı.”

Uzun Vadeli Düşük Emisyonlu Kalkınma Stratejileri

Yine bugün yayımlanan, uzun vadeli düşük emisyonlu kalkınma stratejilerine ilişkin ikinci bir BM raporu, ülkelerin yüzyılın ortalarına doğru net sıfır emisyona geçiş planlarını inceledi. Rapor, tüm uzun vadeli stratejilerin tam olarak zamanında uygulanması durumunda bu ülkelerin seragazı emisyonlarının 2050 yılında 2019 yılına göre yaklaşık %63 daha düşük olabileceğini belirtti.

Mevcut uzun vadeli stratejiler (Paris Anlaşması’nın 75 Tarafını temsil etmektedir) dünya GSYH’sinin %87’sini, 2019’da küresel nüfusun %68’ini ve 2019’da küresel seragazı emisyonlarının yaklaşık %77’sini oluşturuyor. Ancak rapor, birçok net sıfır hedefinin belirsizliğini koruduğunu ve şimdi gerçekleşmesi gereken kritik eylemlerin ertelendiğini de belirtti.