Avrupa Birliği’nin ikim politikalarından sorumlu üst düzey yetkilisi, Avrupa’yı kaosa sürükleyen sıcak hava dalgasının, iklim inkârcılığının reddedilmesi gerektiğine dair “çarpıcı bir uyarı” niteliği taşıdığını söyledi. Ayrıca yeşil politikalara yönelik saldırıların arkasında, fosil yakıt sektöründe çıkarı bulunan çevrelerin yaydığı yanlış bilgiler ve yalanlar olduğunu belirtti.
Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Teresa Ribera, Avrupa’yı kaosa sürükleyen sıcak hava dalgasının, iklim inkârcılığının reddedilmesi gerektiğine dair “çarpıcı bir uyarı” niteliği taşıdığını söyledi. Temiz, adil ve rekabetçi dönüşümden sorumlu İcra Başkan Yardımcısı Teresa Ribera, bilim insanlarını ve kendi vatandaşlarını dinlemek yerine fosil yakıt endüstrisinin “çıkar çevrelerine” kulak verenleri sert sözlerle eleştirdi.
Guardian’a konuşan Ribera, şunları söyledi: “Bu, doğanın bize bir kez daha gönderdiği, farklı bir iklim sistemiyle yaşamanın ne anlama geldiğine dair çarpıcı bir uyarı. Bugün yaşadığımız şey, gerçekleşebileceğini bildiğimiz bir durumdu. Ancak sorunun temel nedenlerini ele almak konusunda yeterince akıllıca davranamadık. Hâlâ gerçeklere, bilime, hazırlıklı olmaya ve temiz enerjiye yapılacak yatırımlara karşı amansız bir mücadele yürütülüyor. Bu yüzden insanları yüzüstü bırakıyoruz. Yalanlara dayanan ve insanların çıkarlarına aykırı olan bu saçmalıkları reddetmemiz gerekiyor.”
Geçtiğimiz hafta Batı Avrupa’nın bazı bölgelerini etkisi altına alan rekor sıcaklıkların bu hafta kısmen hafiflemesi bekleniyor. Ancak sıcak hava dalgası Doğu’ya doğru ilerlerken, pazar günü Almanya, Çekya, Polonya ve Macaristan 40 derecenin üzerindeki sıcaklıklarla yeni rekorlar kırdı.
Pazartesi günü kavurucu sıcaklıkların etkisi İtalya ve Balkanlar’da da hissedilirken, orman yangınlarının yayılmasına ilişkin endişeler giderek arttı. Ukrayna’da ise sıcaklıkların 36 derecenin üzerine çıkması nedeniyle ülkenin enerji şebekesi ağır baskı altına girdi.
Aşırı sıcaklar nedeniyle okullar ve turistik mekânlar kapatıldı, birçok işletme çalışanlarını erken saatlerde evlerine gönderdi, bazı nükleer reaktörler geçici olarak devre dışı bırakılmak zorunda kaldı. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ise yaz mevsiminin başındaki bu sıcak hava dalgasının 1300’den fazla ilave ölüme yol açtığını açıkladı. Ancak felaketin gerçek can kaybının, kapsamlı değerlendirmeler tamamlanmadan önce kesin olarak bilinmesinin mümkün olmadığı belirtildi.
Fosil Yakıt Çıkar Çevreleri İdeolojik Yalanlar Üretiyor
Ribera, gençlik yıllarında 37 derece anlamına gelen “37 Degrees” adlı bir İspanyol şarkısını dinlediğini hatırlattı. Şarkı, sıcaklığın 37 dereceye ulaşmasının sonuçlarını anlatıyordu. O dönemde Madrid’de bu sıcaklıkları yılda yalnızca birkaç gün yaşadıklarını belirten Ribera, bugün ise durumun tamamen değiştiğini, bu sıcaklıkların yalnızca Madrid’de değil, Londra, Paris ve Berlin’de de haftalarca sürebildiğini söyledi.
Ribera, iklim politikalarının halk tarafından desteklenmediği yönündeki söylemlerin, çıkar gruplarının yaydığı “saçmalıklar ve ideolojik yalanlar” olduğunu savunarak şunları söyledi:
“Artık sürekli ‘insanlar Yeşil Mutabakatı desteklemiyor’ sözünü duymaktan yoruldum. Bu doğru değil. İnsanlar kirlenmemiş tatlı suya sahip olmayı tercih eder. Kirli su yerine, temiz hava solumayı ve sağlıklı ekosistemlere güvenebilmeyi isterler. Tarım yapamamak, ürün alamamak ve şehirlerin yaşanamaz hâle gelmesine yol açan sıcaklıklar yerine sağlıklı bir çevrede yaşamayı tercih ederler.”
Ribera çıkar çevrelerinin gerçek niyetlerini gizlemek için insanların iklim politikalarını manipüle etmesine ve hedef almasına izin verilmemesi gerektiğini de belirterek, bunun aslında tüm insanlığa ihanet etmek anlamına geldiğini de ekledi.
Avrupa’nın Temiz Enerji Dönüşümünü Tamamlaması Çok Önemli
Ribera ayrıca, Avrupa’nın en güçlü ekonomik fırsatlarının yenilenebilir enerjide bulunduğunu vurgulayarak, “İnsanlar rekabet gücünden söz ettiğinde şunu unutmamalıyız: Eğer üretmediğimiz bir kaynağa, yani fosil yakıtlara bağımlı kalırsak, Avrupa’da gerçekten rekabetçi bir sanayiye sahip olmamız mümkün değildir” dedi.
Ribera, 2018-2024 yılları arasında İspanya’nın Çevre Bakanı olarak görev yaptı. Bu dönemde hükümet, yenilenebilir enerji yatırımlarını güçlü biçimde teşvik etti. Güneş ve rüzgar enerjisine yapılan büyük ölçekli yatırımlar sayesinde, ABD ile İsrail’in, İran’a yönelik askeri harekâtının ardından birçok ülkede enerji faturaları yükselirken, İspanya bugün Avrupa Birliği’ndeki en düşük elektrik fiyatlarından bazılarına sahip ülkelerden biri konumunda bulunuyor. Bu durum hakkında da konuşan Ribera sözlerine şöyle devam etti:
“Dönüşümün toplum için fırsatlar yaratacak şekilde sağlam temellere oturmasını sağlamak amacıyla ekonomiyi değiştirmemiz gerekiyordu. İlk yaptığımız şey ise kömüre karşı kararlı bir duruş sergilemek oldu.”
Avrupa’nın düşük karbonlu ve yenilenebilir enerjiye dayalı ekonomiye dönüşümünü tamamlayamaması hâlinde bunun yalnızca Avrupa’yı değil, tüm dünyayı olumsuz etkileyeceğini de belirten Ribera, sürecin başarısız olması halinde dünyanın birçok yerindeki insanların hayal kırıklığı yaşayacağına dikkat çekti.
Ribera, yapay zekânın oluşturduğu iklim riskleri konusuna da değinerek, veri merkezi geliştiricilerine, faaliyet gösterdikleri bölgelerde yerel halkın tepkisini çekmemek için su kaynakları ve enerji arzı üzerindeki etkilerini azaltmaları çağrısında bulundu.


