• Türkiye’de İklim Değişlikliği Algısı
  • Bir Buçuk Derece
  • Kömür Masalları
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
İklim Haber
  • Politika
  • Ekonomi
  • Bilim
  • Afetler
  • Analiz
  • Climate News
  • Raporlar
  • COP31 Haberleri
No Result
View All Result
İklim Haber

COP31’in Ev Sahibi Türkiye’de Çevre Aktivistleri Yargı Baskısıyla Karşı Karşıya

by Haber Merkezi
14 Ekim 2026
in Politika
Reading Time: 5 mins read
A A
COP31
Facebook'ta paylaşLinkedin'de paylaşWhatsapp'ta paylaş

Antalya’daki COP31 öncesinde İnsan Hakları İzleme Örgütü tarafından yapılan yeni çalışma, çevre savunucularının, çevreye verilen zararı izledikleri veya topraklarını ve çevrelerini korumaya çalıştıkları için suçlamalar, idari para cezaları ve başka hukuki baskılarla karşı karşıya kaldığını ortaya koydu.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) yeni yaptığı açıklamada, yaklaşan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapacak Türkiye’de çevre protestolarına katılan aktivistlerin ve diğer kişilerin yetkililer tarafından keyfi olarak gözaltına alındığını ve haklarında ceza davaları açıldığını belirtti.

İnsan Hakları İzleme Örgütü Avrupa ve Orta Asya araştırma görevlisi Deniz Bayram, “BM’nin her yıl düzenlenen iklim değişikliği zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlanan Türkiye’nin çevre protestolarına yönelik baskıları, muhalif seslere tahammülsüzlüğünün çarpıcı bir göstergesi,” diyen Bayram şöyle devam etti: “Türkiyeli yetkililer, protestocuları gözaltına alıp haklarında ceza davaları açmak yerine, insanların yaşadıkları bölgelerdeki madencilik gibi faaliyetlerin çevresel etkilerine ilişkin kaygılarına kulak vermeli ve bu kaygıları gidermek için çaba sarf etmeli.”

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Ağustos 2026’da çevre protestolarına katılmış 23 kişiyle görüştü; konuyla ilgili basın haberlerini, belgeleri ve yargı süreçlerini inceledi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü ayrıca, bu tür olayların hâlen yaşandığı iki bölgede çevre protestocularının maruz kaldığı muameleyi belgeledi. Muğla ilinde bulunan Akbelen Ormanı’nda kömür madenciliğine karşı protestolar 2023’ten beri sürerken, Doğu Karadeniz bölgesindeki Perşembe Yaylası ve çevresinde altın madeni arama faaliyetleri 2026 yılı boyunca protestolara yol açtı. Yetkililer her iki bölgede de şiddete başvurmayan protestocuları, göz yaşartıcı gaz, tazyikli su ve biber gazı da kullanarak, zorla dağıttı. Polis, protestocuları gözaltına aldı ve para cezasına çarptırdı; keyfi kimlik kontrolleriyle bölge sakinlerine gözdağı verdi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Eylül ayında İçişleri Bakanlığına, Muğla’daki Milas Cumhuriyet Başsavcılığına, Ordu’daki Korgan Cumhuriyet Başsavcılığına ve Giresun’daki Tirebolu Cumhuriyet Başsavcılığına birer yazı göndererek araştırma bulgularına ilişkin ek bilgi ve yanıt istedi. Şu ana kadar herhangi bir yanıt gelmedi.

Baskılar İfade Özgürlüğü Üzerinde Caydırıcı Etki Yaratıyor

Kolluk ve güvenlik güçleri, protestolarda bölge sakinlerini, avukatları ve gazetecileri gözaltına aldı. Protestocular, kanuna aykırı toplantı, kamu görevlisinin görevini yapmasını şiddet kullanarak engelleme, başkasının mülküne izinsiz girme, kamu görevlilerine hakaret ve halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma gibi kuşkulu iddialara dayanan çeşitli ceza soruşturmaları ve suçlamalarla karşı karşıya. Yetkililer, protestolara internet üzerinden destek veren en az iki kişiyi de kısa süreliğine tutukladı.

29 Temmuz’da gerçekleşen bir olayda yetkililer, Doğu Karadeniz bölgesindeki protestocuları yasal usule aykırı olarak yakalayıp sekiz saate varan sürelerle alıkoydu. Bu şekilde alıkonulanlar arasında iki çocuk ve 84 yaşında bir kadın da vardı.

Çevre savunucuları, çevreye verilen zararı izledikleri veya topraklarını ve çevrelerini korumaya çalıştıkları için de suçlamalar, idari para cezaları ve başka hukuki baskılarla karşı karşıya kaldı.

