fbpx
Ekonomi

Kaliforniya’nın İklim Hedefleri Gıda ve Tarım Alanını Nasıl Yeniden Şekillendirecek?

Kaliforniya eski Valisi Jerry Brown, birkaç ay önce cesur bir açıklama yaparak dünyanın en büyük beşinci ekonomisi olan eyaletin 2045 yılı itibarıyla net sıfır emisyona ulaşacağı hedefini paylaştı. Kaliforniya iklim değişikliğiyle mücadele için geliştirilen tarımsal çözümlere dört yıldır yatırım yapıyor. 2014’ten bu yana eyalet, iklim değişikliğine hazırlıklı tarım girişimlerinden dördüne 180 milyon dolardan fazla ayırdı.

Eylül ayında San Francisco’da düzenlenen Küresel İklim Eylemi Zirvesi’nden ve hatta IPCC’nin ürkütücü 1,5 Derece Özel Raporu’ndan da önce Kaliforniya Valisi Jerry Brown cesur bir açıklama yaparak dünyanın en büyük beşinci ekonomisi olan eyaletin 2045 yılı itibarıyla net sıfır emisyona ulaşacağı hedefini paylaştı.

ABD’nin 2017’de Paris İklim Anlaşması’ndan çekilmesinin ardından Kaliforniya iklim diplomasisinde ciddi bir görev üstlendi. Ama eyalette yaşayanlar bile Brown’un bu geniş kapsamlı planını şaşkınlıkla karşıladı. İklim alanında çalışan Project Drawdown isimli kuruluşun yöneticisi, çevre bilimci Jonathan Foley, bu hamleyi “yeryüzünde bugüne kadar yapılmış en iddialı ve ciddi iklim taahhüdü” olarak değerlendirdi.

Brown, Kaliforniya’nın bu hedefine ulaşabilmesini mümkün kılabilecek çok sayıda yasayı imzaladı. Bunların arasında 2045 itibarıyla eyaletin %100 karbonsuz elektrik kullanmasını öngören SB100’ün yanı sıra elektrikli araçların kullanımının yaygınlaştırılmasını amaçlayan bir dizi yasa bulunuyor. Ancak gıda ve tarımın geleceğine ilişkin somut planlar, mevzuattaki eksiklikler olarak göze çarpıyor.

Kaliforniya iklim değişikliğiyle mücadele için geliştirilen tarımsal çözümlere dört yıldır yatırım yapıyor. Bunun için de eyaletin emisyon üst sınırı ve ticareti (cap and trade) programından elde edilen gelir kullanılıyor. 2014’ten bu yana eyalet, iklim değişikliğine hazırlıklı tarım girişimlerinden dördüne 180 milyon dolardan fazla ayırdı. Bu yatırım sayesinde yaklaşık 325 bin kilometrekarelik tarım alanı sürekli olarak korunurken, çiftliklerde yürütülen 735 proje fonlanıyor. Bu iyi bir başlangıç, zira sadece bu projelerin 42 milyon ton seragazı salımını ortadan kaldırdığı ve aynı zamanda 28 milyar galon su tasarrufu sağladığı tahmin ediliyor.

Ancak programların fonlanmasında bir istikrar sağlanabilmiş değil ve iklim savunucuları daha fazla yatırımın gerekli olduğunu söylüyor. Kaliforniya tarımı, saldığından daha fazla karbonu tutabilir. Fakat bazı savunuculara göre bu, kimyasal ürünlerle desteklenen monokültürlerden vazgeçilmesi ve hayvancılık faaliyetlerinin sınırlandırılmasıyla mümkün olabilir.

İklim Bilmecesinin Kritik Parçaları: Gıda ve Tarım

 Küresel olarak gıda ve tarım sektörü seragazı salımlarının %19 ila 29’u gibi bir oranla büyük bölümünden sorumlu. Endüstriyel tarım bol miktarda fosil yakıt kullanıyor (özellikle de gübre gibi girdiler için), aynı zamanda ormansızlaşmanın başlıca sebeplerinden. Hayvancılık ve dışkıların neden olduğu metan salımı da sorun yaratan bir başka seragazı. Kaliforniya’da tarımsal emisyonlar, toplam seragazı ayakizinin sadece %8’ini oluşturuyor. Ancak bu rakam, Kaliforniyalıların başka yerlerden ithal ettiği, iklim değişikliğine katkıda bulunan gıdaların (özellikle de et) çokluğu göz önüne alındığında, aldatıcı.

Öte yandan enerji ve ulaştırma gibi sektörler emisyonların yavaşlatılmasına yardımcı olabilecekken tarım, karbonu yeniden yerin altına çekerek bir karbon tankı işlevi görebilir.

Kaliforniya’dan Mütevazı ama Umut Vaat Eden bir Başlangıç

Geçen birkaç yılda Kaliforniya iklim değişikliğiyle tarımsal politikalar üzerinden mücadele etme konusunda küresel bir lider olarak kendini gösterdi. Bugüne kadar uyguladığı programlardan en başarılısı, SWEEP olarak da bilinen ve ülke içinde alanında bir ilk olan Eyalet Su Verimliliğini İyileştirme Programı. SWEEP, sulama yönetimini iyileştirmek için çiftçilere mali teşvikler sunuyor. Bu sayede hem su tasarrufu sağlanmış hem de emisyonlar azaltılmış oluyor. Aynı şekilde umut vaat eden ve yine alanında bir ilk olan iklime duyarlı tarım programlarından biri de Healthy Soils Initiative. Bu girişim, karbonu toprak altında tutmak için yapılan uygulamalar konusunda çiftçilere mali destek sağlıyor. Her iki girişimin bütçesi 2017-18’de sıfırlansa da, 2018-19 için yeniden oluşturuldu ama talebi karşılamaya yetecek düzeyde değil.

Kaliforniya süt ürünleri endüstrisinde sürdürülebilirliğin sağlanması üzerine çalışan Daily Cares isimli meslek kuruluşun yöneticisi Michael Boccadoro, bahsi geçenler gibi teşvik fonlarının gelecekteki başarılar için kritik olduğunu belirtiyor: “Bütün bunları gönüllü teşvik programları sayesinde gerçekleştiriyoruz ve eyaletin 2030 hedeflerine bu şekilde ulaşacağız. Teşviklerin devamı, bunun gerçekleşmesi için kritik önemde.”

Artımlı Yaklaşımlardan Dönüşümsel Değişime

Kaliforniya’da iklim değişikliği ve tarım alanında çalışanların hemfikir olduğu bir nokta var: Münferit ve artımlı yaklaşımlar, hedefleri tutturmaya yeterli değil. Yoğun emisyon azaltımları, mevcut tarım sistemlerinden yapılacak kesintilerle değil ekilip biçilenler ile bunların yetiştirilme yeri ve yöntemleri konusunda yapılacak radikal değişimlerle mümkün olacak. Endişeli Bilim İnsanları Birliği Gıda ve Çevre Programı’ndan Marcia DeLonge “Sormamız gereken, ‘Bir kerede birden fazla hedefe ulaşabilir miyiz’ sorusu olmalı. Dört bir yandaki monokültür tarlaları yerine araziyi daha temiz suya, biyoçeşitliliğin korunmasına, kültürel değerlere ulaşıp bir yandan da iklim değişikliğini hafifleterek kırsal ve kentli toplulukları koruyabilecek şekilde kullanabilir miyiz?”