;
Politika

“COP28 Anlaşması Nükleer gibi Tehlikeli Sapmalara Olanak Sağlıyor”

nükleer

COP28’in sonuç metninde yer alan karbon yakalama ve depolama ve nükleer gibi seçenekler tepki çekerken, iklim krizi ile mücadelede başarıya fosil yakıtlardan tamamen çıkış ile ulaşılabileceği hatırlatıldı.

YAZI: Erhan ARCA, Bulut BAGATIR

30 Kasım’da Dubai’de başlayan iklim müzakereleri, bugün sabah saatlerinde yaklaşık 200 ülkenin sonuç metninde el sıkışması ile sonuçlandı. Anlaşmanın en dikkat çeken tarafı ise ülkelerin fosil yakıtlardan uzaklaşma çağrısı yapmasıydı.

Ancak bu çağrıya nükleer enerji kullanımı ve karbondan arındırılması zor endüstrilerde uygulanmak üzere karbon yakalama ve depolama gibi teknolojilerin hızlandırılması talepleri eşlik etti.

Oxford Üniversitesi Smith İşletme ve Çevre Okulu tarafından COP28’de duyurulan yeni bir rapor, 2050 yılı civarında net sıfır hedeflerine ulaşmak için karbon yakalama ve depolama teknolojisine aşırı bağımlılığın “ekonomik açıdan son derece zarar verici” olacağını ve yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve elektrifikasyona dayalı bir rotaya kıyasla en az 30 trilyon dolar daha pahalıya geleceği konusunda uyarıda bulundu. Son 40 yıldır maliyeti düşmeyen CCS’nin dünyanın farklı yerlerinde ölçeklendirilmesi de teknolojideki yetersizlikler nedeniyle ayrı problem.

Nükleer enerji ise yarattığı risk, maliyeti ve antidemokratik bir yapıya sahip olması nedeniyle iklim krizinin aciliyeti düşünüldüğünde bir çözüm olarak gerçekçi durmuyor.

WWF Küresel İklim ve Enerji Lideri Manuel Pulgar, fosil yakıtlardan uzaklaşma kararının önemli bir anı temsil ettiğini söylerken, sonuçun büyük ölçekli karbon yakalama, kullanım ve depolama ile “geçiş dönemi yakıtları” gibi tehlikeli sapmalara olanak sağladığını da aktardı: “Yaşanabilir bir gezegen için hala fosil yakıtların tamamen kaldırılmasına ihtiyaç duyuyoruz.”

Friends of Earth İklim Adaleti ve Enerji Uluslararası Program Koordinatörü Sara Shaw da anlaşmanın karbon yakalama kullanımı ve depolama, hidrojen, nükleer, jeomühendislik gibi karbon giderme teknolojileri ve doğayı metalaştıran planlar ile adil ve eşitlikçi bir enerji geçişini önleyecek tehlikeli unsurlar barındırmasında şikayetçi.

COP28 anlaşmasında yer alan bir başka önemli nokta ise 2030’a kadar küresel olarak yenilenebilir enerji kapasitesinin üç katına, enerji verimliliği çalışmalarının ise 2 katına çıkarılması.

Ember’in Direktörü Dave Jones, buradan yola çıkarak, yenilenebilir enerji ve verimliliğin, her enerji ve iklim planının en üst sırasında olması gerektiğini vurguladı: “Bu, 2030’a kadar hızla fosil yakıt azaltımını sağlayabilecek tek büyük adım. Temiz, elektrikli bir enerji sistemine geçiş yaparak elde edilecek çok şey var: Hükümetlerin bu fırsata iki elle sarılma zamanı geldi.”