Yeni bir çalışma, Türkiye’de ortalama bir kişinin, iklim değişikliği nedeniyle 2026 yazında fazladan 32 gün boyunca riskli sıcaklara maruz kaldığını ortaya koydu.
Climate Central’ın yeni analizi, 2026 yazı boyunca bir buçuk milyardan fazla insanın, iklim değişikliği nedeniyle sayısı önemli ölçüde artan riskli sıcak günlere bir ay veya daha uzun süre maruz kaldığını ortaya koyuyor. Analize göre Türkiye’de de ortalama bir kişi, iklim değişikliği nedeniyle 2026 yazında fazladan 32 gün boyunca riskli sıcaklara maruz kaldı.
Çalışmaya göre son üç ay boyunca her 10 Avrupalının dokuzu, bir ay boyunca riskli sıcaklık koşullarına maruz kaldı. İklim değişikliğinin yol açtığı yüksek sıcaklıklardan etkilenen insan sayısının en fazla olduğu bölge ise Asya kıtası oldu. Dünya nüfusunun en az %25’i, bu dönem boyunca her gün, iklim değişikliğinin yerel sıcaklıklar üzerindeki güçlü etkisini deneyimledi.
Belirli bir bölgede, 1991-2020 döneminde gözlemlenen sıcaklıkların yüzde 90’ından daha sıcak olan günler, “riskli sıcak günler” olarak tanımlanıyor. Sıcaklık, yerel olarak tanımlanan eşik değerin üzerine çıktığında, sıcağa bağlı sağlık riskleri artıyor.
203 ülkede, ortalama bir kişi, iklim değişikliğinin güçlü etkisinin hissedildiği en az 30 gün yaşadı. Fransa, İtalya ve Birleşik Krallık da dahil olmak üzere 54 ülkede, 1970-2026 yılları arasında kayıtlara geçen en sıcak Haziran-Ağustos dönemi yaşandı.
Dünyada olağan dışı sıcaklıkların en fazla görüldüğü ilk 10 ülkeden 7’si Avrupa’daydı. Yaklaşık olarak her 10 Avrupalıdan dokuzu (nüfusun %89’u), bir ay boyunca riskli sıcaklıklarla karşı karşıya kaldı ve bu durum, sıcağa bağlı ölüm sayısının artmasına neden oldu. Riskli sıcaklara maruz kalan en büyük nüfus Asya’daydı. 2,8 milyar kişi, yani kıtanın nüfusunun %58’i, en az 30 gün boyunca riskli sıcaklara maruz kaldı. Bu dönemde altı Afrika ülkesi, günlerin çoğunda (en az %95) iklim değişikliğinden güçlü bir şekilde etkilenen sıcaklıklar yaşadı.
Çalışma Türkiye’ye dair de önemli veriler sundu. İklim değişikliği, Türkiye’de ortalama bir kişinin, fazladan 32 riskli sıcak gün yaşamasına sebep oldu. İklim değişikliği nedeniyle fazladan yaşanan riskli sıcak günlerin sayısının en yüksek olduğu iller Adana (40), Gaziantep (39), İstanbul (37), Bursa (34) ve İzmir (33) oldu.
Bu koşullar, küresel olarak rekor düzeyde orman yangınları, yaygın kuraklıklar ve sağlık hizmetleri üzerinde yüksek baskı gibi kaygı verici sonuçlar doğurdu.
Çalışmada verilen rakamların gerçekte daha yüksek olabileceğine vurgu yapan Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, “Hesap, günlük ortalama sıcaklığa dayanıyor ve nemi dikkate almıyor. Oysa Ege ve Akdeniz kıyısında insanı asıl çökerten şey nemli sıcaktır. İkinci sorun ise çözünürlük. Kullanılan verinin hücreleri yaklaşık 25 kilometre ve kentin içini ayırt edemiyor. Daha doğrusu göremediği şey, kentin kendi içindeki uçurum. İzmir’de gölgeli bir sahil mahallesiyle beton yoğun bir iç mahalle arasında birkaç derece fark olur, fakat ikisi de aynı ortalamaya girer. Yapılması gereken belli: Sıcak hava dalgalarına erken uyarı, kent ölçeğinde ısı haritaları ve bunlara bağlanmış bir sağlık planı. COP31’e hazırlanan bir ülke, önce kendi nüfusunun sıcağa ne kadar maruz kaldığını ölçebilmeli” dedi.


