;
Politika

İlk Nükleer Enerji Zirvesi Toplandı: Sivil Toplum Tepkili

nükleer enerji zirvesi

Türkiye’deki STK’lar nükleer santralların neden olduğu risklere dikkat çekerken, Türkiye’nin nükleer santrallara değil, enerji verimliliğiyle desteklenmiş yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapması gerektiğini hatırlattı.

Dünya liderleri, nükleer enerjinin rolünü konuşmak üzere bugüne kadar nükleer enerji konusuna odaklanan en üst düzey toplantı olan Nükleer Enerji Zirvesi’nde bir araya geldi.

Belçika’da gerçekleştirilen toplantının eş başkanlığını Belçika Başbakanı Alexander De Croo ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Genel Direktörü Rafael Mariano Grossi yapıyor.

Zirve, Aralık 2023’te Dubai’de düzenlenen BM İklim Değişikliği Konferansı’nda (COP28) küçük bir grup ülke tarafından açıklanan 2050 yılına kadar küresel nükleer kapasitenin üç katına çıkarılması hedefini desteklemek üzere kamu finansmanını çekmek amacıyla siyasi ve nükleer endüstri liderlerini bir araya getiriyor.

Zirveye Türkiye’yi temsilen katılan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Akkuyu Nükleer Güç Santralı’nın tamamen faaliyete geçtiğinde Türkiye’nin elektrik ihtiyacının %10’unu karşılayacağını, küçük modüler reaktörlerin yanı sıra ilave konvansiyonel tesisler de inşa ederek bu seviyenin yükseltilmesinin amaçlandığını aktardı.

Türkiye’nin kaza riski, atık sorunu ve yüksek maliyetine rağmen neden nükleer enerjiye yatırım yaptığını ve yapmak istediğini bilmediklerini aktaran Ekosfer Derneği Kampanyalar Direktörü Özgür Gürbüz, “Herkesin elektrik faturalarından şikayetçi olduğu bir dönemde, rüzgar ve güneş gibi kaynaklara kıyasla ortalama dört kat daha fazla maliyetle aynı elektriği üreten nükleer santral projelerinin bir an önce sonlandırılması gerek. Herhangi bir kaza ve sızıntı olmasa bile nükleer enerji maliyet nedeniyle bir seçenek olmaktan çıktı. Bugün kilovatsaati 2-3 dolar sente güneşten ürettiğiniz elektriği, nükleerden en düşük 12 sentlere üretebiliyorsunuz. Batarya maliyeti eklense bile dışa bağımlı nükleer enerji 2-3 kat pahalıya elektrik üretiyor. Bu yüzden küresel elektrik üretiminde nükleer enerjinin payı son 25 yılda yüzde 17’lerden %9’lara geriledi. Türkiye’nin nükleer santrallara değil, enerji verimliliğiyle desteklenmiş yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapması gerekir” dedi.

Nükleer enerjiyi iklim krizine karşı çözüm olarak sunma çabalarının yeni olmadığını hatırlatan İstanbul Politikalar Merkezi İklim Çalışmaları Koordinatörü Ümit Şahin, Çernobil ve Fukuşima’dan sonra çöküşe geçen nükleer endüstrinin belini doğrultmak için yıllardır iklim krizini kullanmaya çalıştığını vurguladı. “Ancak aşırı yüksek maliyetleri ve uzun yapım süreleriyle nükleer santralların, emisyonların hızla düşürülmesi gereken acil iklim krizine çözüm olma kapasitesi yok” diyen Şahin şu şekilde devam etti: “Örneğin İngiltere son 7 yıl önce kapanan nükleer santrallarının yerine koymak için bir yeni nükleer santral yapımına başladı (Hinkley Point C), ama yapım süresi sürekli uzayan santralın bir yedi sene daha tamamlanması beklenmiyor ve maliyeti katlanarak artıyor. Üstelik kaza riski ve radyoaktif atık sorunu da cabası. Ancak Rusya, Fransa gibi birkaç ülke nükleer gündemini iklim çözümlerinin önünde engel oluşturacak şekilde dayatıyorlar. Türkiye’nin de nükleer hevesinin giderek artması, en ucuz ve en temiz enerji kaynakları olan güneş ve rüzgarın önüne kesecek hale geldi” diye konuştu.