Ekonomi Politika

Hong Kong, En Büyük Hacimli “Yeşil Devlet Tahvili” Programını Başlatacak

Çin Halk Cumhuriyeti’ne bağlı özel yönetim bölgesi olan Hong Kong, gelmiş geçmiş en büyük hacimli yeşil devlet tahvili programını başlatacağını duyurdu. Hong Kong Özel Yönetim Bölgesi Finans Sekreteri Paul Chan, bütçe konuşması esnasında yaklaşık 13 milyar dolar (HK$100 milyar) borçlanma tavanı olacak olan programa dair ilk bilgileri kamuoyu ile paylaştı. Hükümetin ilk yeşil devlet tahvillerini 2018-2019 finansal yılında ihraç edeceğini belirten Chan, elde edilecek kaynağın hükümetin “yeşil” kamu projeleri için kullanılacağını belirtti.

“Dünyada iklim değişikliği ve sürdürülebilir kalkınma odağındaki projelerin finansmanı için gittikçe artan oranda tercih edilen bir borçlanma aracı olan yeşil tahviller, 2017 sonu itibari ile 160 milyar dolarlık hacme ulaştı ve ihtiyaçlar göz önünde bulundurulduğunda bu rakamın 2020 itibariyle en az 1 trilyon dolara ulaşması gerekmekte.”

İklim değişikliği ile mücadele edebilmek ve dayanıklılık geliştirmek, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmak, insani gelişimde ilerleme kaydetmek, küresel afet ve kentleşme gündemlerine uyum sağlamak çevresel, sosyal ve ekonomik krizlerin iç içe geçtiği günümüzde pek çok hükümetin ister istemez radarında… Tüm bu amaçlara ulaşmaya çalışırken düşük karbon ekonomisine geçişi sağlayabilmek için kaynak gerekiyor. Bu nedenle finansman konusu hemen her ölçekteki aktörün farklı seviyelerde odağında olmaya devam ediyor. Programlara, projelere, politikalara ve tedbirlere kaynak yaratabilmek için tek yol yok. İklim değişikliği krizinin aciliyeti göz önüne alındığında birbirini tamamlayıcı, farklı yönlerden güçlü, piyasalara değişik nitelikte sinyaller göndermeye yarayan tüm tedbirlere ve finansman enstrümanlarına aynı anda ihtiyaç var. Yeşil tahviller* ise bu seçeneklerden sadece birisi. Dünyada iklim değişikliği ve sürdürülebilir kalkınma odağındaki projelerin finansmanı için gittikçe artan oranda tercih edilen bir borçlanma aracı olan yeşil tahviller, 2017 sonu itibari ile 160 milyar dolarlık hacme ulaştı ve ihtiyaçlar göz önünde bulundurulduğunda bu rakamın 2020 itibariyle en az 1 trilyon dolara ulaşması gerekmekte.

Hong Kong, Yeşil Devlet Tahvil Hacminde Fransa’yı Geçti

Artan ihtiyaç ve kısıtlı zaman Paris Anlaşması ile çerçevesi çizilen uluslararası iklim rejiminde yeşil tahvillerin rolünü belirginleştiriyor. Her geçen gün yeni bir yeşil tahvil haberi duyduğumuz günlerdeyiz. Bu bağlamda en son haber Çin Halk Cumhuriyeti’ne bağlı özel yönetim bölgesi olan Hong Kong’tan geldi. Hong Kong, 1 Mart 2018’de gelmiş geçmiş en büyük hacimli yeşil devlet tahvili programını başlatacağını resmen duyurdu. Hong Kong Özel Yönetim Bölgesi Finans Sekreteri Paul Chan, yaklaşık 13 milyar dolar (HK$100 milyar) borçlanma tavanı olacak olan programa dair ilk bilgileri gerçekleştirdiği bütçe konuşması esnasında kamuoyu ile paylaştı. Hong Kong hükümetinin ilk yeşil devlet tahvillerini 2018-2019 finansal yılında ihraç edeceğini belirten Chan, elde edilecek kaynağın hükümetin “yeşil” kamu projeleri için kullanılacağını belirtti. Hong Kong, bu gelişmeler ışığında yeşil devlet tahvili hacminde bir numarada bulunan Fransa’yı geçmiş olacak.

Yerel Yeşil Tahvil Piyasasını Canlandırmak İçin Ek Teşvikler

Chan, bu duyurunun yanında yakın zamanda başlatılan Yeşil Finans Sertifikasyon Programını uygulayan yeşil tahvil ihracatçısı kurumlara bir takım teşvikler verileceğini de ifade etti. Bu da Hong Kong’ta yeşil tahvil piyasasını canlandırmak adına atılmış önemli bir adım. Benzer bir adımı Mart 2017’de Singapur atmış, ihracatçıların yeşil tahvil değerlendirme masraflarını 72 bin dolara kadar karşılayacağını duyurmuştu. Bu, yeşil tahviller bağlamında devlet tarafından kurumlara doğrudan verilen dünyadaki ilk teşvik olma özelliğini taşıyor.

Yeşil Tahvillere Dair 2018’den Ne Bekleniyor?