Ankara’da Temmuz ayındaki NATO zirvesi öncesinde yetkililer, siyasi aktivistlerden doğa koruma çalışmalarının destekçilerine kadar uzanan bir yelpazedeki 225 kişi hakkında “silahlı örgütlere üye olma” şüphesiyle gözaltı kararı verdi. Mahkemeler suç işlendiğine ilişkin ikna edici kanıt göstermeden, 25 ve 26 Haziran’da 178 kişinin tutuklanmasına, 34 kişinin ise ev hapsine alınmasına karar verdi. Tutuklananlar arasında bir doğa koruma örgütünün sonradan serbest bırakılan 13 üyesi de vardı. 14 doğa koruma gönüllüsünün ev hapsi de sonradan kaldırıldı.

Çevre protestocuları hakkında 2023’ten beri devam eden ceza soruşturmaları ve gözaltılar, uluslararası insan hakları hukuku ve Türkiye Anayasası ile korunan ifade ve toplantı özgürlüklerinin kullanılması üzerinde ciddi bir caydırıcı etki yaratıyor. Bu süreçlerin birçoğu takipsizlik kararları veya beraatle sonuçlandı. Ancak soruşturmalar, yıllarca sürdükleri ve hedef alınan kişilerin tekrar tekrar kolluk birimlerine gitmesini gerektirdikleri için bu kişileri çok ağır bir yük altında bırakıyor.

Denizli’de yaşayan 75 yaşındaki bir kadın, kömür madenciliğini protesto etmek amacıyla bir madencilik şirketinin iki çalışanına mülküne girme izni vermediği için Mayıs 2024’te para cezasına çarptırıldı. Şirket çalışanlarını darp etmekle suçlanan kadın, bu iddiaları kesin bir dille reddediyor. Para cezası kararına karşı yapılan başvuru henüz sonuçlanmadı.

Basında yer alan haberlere göre polis ve jandarma, söz konusu bölgelerde gazetecilerin ve olayları izleyen diğer kişilerin çevre protestolarını görüntülemesini, bazı durumlarda şiddet de kullanarak engelledi; protestoları haberleştiren gazetecileri gözaltına aldı ve haklarında soruşturma başlattı.

STK’ların Sürece Dahil Olması Önemli

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Türkiye’de kömür madenciliğini ve kömüre dayalı elektrik üretim kapasitesini artırma çabalarının halk sağlığına, çevrenin korunmasına ve diğer insan haklarının korunmasına yönelik ciddi riskler doğurduğuna ilişkin kaygılarını daha önce de yetkililere iletmişti.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, çevre savunucularına yönelik baskıların, 15 Eylül’de LGBT’lere yönelik baskıları protesto eden aktivistlerin gözaltına alınmasını da içeren ülkedeki sivil alana yönelik daha geniş kapsamlı bir saldırının parçası olduğunu belirtti. Söz konusu aktivistlerden bazıları, 24 saati aşan gözaltı süreleri zarfında kötü muameleye maruz kaldıklarını da iddia ediyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütüne göre, devletlerden çevre politikalarının hesabını sorabilmek için sivil toplumun katılımı büyük önem taşıyor. Merkezî hükümetin aldığı kararların yerel düzeyde ciddi çevresel etkiler yaratabildiği durumlarda ise bu katılım vazgeçilmez bir nitelik taşıyor.

Kasım ayında COP31’e ev sahipliği yapacak olan Türkiye, sivil toplumun konferansa katılımını kolaylaştırmakla yükümlü.

Bayram, “Çevreyi korumaya yönelik önlemleri hiçe sayan Türkiye hükümeti, yaşadıkları yerlerde çevreye verilen zarara karşı seslerini yükselten bölge sakinlerini hedef alıyor,” şeklinde konuştu. Bayram, “COP31’e katılan devletler, Türkiye’nin çevre savunucularına yönelik baskılarına karşı seslerini yükseltmeli ve ev sahiplerine, COP hedeflerine ulaşmak için sivil toplumun katılımının kritik önem taşıdığını hatırlatmalı” dedi.

İklim Haber'i Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin
← Tüm COP31 Haberleri
Tags: çevre savunucularıCOP31iklim değişikliğiİnsan Hakları İzleme Örgütü

İlginizi Çekebilir

çevre
Politika

Türkiye’ye Çağrı: “Çevre Savunucularının Kriminalize Edilmesine Son Verin”

14 Ekim 2026
Hibrit
Politika

AB, Çinli Hibrit Araçlara Yeni Kota Koyuyor

13 Ekim 2026
İklim Haber

  • Türkiye’de İklim Değişlikliği Algısı
  • Bir Buçuk Derece
  • Kömür Masalları
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim

No Result
View All Result
  • Politika
  • Ekonomi
  • Bilim
  • Afetler
  • Analiz
  • Climate News
  • Raporlar
  • COP31 Haberleri

Bu web sitesi çerez kullanmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek çerezlerin kullanılmasına izin vermiş oluyorsunuz. Gizlilik ve Çerez Politikamızı ziyaret edin.