fbpx
Bilim

IPCC İklim Değişikliği ve Arazi Özel Raporu Neler Söylüyor?

İklim Haber, IPCC (Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli) tarafından bugün yayımlanan ve tam adı “Karasal Ekosistemlerde İklim değişikliği, Çölleşme, Arazi Bozulumu, Sürdürülebilir Arazi Yönetimi, Gıda Güvencesi ve Seragazları Değişimleri Özel Raporu” (Special Report on Climate Change, Desertification, Land Degradation, Sustainable Land Management, Food Security, and Greenhouse Gas Fluxes in Terrestrial Ecosystems) olan İklim Değişikliği ve Arazi Özel Raporu’nun Politikacılar Özeti’nden öne çıkan başlıkları derledi.

1- Arazi; gıda, tatlı su ve diğer birçok ekosistem hizmetinin yanı sıra biyolojik çeşitlilik de dahil olmak üzere insanların temel geçim kaynaklarını ve refahı sağlar. İnsan kullanımı küresel olarak buzsuz toprak yüzeyinin %70’inden fazlasını (%69-%76) doğrudan etkiliyor. Arazi ayrıca iklim sisteminde önemli bir rol oynuyor. (Madde A1, Politikacılar Özeti)

2- Tahmini olarak 821 milyon insan hâlâ yetersiz besleniyor. (Madde A1.4, Politikacılar Özeti)

3- Dünyanın buzsuz toprak alanlarının yaklaşık dörtte biri insan kaynaklı bozulmaya maruz kalıyor. Tarım alanlarında meydana gelen toprak erozyonu, şu anda tarım yapılmayan bölgelerde toprak oluşum oranının 10 ila 20 katı, geleneksel tarım yapılan bölgelerde ise 100 katı. (Madde A1.5, Politikacılar Özeti)

4- Isınma, çoğu kara bölgesindeki ısı dalgaları dahil olmak üzere, ısı ile ilgili olayların sıklığı, yoğunluğu ve süresinin artmasına neden oldu. Kuraklıkların sıklığı ve yoğunluğu bazı bölgelerde (Akdeniz, Batı Asya, Güney Amerika’nın pek çok kısmı, Afrika’nın çoğu ve Kuzeydoğu Asya dahil) arttı ve küresel ölçekte yağış miktarı yoğunluğunda artış yaşandı. (Madde A2.2, Politikacılar Özeti)

5- Arazi kullanımı ve arazi örtüsünün değişmesi nedeniyle son birkaç 10 yılda kum fırtınası sıklığı ve yoğunluğu arttı ve Arap Yarımadası ve daha kapsamlı olarak Ortadoğu, Orta Asya gibi bölgelerde, kurak alanlardaki iklim ile ilgili faktörlerin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri artış gösterdi. (Madde A2.4, Politikacılar Özeti)

6- İklim değişikliği; ısınma, değişen yağış düzenleri ve bazı aşırı hava olaylarının sıklığı, gıda güvenliğini çoktan etkiledi. Birçok düşük enlem bölgesinde bazı mahsullerin verimi (örneğin, mısır ve buğday) düşerken, birçok yüksek enlem bölgesinde, bazı mahsullerin verimi (örneğin, mısır, buğday ve şeker pancarı) son yıllarda arttı. (Madde A2.8, Politikacılar Özeti)

7- Tarım, Ormancılık ve Diğer Arazi Kullanımı (AFOLU) faaliyetleri, 2007-2016 döneminde küresel olarak insan faaliyetlerinden kaynaklanan %23’lük CO2, % 44’lük metan (CH4) ve %82’lik azot oksit (N2O) emisyonundan sorumlu. Aynı zamanda seragazlarının toplam net antropojenik emisyonlarının %23’ünü temsil ediyorlar. (A3, Politikacılar Özeti)

8- Arazi kullanımı veya iklim değişikliğinden kaynaklanan arazi koşullarındaki değişiklikler, küresel ve bölgesel iklimi etkileyebilir. Bölgesel ölçekte, değişen arazi koşulları ısınmayı azaltabilir veya daha da ortaya çıkartabilir, aşırı olayların yoğunluğunu, sıklığını ve süresini etkileyebilir. Bu değişikliklerin büyüklüğü ve yönü bölgeye ve mevsime göre değişebilir. (A4, Politikacılar Özeti)

9- Çölleşme, bitki örtüsünün azalmasıyla bağlantılı CO2 salımı yoluyla küresel ısınmayı güçlendirebilir. Bitki örtüsündeki bu azalma, yerel albedoyu artırma eğilimine girer ki bu da yüzeyin soğutmasına neden olur. (A4.4, Politikacılar Özeti)

 10- İklim değişikliği; geçim kaynakları, biyolojik çeşitlilik, insan ve ekosistem sağlığı, altyapı ve gıda sistemleri için mevcut riskleri daha da şiddetlendirerek arazi üzerinde ek stresler yaratıyor. (A5, Politikacılar Özeti)

11- Isınmanın artmasıyla birlikte, sıcak dalgaları da dahil olmak üzere sıcaklığa bağlı olayların sıklığının, yoğunluğunun ve süresinin 21. yüzyıl boyunca artmaya devam edeceği öngörülüyor. Kuraklıkların sıklığının ve yoğunluğunun özellikle Akdeniz ve Güney Afrika’da artacağı tahmin ediliyor. (A5.1, Politikacılar Özeti)

12- İklim değişikliğinden kaynaklanan risk seviyesi hem ısınma seviyesine, hem de nüfus, tüketim, üretim, teknolojik gelişme ve arazi yönetimi modellerinin nasıl geliştiğine bağlı. Yiyecek, yem ve suyu daha fazla talep eden yollar, daha fazla kaynak tüketen tüketim ile üretim ve tarımsal verimlerde daha sınırlı teknolojik gelişmeler, kuraklıkta su kıtlığı, arazi bozulumu ve gıda güvensizliği risklerinin artmasına neden oluyor. (A6, Politikacılar Özeti)

Çalışmaya buradan ulaşabilirsiniz.