;
Ekonomi

Fosil Yakıt Şirketleri, ABD Üniversitelerine 10 yılda 700 Milyon Dolar “Bağışladı”

fosil yakıt

Yeni bir rapora göre, 27 üniversiteye sağlanan fon, yalnızca araştırma gündemlerini değil, aynı zamanda politikaları da fosil yakıt sektörünün tercih ettiği yöne çevirebilir.

Yeni bir araştırmaya göre, altı fosil yakıt şirketi 2010’dan 2020’ye kadar ABD’deki 27 üniversiteye 700 milyon dolardan fazla araştırma fonu aktardı.

Raporun yazarlarına göre, iklim araştırması yapan üniversitelerdeki bu tür fonlar, yalnızca araştırma gündemlerini değil, aynı zamanda politikaları da endüstrinin tercih ettiği iklim çözümleri yönünde değiştirebilir.

Düşünce kuruluşu Data for Progress ve kâr amacı gütmeyen grup Fossil-Free Research tarafından yapılan araştırmaya göre, bu çözümler tipik olarak biyoyakıtları, karbon yakalamayı ve hidrojeni içeriyor. Petrol devleri ayrıca deregülasyondan yana olan kamu politikası ve ekonomi araştırmalarına yatırım yapıyor.

Data for Progress’in anket analisti Grace Adcox, “700 milyon dolar muhtemelen mutlak bir minimumdur, bu hediyelerin etrafında çok az şeffaflık var” dedi.

Listedeki ilk beş okul arasında, Berkeley’deki California Üniversitesi (154 milyon dolar), Stanford Üniversitesi (56,6 milyon dolar) ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (40,5 milyon dolar) gibi iklim araştırmalarını savunan okulların yanı sıra uzun Koch Vakfı’ndan en fazla fon alan George Mason Üniversitesi (64 milyon dolar) de bulunuyor.

Bahsi geçen okullardaki öğrenciler ve öğretim üyeleri, yöneticileri fosil yakıt şirketleri ile bağlarını koparmaya yönelik çağrılarda bulunuyor.

Berkeley 2020’de bu bağı kopardığını açıklamıştı. Stanford ve MIT ise bu fikre karşı direnç göstermiş ve öğrencilerin açtığı bir dava ile karşılamıştı.

Yeni araştırma hakkında soru yöneltilen bazı üniversiteler, endişeleri azaltmak için aldıkları önlemleri işaret etti, bağış kabul etmede son zamanlarda yaşanan bir düşüş olduğunu aktardılar.

Raporda aynı zamanda bir anket yer alıyor. Buna göre,  hem üniversite mezunu hem de üniversite mezunu olmayan katılımcıların çoğunluğu (%67) “İklim değişikliği ve sürdürülebilirliğin etkilerini inceleyen üniversiteler, fosil yakıt şirketlerinden gelen bağışları reddetmeli. Araştırmalarında tarafsız kalabilirler” ifadesini destekledi.

Çalışma vergi formu, hem üniversitelerin hem de petrol şirketlerinin yıllık raporları ve büyük yeni bağışlarla ilgili basın bültenleri veya medyada yer alan haberler dahil olmak üzere halka açık verilerden oluşturuldu. Bu tartışmalı bir yaklaşım olsa da, fosil yakıt şirketlerinin politika üzerinde gerçek bir etkisi olan araştırmalara ne kadar para yatırdığına dair bir ipucu edinmek için yeterli.

Data for Progress raporunun baş yazarı Bella Kumar, “Bu araştırma projelerinin gerçek hayattaki etkileri var. Örneğin, fosil yakıtla finanse edilen araştırmaların çoğu, doğalgazı yenilenebilir enerjiler hakkındaki konuşmada yeniden merkeze taşıdı” dedi.

Bu rapor, geçen yıl Columbia Üniversitesi’ndeki araştırmacıların bu çıkarımları ölçmeye çalışan ilk hakemli makaleyi yayımlamasının ardından geldi.

Nature dergisinde yayımlanan bu makale, gaz endüstrisinden finansman kabul eden araştırma merkezlerinin, fosil gazını bir iklim çözümü olarak benimseme ve yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji geçişinde oynayabileceği rolü önemsiz görme olasılıklarının çok daha yüksek olduğunu ortaya koymuştu.