BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında COP31’de uygulamaya öncelik verme sözü veren Erdoğan fosil yakıtlardan söz etmedi. İklim STK’ları ise Türkiye’nin bir an önce başta kömür olmak üzere fosil yakıtlardan çıkış planını duyurması ve zirveye liderlik etmesi gerektiğini savunuyor.
Bu yılki COP31 iklim zirvesinin ev sahibi sıfatıyla Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, müzakerelerde adalet unsurunu savunma; mali taahhütleri yerine getirerek, teknoloji transferini hızlandırarak ve verilen sözleri somut adımlara dönüştürerek uygulamaya öncelik verme sözü verdi. Ancak Erdoğan, tarihin en büyük enerji krizinin ortasında yaptığı konuşmada fosil yakıtlardan kademeli olarak çıkış konusuna hiç değinmedi. İklim STK’ları ise Türkiye’nin bir an önce başta kömür olmak üzere fosil yakıtlardan çıkış planını duyurması ve zirveye liderlik etmesi gerektiğini savunuyor.
350.org, halihazırda Avrupa’nın en büyük kömür kaynaklı elektrik üreticisi olan Türkiye’nin 2035 yılına kadar kömür ve gaz santralı kapasitesini yaklaşık %30 oranında artırmayı planladığına dikkat çekti. Türkiye’deki elektriğin yaklaşık üçte ikisi, ağırlıklı olarak ithal kömürle çalışan santrallardan elde ediliyor. Ancak kömürden çıkış için net bir takvim belirlemek yerine, Çanakkale Karabiga’daki mevcut 1.320 MW kapasiteli CENAL kömür santralının kapasitesini artırma planlarıyla birlikte Türkiye’nin kömür santralı filosu daha da genişliyor.
350.org ayrıca Türkiye ve Avustralya’nın COP31 eş başkanlığının, iklim zirvesinin fosil yakıtlardan uzaklaşmaya öncülük etme yönündeki kritik misyonunu ilerletmek için yeterli çabayı göstermediğini belirtti. İklim krizinin başlıca nedeni olan fosil yakıtlar, COP31 başkanlığının ülke heyetlerine gönderdiği resmi mektuplarda veya 10 öncelik ile 50 alt önceliği listeleyen Eylem Gündemi’nde hiçbir şekilde yer almıyor.
350.org Türkiye’den Efe Baysal şu ifadeleri kullandı: “COP31 ev sahibi olarak Türkiye, bugüne kadar tarihimizin en büyük fosil yakıt ve iklim krizinin ortasında olduğumuz düşünüldüğünde kritik önem taşıyan fosil yakıtlardan uzaklaşma sürecini ilerleteceğine dair yeterli bir sinyal vermedi. Ayrıca Türkiye, kömür kapasitesini artırmaya devam ettiği kendi ülkesinde henüz fosil yakıtlardan kademeli olarak çıkış planı taahhüdünde bulunmadı. Bu çelişkinin COP31 başlamadan önce çözülmesi gerekiyor. COP31’e ev sahipliği yapmak sadece diplomatik bir fırsat değil, aynı zamanda rotayı değiştirmek için de bir şanstır. Şimdi siyasi cesaret gösterme zamanı: Net bir takvimle nihayet kömürden çıkışı ilan ederek örnek olmak ve küresel ölçekte fosil yakıtlardan uzaklaşma sürecini ilerletmeye öncelik vermek gerekiyor.”


