El Nino’nun yıl sonunda daha da güçlenmesi bekleniyor. Bilim insanları, bu olağanüstü hava olayının küresel ısınmayla da birleşerek 2027 yılını şimdiye kadar ölçülen en sıcak yıl haline getirebileceği, küresel anlamda gıda ve ekonomik krizlere neden olacağı uyarısında bulunuyor.
Gezegeni şu anda ısıtan El Nino hava olayının beklenen zirvesine ulaşmasına aylar kala, şimdiye kadar kaydedilen en yüksek sıcaklık seviyeleri aşıldı bile. Son veriler, Pasifik Okyanusu’ndaki El Nino’nun merkezinde sıcaklık artışının 3,05 dereceye ulaştığını gösteriyor. Bu değer, modern kayıtların tutulduğu yaklaşık 150 yıllık dönemde daha önce belirlenen en yüksek seviyenin üzerinde. Önceki rekor, Kasım 2015’in sonlarında kaydedilen 3,02 dereceydi.
En güncel tahminlere göre, iklim bilimci Zeke Hausfather tarafından değerlendirilen 14 farklı modelin ortalaması, El Nino’nun Kasım ve Aralık aylarında 4 derecelik bir zirveye ulaşacağını öngörüyor. Bu seviye, önceki El Nino olaylarının çok üzerinde olduğu için Hausfather tarafından “akıl almaz” olarak nitelendirildi. Başka uzmanlar ise olayı “Godzilla seviyesinde” olarak tanımladı.
0,5 derecenin üzerindeki herhangi bir sıcaklık artışı El Nino olarak kabul edilirken, 2 derecenin üzerindeki artış resmî olarak “çok güçlü” El Nino olarak adlandırılıyor ve çoğu zaman “süper El Nino” ifadesi kullanılıyor. Mevcut El Nino’nun ise en az 1.000 yılın en büyüğü olması ve insan kaynaklı küresel ısınma nedeniyle sıcaklıkların hâlihazırda hızla yükseldiği atmosfere ilave ısı yüklemesi bekleniyor.
Son El Nino’nun Etkileri Geçmiştekileri Fazlasıyla Geride Bırakacak
Söz konusu çifte etki, 2027’nin önceki rekorları “yerle bir etmesi” ve şimdiye kadar kaydedilen en sıcak yıl olması beklentisini de güçlendiriyor. Fosil yakıtların yol açtığı kirliliğin neden olduğu iklim krizi, aşırı hava olaylarını şimdiden daha da şiddetlendiriyor ve insanların hayatını kaybetmesine neden oluyor.
El Nino’nun dünyanın farklı bölgelerindeki etkilerini hâlihazırda görebiliyoruz. İklim değişikliği ve enerji konusunda uzmanlaşmış bağımsız bir yayın kuruluşu olan Carbon Brief tarafından yayımlanan analizinde değerlendirmelerde bulunan Hausfather, “1997/1998 ve 2015/2016 yıllarındaki çok güçlü El Nino olayları, dünya genelinde yüz milyarlarca dolarlık ekonomik zararla ilişkilendirilmişti. Bu olay ise geçmişte yaşananları geride bırakıyor” dedi.
Son El Nino’nun etkilerini değerlendiren Imperial College London’dan Prof. Friederike Otto ise şunları söyledi:
“Bu olay, iklim sistemindeki enerjinin büyük ölçekte yeniden dağılımını ifade ediyor ve insan etkisiyle çok daha fazla ısınmış bir iklim sisteminin üzerinde gerçekleştiği için tehlikeli. Dünyanın birçok bölgesinde, sağlık, gıda güvenliği ve su stresi açısından beraberinde getireceği tüm sonuçlarla birlikte, daha önce hiç deneyimlenmemiş aşırı sıcaklıklar göreceğiz. El Nino gelir ve geçer ancak fosil yakıtları yakmaya devam ettiğimiz sürece, giderek daha sıcak bir temel sıcaklık seviyesi üzerinde meydana geliyor. Bu da toplumların ortaya çıkan sonuçlarla başa çıkmasını çok daha zorlaştırıyor.”
Küresel Ekonomi Üzerinde Yıkıcı Etkileri Olacak
El Nino’nun etkileri ve ortaya çıkardığı sonuçlar ise her gün karşımıza çıkıyor. Endonezya’da sıcak ve kurak koşullar şimdiden rekor düzeyde orman yangınlarını ve ölümcül seviyelerde hava kirliliğini tetiklerken, Hindistan’da hayati önem taşıyan muson yağışları azaldı. Orta Amerika ve Karayipler’de de kuraklık koşulları mahsul kayıplarına yol açıyor. Panama Kanalı’ndaki su seviyelerinin düşmesi ise ticarette yavaşlamaya neden oluyor. Afrika Boynuzu da artan şiddetli yağışlara karşı oldukça savunmasız durumda. ABD’nin güneyinde ise kış aylarında şiddetli yağışların görülmesi bekleniyor.
Hava koşullarındaki bu değişimlerin ardından Dünya Gıda Programı Ağustos ayında yaptığı açıklamada, El Nino’nun etkilerinin yaklaşık 50 milyon insanı akut açlıkla karşı karşıya bırakabileceğini ve gıda fiyatlarını artırabileceğini bildirdi.
Yanı sıra Güney Yarımküre’de yaz mevsiminin, devasa El Nino’nun etkisiyle daha sıcak ve daha kurak geçmesi bekleniyor. Bu durum, Avustralya ve Afrika’nın güneyinde orman yangını riskinin ve kuraklığın artacağı anlamına geliyor. Pasifik’teki tayfunların daha şiddetli olması beklenirken, El Nino bir yandan da Atlantik’teki kasırgaları baskılıyor.
Öte yandan iklim değişikliği ve doğal afetler üzerine çalışmalarıyla tanınan Prof. Bill McGuire, Guardian’da yaptığı değerlendirmede güçlü El Nino olaylarının küresel ekonomi üzerinde yıkıcı etkiler yaratabileceğine dikkat çekerek şunları söyledi:
“2008’deki Büyük Durgunluk küresel GSYH’nin yaklaşık 2 trilyon dolar azalmasına neden oldu. 1997-98’deki süper El Nino, 5,7 trilyon dolarlık kayba yol açtı. Mevcut El Niño ise şimdiden 1997-98 olayını geride bırakmış durumda.”