İklim Tahvilleri Girişimi’ne (CBI) göre 2017 sonu itibari ile yeşil tahviller dünya genelinde yaklaşık 160 milyar dolarlık hacme ulaştı ancak iklim değişikliği ışığındaki ihtiyaçlar göz önünde bulundurulduğunda bu rakamın 2020 itibariyle en az 1 trilyon dolara ulaşması gerektiği hesaplanıyor. Paris Anlaşması ile beraber yeniden şekillenen küresel iklim rejiminde anahtar eylem planı konumunda olan Ulusal Belirlenmiş Katkı (NDC) dokümanları doğrultusunda, yapılması öngörülen iklim değişikliğine dayanıklı altyapı yatırımlarında ve azaltım hedeflerine ulaşılması için gereken proje bazlı yatırımlarda ihtiyaç duyulacak kaynağın yeşil tahvillere olan talebi artıracağı düşünülmekte. Bu talebin yeni yeşil devlet tahvilleri ihraçlarına sebep olacağı açık… Diğer yandan, yeşil tahvillerine ilişkin standartlar ve tanımlamaların muğlaklıktan kurtulması adına yapılan çalışmalar da hız kazanıyor. Örnek vermek gerekirse, Sürdürülebilir Finansman için Avrupa Taksonomisi çalışması sonuçları 2018 ilke çeyreğinde duyurulmuş olacak. Belediyelerin yeşil tahvil ihraçlarında da artış bekleniyor. Sadece ABD’deki belediyelerin 2018 yılında 20 milyar dolarlık yeşil tahvil ihraç etmesi beklenmekte. Regülasyon tarafında da beklentiler söz konusu. Avrupa Komisyonu’nun enerji verimli binalar ve elektrikli araçlar gibi alanlarda yatırım bağlamında borçlanmak için gereken sermaye yükümlülüklerini azaltması bekleniyor. Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşmak adına yeşil tahvillerin itici güçlerden birisi konumunda olduğu, bu nedenle bu bağlamdaki projelerin finansmanı için yeşil tahvillere talebin ek artışlar yaşayacağı tahminler arasında. Bu sebeplerden ötürü, 2018 sonunda yeşil tahvillerin küresel hacminin 300 milyar dolara ulaşabileceği düşünülüyor.

* Yeşil Tahvil Nedir?

Çok basit bir tanımla “yeşil tahvil”, çevresel faydaların en az sosyal ve ekonomik faydalar kadar ağır bastığı ve çoğu durumda çok daha baskın olduğu projelerin (yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, kaynak verimliliği, su ve atık yönetimi, yeşil konutlar vb…) finanse edilebilmesi için kurumlar/kuruluşlar veya devletler tarafından çıkarılan, piyasalara ihraç edilerek üzerinden finansman kaynağı yaratılan tahvil enstrümanlarıdır. İlk yeşil tahviller 2007 yılında Avrupa Yatırım Bankası, 2008 yılında ise Dünya Bankası tarafından çıkarıldı. CBI verilerine göre yeşil tahvillerin hacmi 2017 yılında 100 milyar dolar eşiğini geçti ve 155.5 milyar dolara ulaştı.

Türkiye Ne Aşamada?

“Yeşil tahvillerin Türkiye’de birincil derecede önem gördüğünü söylemek yanlış olacaktır. Türk lirası bazındaki yeşil tahviller, CBI verilerine göre 2017 itibariyle dünyadaki toplamın yalnızca %0.02’sini temsil ediyor.”

Türkiye’nin ilk yeşil tahvilini 2016 yılında Türkiye Sinai Kalkınma Bankası (TSKB) çıkardı ve uluslararası piyasalara ihraç etti. Bunu yapan ilk Türk bankası konumundaki TSKB, yedi bankanın koordinatörlüğünde 300 milyon dolarlık ve beş yıl vadeli Yeşil/Sürdürülebilir Tahvil ihracını gerçekleştirdi. TSKB’nin 300 milyon dolarlık yeşil tahvil önerisi yatırımcılardan 4 milyar doları aşan bir talep görmüş olması Türkiye’de çıkarılacak yeşil tahvillere ilginin ne denli yüksek olduğunun bir kanıtı. TSKB, bu gelişme sonucunda pek çok ödül de kazandı. Ancak buna rağmen yeşil tahvillerin Türkiye’de birincil önem gördüğünü söylemek yanlış olacaktır. Türk lirası bazındaki yeşil tahviller, CBI verilerine göre 2017 itibariyle dünyadaki toplam hacmin yalnızca %0.02’sini temsil ediyor (Şekil 1).


Şekil 1. Dünyada yeşil tahviller, kur bazında dağılım, 2017 (Kaynak: CBI, Grafik: Arif Cem Gündoğan)

Geçmiş geleceğin göstergesi değil elbette. Türkiye’de yeşil tahvillere olan sınırlı ilginin uluslararası gelişmelere paralel olarak hızla artacağını söyleyebiliriz. Zira, Türkiye’nin iklim değişikliği, sürdürülebilir kalkınma, afet risk azaltım, kentleşme ve enerji politikalarının önemli kısmının hayata geçirilmesinde yeşil tahvillerin önemi çok kritik. Çevresel, sosyal ve ekonomik baskıların gezegen üzerinde hızla artığı ve eşi benzeri görülmemiş çevresel değişimlerle karşı karşıya kaldığımız günümüzde, tanımları ve kriterleri gittikçe netleşen yeşil tahviller acilen yapılması gerekenlere kaynak yaratabilmek adına en önemli enstrümanlardan birisi. Bu bağlamda gelişmeleri aktarmaya devam edeceğim.

Arif Cem Gündoğan

İklim Haber'e kurulduğu günden 1 Mayıs 2018'e dek Kıdemli Analist olarak katkı sunmuş olan eski ekip üyemiz Arif Cem Gündoğan iklim değişikliği, iklim finansmanı ve düşük karbon ekonomisi üzerine özel sektörde danışman olarak çalışmaktadır (arşivdeki yazıları/analizleri kendi kişisel görüşleridir, çalıştığı kurumları kesinlikle bağlamamaktadır). Yaklaşık 10 yıl profesyonel çalışma tecrübesi bulunan Arif Cem, Çevre ve Kalkınma yüksek lisansını Jean Monnet bursiyeri olarak King’s College London’da tamamlamıştır.

Bir Cevap Yazın

Yorum yazmak için tıklayınız.