Bu yılın ilerleyen dönemlerinde zirve yapması beklenen son El Niño’nun, hafızalardaki en güçlü El Niño olacağı tahmin ediliyor ve gayriresmî olarak “Godzilla” olarak adlandırılıyor.
Yeni bir çalışmaya göre, gezegeni kasıp kavurması beklenen ve dünya genelindeki hava durumunu altüst etme yolunda ilerleyen “Godzilla” olayı gibi bir dizi güçlü El Niño iklim modeli, fosil yakıtların yakılmasından kaynaklanan küresel ısınmayla daha da şiddetlendi.
El Niño, doğu tropikal Büyük Okyanus sularının ısınarak dünya genelinde bir dizi etkiye yol açtığı, iki ila yedi yılda bir meydana gelen doğal bir doğa olayıdır. Bu yılın ilerleyen dönemlerinde zirve yapması beklenen ve gelişmekte olan son El Niño’nun, hafızalardaki en güçlü El Niño olacağı tahmin ediliyor ve gayriresmî olarak “Godzilla” olarak adlandırılıyor.
Genellikle küresel çapta bir sıcaklık artışını beraberinde getiren El Niño’nun, tırmanan iklim krizini daha da şiddetlendirdiği ve önümüzdeki yılın küresel ölçekte kayıtlara geçen en sıcak yıl olmasının neredeyse kesin olduğu yaygın bir şekilde kabul ediliyor. Ancak yeni bir araştırma, durumun tersinin de geçerli olduğunu ortaya koydu: İnsan kaynaklı küresel ısınma, El Niño gerçekleştiğinde onun daha da şiddetli yaşanmasına yol açıyor.
Science dergisinde yayımlanan yeni çalışmayı yöneten Michigan Üniversitesi iklim araştırmacısı Julia Cole, “Bulgularımız El Niño’nun küresel ısınmayı daha da şiddetlendirebileceğini, ancak küresel ısınmanın da El Niño’yu şiddetlendirebileceğini gösteriyor” derken şöyle devam etti:
“Daha güçlü El Niño modellerine doğru bir eğilim görüyoruz ve şu an yaşadığımız da bu eğilimle örtüşüyor, yani bu tesadüfi bir durum değil. El Niño’nun sanayi öncesi dönemdeki haline benzemediği bir dönüşüme tanıklık ediyoruz. Bu durum, iklim tehlikeleri ve insanlar için —özellikle de iklim değişikliğine neredeyse hiç katkısı olmadığı halde en ağır şekilde etkilenenler için— kötü bir haber.”
Fosil yakıt kullanımı nedeniyle dünya ısındıkça, son zamanlarda birbirini izleyen “süper” El Niño olaylarına ekstra bir ivme kazandırdı. Yaşanan bu şiddetli olaylar küresel sıcaklık rekorunun sırasıyla 1998, 2016 ve ardından 2024 yılında kırılmasına yol açtı.
Gözden geçirilmiş bu yeni araştırmada bilim insanları, Galápagos Adaları’nda bulunan kaya benzeri büyük mercan fosili birikintilerinin bileşimini titizlikle analiz ederek, genel küresel sıcaklıklar yükseldikçe bu tür güçlü El Niño dönemlerinin çok daha yaygın hale geldiğini tespit etti.
1.000 yıl öncesine dayanan bu eski mercanlar, canlı oldukları dönemde deniz yüzeyi sıcaklığının nasıl olduğunu gösteren kimyasal bileşimler barındırıyor. Cole, Ekvador kıyılarının açıklarında yer alan Galápagos’un, bu tür bir olay sırasında etrafındaki suların ısındığı “tam anlamıyla El Niño bölgesinin kalbinde” bulunduğunu belirtti.
El Niño olayları bu uzun dönemin büyük bir kısmında oldukça istikrarlı bir seyir izlerken, 19. yüzyılın sonlarında dünyanın kitle ölçeğinde sanayileşmeye başlamasıyla birlikte işler değişmeye başladı. Son 40 yılda bu süreç çok daha uç bir boyut kazandı. El Niño’daki değişkenlik oranı günümüzde sanayi öncesi döneme kıyasla yaklaşık %37 daha yüksek bir seviyeye ulaştı.
Cole, “1982’deki El Niño’dan sonra çok daha fazla değişkenlik görmeye başladık ki bu durum çok daha uç noktada ve son 1.000 yılda yaşanan hiçbir şeye benzemiyor. Beni şaşırtan şey bunun ne kadar tutarlı olduğuydu. Son 40 yılda yaşananlar ile sanayi öncesi dönem arasında son derece büyük ve bariz bir fark var” dedi.
Bulgular, iklim krizinin El Niño olaylarının şiddetini önemli ölçüde değiştirip değiştirmediği konusunda iklim biliminde bugüne kadar belirsizliğini koruyan en karmaşık sorulardan birine yanıt verilmesine yardımcı olabilir.


