Yeni bir çalışma, Türkiye’de elektrifikasyonun hızlandırılmasının, temiz enerji kapasitesinin artırılması ve fosil yakıtlardan uzaklaşmaya yönelik bir planla desteklenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Türkiye’nin halihazırda fosil yakıtlardan çıkış planı bulunmuyor. Yanı sıra fosil yakıt arama ve üretimine yatırım yapmaya da devam ediyor.
Climate Action Tracker (CAT), COP31’in ev sahibi Türkiye’ye dair yayımladığı yeni raporunda, ülkenin yenilenebilir enerji kapasitesini artırmadaki son başarılarına ve bu alandaki devasa potansiyeline rağmen, enerji sektöründe fosil yakıtlara öncelik vermeye devam ettiğini ortaya koydu.
Gelecek hafta New York’ta bir araya gelecek iklim politikası yapıcıları ve uzmanlar, ev sahibi ülke Türkiye tarafından COP31 için kilit bir gündem maddesi olarak masaya yatırılan “35’e 35” (2035 yılına kadar %35 elektrifikasyon) hedefine ulaşmanın yollarına odaklanacak. Türkiye’nin 2013-2023 dönemindeki elektrifikasyon oranı yaklaşık %21 seviyesinde istikrarlı bir seyir izlerken ve resmi öngörüler 2035 yılına kadar bu oranın yalnızca %25’ yükseleceğini ortaya koyarken, oranı 2035’e kadar %35’e çıkarmak için elektrifikasyonu hızlandıracak çok önemli politika değişikliklerine ihtiyaç duyuluyor.
CAT analizi, elektrifikasyonun hızlandırılmasının, temiz enerji kapasitesinin artırılması ve fosil yakıtlardan uzaklaşmaya yönelik bir planla desteklenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Türkiye’nin halihazırda fosil yakıtlardan çıkış planı bulunmuyor. Yanı sıra fosil yakıt arama ve üretimine yatırım yapmaya da devam ediyor. Enerji sektörü ülkenin en yüksek emisyon kaynağı. Bununla beraber elektrik talebi de artış gösteriyor. Rüzgar ve güneş enerjisinden elektrik üretimi artıyor ancak bu, genişlemeye devam eden fosil yakıtların yerini alacak düzeyde değil.
Ülkedeki yoğun kömür kullanımının yanı sıra, hükümet, bölgede bir fosil gaz merkezi olmayı da hedefliyor.
CAT ortak kuruluşu Climate Analytics’in CEO’su Bill Hare, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye’nin iklim planları, daha ucuz alternatifler ortaya çıkana kadar fosil yakıtların enerji sepetinde merkezi bir yer alacağını belirtiyor. Bu mantıktan hareket edildiğinde ve güneş enerjisinin ülkenin en düşük maliyetli elektrik kaynağı olduğu ve yerli kömürün maliyetini büyük ölçüde azalttığı göz önüne alındığında, fosil yakıtlardan uzaklaşma yönünde adım atması gerekir.”
Türkiye, 2024 yılında kömürden elektrik üretimi konusunda Almanya’yı geride bırakarak Avrupa’nın en büyük üreticisi konumuna geldi. Her ne kadar son iki yılda yeni kapasite eklememiş olsa da hükümet, kamu sektörü ile özel sektör arasında uzun vadeli kömür alım anlaşmaları yaparak kömürü sübvanse etmeye devam ediyor, mevcut kömür sahalarını genişletiyor, yeni sahalar açıyor ve kömür üretimini sürdürmeyi veya artırmayı amaçlayan politikaları destekliyor.
CAT analizi; adil bir geçişi içerecek şekilde kömürden kademeli çıkış taahhüdünde bulunmak, petrol ve gazı merkeze alma planlarından vazgeçmek ve yenilenebilir enerjiyi artırmak gibi Türkiye’nin alabileceği bir dizi eylemi ortaya koyuyor.
CAT ortak kuruluşu NewClimate Institute’tan Dr. Niklas Höhne ise şunları söyledi: “Türkiye, yenilenebilir enerji için doğru politikaları hayata geçirdi; COP31 öncesinde hükümet, yenilenebilir enerji kapasitesini artırmadaki son başarılarının üzerine koyarak ve COP’tan önce kömür ile gazı kademeli olarak sonlandırma hedef ve planlarını açıklayarak COP31 başkanı olarak liderlik sergileyebilir.”
“Kritik Derecede Yetersiz”
CAT, Türkiye’nin iklim eylemine yönelik en son kapsamlı ülke analizini de yayımladı ve ülkenin genel performansını “Kritik düzeyde yetersiz” (“Critically insufficient”) olarak değerlendirmeye devam etti. Mevcut politikalar altında 2030 ve 2035 iklim hedeflerine kolaylıkla ulaşabilecek. Emisyonlarının ise 2035 yılına kadar artmaya devam etmesi öngörülüyor.
Türkiye’nin emisyon projeksiyonları, bir yıl önceki son değerlendirmeye kıyasla yukarı yönlü bir revizyon gördü. Güçlendirilmiş yenilenebilir enerji hedefine rağmen, ekonomi genelindeki emisyonlarda hızlı bir düşüş sağlanmadıkça Türkiye, emisyonların derhal düşmeye başlamasını öngören 1.5 derece uyumlu yörüngeden uzak kalmaya devam ediyor.


