;
Politika

Erdoğan İstemezse Paris Anlaşması’na Taraf Olunmayacak

Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı ve İklim Başmüzakerecisi Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar,  “Daha evvel yaptığımız COP’larda, Paris’ten bu yana bize verilen sözler tutulmadığı için Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın talimatlarıyla bu konular çözülmeden Türkiye’nin Paris Anlaşması’na taraf olma ihtimali yok” dedi.

Birpınar, “TÜSİAD Ekonomik Göstergeler Merceğinden Yeni İklim Rejimi Rapor Tanıtımı” başlıklı internet seminerinde yaptığı konuşmada, çevre konusunda Türkiye’nin AB standartlarını yakalayabilmesi için kişi başı 1.000 euro, toplamda 80 milyar euro civarında fona ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

AA’nın haberine göre böyle bir kaynakla AB standartlarında altyapı sistemlerine kavuşulabileceğini ifade eden Birpınar, Türkiye’nin, tüm çevresel altyapıyı kurabilmesi için ihtiyaç duyduğu parayı hibe olarak değil, kredi olarak talep ettiğini aktardı.

Yeşil İklim Fonu gibi uluslararası fonların Türkiye’ye açılması gerektiğini belirten Birpınar, “Bu fonlardan biz de faydalanalım ve çevreyle ilgili altyapılarımızı yapalım istiyoruz. Neden bunu istiyoruz? Çünkü çevre kirliliğinin sınır tanımadığını çok iyi biliyoruz. Yani Avrupalı dostlarımıza hep şunu söylüyoruz; bize vize koyabilirsiniz ama bizim kirliliğimize vize koyamazsınız. Onun için Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı (IPA) fonlarını kesme noktasında bize cezalandırıcı işler yapmayın” şeklinde konuştu.

Birpınar, çevre kirliliğinin ülkeler arasındaki yayılma hızına dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Çevre konusunda ben Akdeniz’i kirlettiğim zaman, bu kirlilik 10 dakika sonra İtalya’ya gidiyor, 1 saat sonra İngiltere’ye gidiyor. Bunun tersi de olabiliyor, oradaki kirlilik buraya da gelebiliyor. Hava kirliliği, toprak kirliliğinde de bu etkileşimi görebiliyoruz. Dolayısıyla çevre konusunda, hiçbir şekilde ülkeler cezalandırılmamalı. İklim değişikliğiyle mücadele fonlarının talep eden ülkelere açık olması gerektiğini düşünüyorum. Bu fonları alıp neticede çevre yatırımları yapacağız ki daha etkili bir şekilde iklim değişikliğiyle mücadele edebilelim. Ancak ‘Türkiye, sen bu fonlardan yararlanamazsın’ denildiği zaman, biz de şöyle düşünüyoruz; bu uluslararası fonlardan Güney Kore, Hindistan, Çin, Meksika, Arjantin, Brezilya, Singapur, Körfez’deki bütün petrol üreten zengin ülkeler faydalanabiliyorken Türkiye’nin faydalanamaması veya ‘Bu fonlara erişemezsin” denmesini tamamen siyasi veya kasıtlı davranışlar olarak görüyoruz.”

“Taraf Olmadığımız Paris Anlaşması’nın Dayatılması Hoş Değil”

Bir dönem Türkiye’nin; Dünya Bankası Grubu, Fransa, Almanya ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterliği ile iklim eylemi konusunda ihtiyaç duyduğu finansmanın uygun koşullarla karşılanması için bir mutabakat zaptı üzerinde çalıştığını hatırlatan Birpınar, “En azından bunun çözülmesi gerekiyor. Yeşil İklim Fonu dışında Dünya Bankası’ndan, Fransa Kalkınma Bankası’ndan ve Almanların yardımlarıyla belirli paketler halinde Türkiye’ye yardım yapılması gerekiyor. Mutabakatlarda da ‘Paris Anlaşması’nı tanıyoruz’ diye ifadelerin kullanılması gerekiyor. Bizim taraf olmadığımız bir anlaşmayı bize dayatmalarının da çok şık olmadığını ifade etmek istiyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Birpınar, İskoçya’nın Glasgow kentinde yapılması planlanan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 26. Taraflar Konferansı’nda (COP26) Türkiye’nin problem çıkarılması istenmiyorsa Türkiye’ye verilen sözlerin tutulması gerektiğini söyledi.

Birpınar, devamla şunları kaydetti: “Daha evvel yaptığımız COP’lar, Paris’ten bu yana bize verilen sözler tutulmadığı için Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın talimatlarıyla bu konular çözülmeden Türkiye’nin Paris Anlaşması’na taraf olma ihtimali yok. Bu zamana kadar, aslında Paris’ten sonraki COP’larda gerekli çabaları Türkiye, sistemin bozulmaması için ve müzakerelerin yürümesi adına gösterdi. Ama Glasgow’un daha zor bir COP olacağını ifade etmek istiyorum. Türkiye’yi oyalama taktiklerinden vazgeçilmesi gerekiyor. Türkiye’nin artık yeterince beklediğini ve sabrının bu konuda kalmadığını ifade etmek istiyorum.”

İklim Kanunu çalışmalarının hızla devam ettiğini aktaran Birpınar, yıl sonuna kadar İklim Kanunu ve mevzuat taslak çalışmalarını hazırlamayı hedeflediklerini bildirdi.