;
Politika

Afganistan, Kuraklık ve Açlık Kriziyle Karşı Karşıya

10 milyondan fazla Afgan, Taliban’ın ülkenin kontrolünü ele geçirmesiyle, uzun süreli kuraklığın neden olduğu akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya.

Uzmanlar, kuraklık ve şiddetli su kıtlığının Afganistan’da on yıllardır istikrarsızlığı ve çatışmayı artırdığını ve ABD ve müttefik birliklerinin geri çekilmesinin insani krizi daha da kötüleştirdiğini söylüyorlar.

Afganistan son dört yıl içinde ikinci kuraklığını yaşıyor. İklim güvenliği uzman ağına göre, 1950’den beri Afganistan’ın yıllık ortalama sıcaklık 1.8 derece arttı. Şiddetli yağış olayları ise son 30 yılda %10-25 arasında artış gösterdi.

Dünya Gıda Programı’na (WFP) göre, Afganistan nüfusunun yaklaşık %35’ini oluşturan 14 milyon insan, Taliban ülkeyi devralmadan önce halihazırda akut gıda güvensizliği ile karşı karşıyaydı. Beş yaşın altındaki tüm Afgan çocukların yarısı yetersiz besleniyor.

BM’nin Afganistan insani yardım koordinatörü Ramiz Alakbarov geçen hafta Reuters’e Afganların çifte tehditle karşı karşıya olduğunu söyledi: Çatışma ve kuraklık. Alakbarov, “Savaşın neden olduğu yerinden edilmenin ve kuraklık ve zor ekonomik koşulların neden olduğu yerinden edilmeyle birleşen askeri düşmanlıkların bir tür kombinasyon etkisi var” dedi.

Chatham House’un yardımcı üyesi Oli Brown, Climate Home News’e, karın ülkenin bazı bölgelerinde yolları tamamen geçilmez hale getirdiği için gıda güvensizliğinin önümüzdeki birkaç ay içinde artacağını söyledi. “Kar yağmadan önce bir güvenlik ağı sağlamak adına çalışan bir yönetim sisteminiz yoksa, insanlar sıkışıp kalacak” dedi.

Afganlar kendilerini 40 yılı aşkın bir süredir iklim değişikliği ve çatışmanın olduğu bir kısır döngüye kapılmış buldu. Brown, durumu “biri diğeri için koşullar yaratıyor” diyerek anlatıyor. Su ve toprak kıtlığı, topluluk düzeyinde çatışmayı, yoksulluğu ve istikrarsızlığı artırdı ve bu da çevresel bozulmaya ve kaynakların tükenmesine neden oldu.

İklim değişikliğinin önümüzdeki yıllarda ülkeye kuraklık ve ani sel gibi daha sık ve yoğun aşırı hava olayları getirmesi bekleniyor. Haşhaş sıcak ve kuru iklimlerde yetiştiği için daha sık görülen kuraklıklar uyuşturucu ekonomisini de genişletebilir.

Brown’a göre haşhaş kuraklığa dayanıklı, yetiştirilmesi ve taşınması kolay: “Buğdayın başarısız olduğu yerde, haşhaş genellikle hayatta kalır.”

Düşünce kuruluşu Adelphi’de iklim değişikliği ve barış inşası konusunda kıdemli danışman olan Janani Vivekananda, “Artan afyon gelirleri silahlı muhalefet gruplarını beslemeye ve hükümet yetkilileri arasında yolsuzluğu teşvik etmeye devam ediyor” dedi.

Afganistan’ın 2015 yılında BM’ye sunulan iklim planı, ülkenin tüm 34 eyaletinin kuraklık, sıcak hava dalgaları ve buzul gölü erimeleri dahil olmak üzere iklim etkilerine karşı oldukça savunmasız olduğunu belirtiyor. Ülke nüfusunun %80’i geçim kaynakları için yağmurla beslenen tarıma bağlı olduğundan, su stresi büyük bir endişe kaynağı.

İklim planı, su havzası yönetimi için 2,5 milyar dolara ve 2030 itibarıyla sulama sistemlerinin restorasyonu için 4,5 milyar dolara ihtiyaç olduğunu söylüyor. Ancak uzmanlar, son 10 yılda su ve iklim direncini artırmaya yönelik yatırımların yetersiz kaldığını aktarıyorlar.

Vivekananda, kalkınma yardımının askıya alınması ve acil odağın insani yardıma kayması nedeniyle bu konunun büyük olasılıkla “unutulacağını” söyledi. Vivekananda, “Bunun uzun vadeli bir mesele olarak değil, durumu istikrara kavuşturmak için öncelikli bir mesele olarak görülmesi inanılmaz derecede kritik. Afganistan nüfusunun uzun vadeli insani ihtiyaçlarını karşılama umudunun temelini oluşturuyor” dedi.

Brown, ABD de dahil olmak üzere uluslararası ortakların yeni sulama kanalları inşa etmek için yatırım yaptığını, ancak bunlardan kaçının düzgün şekilde bakımının yapıldığının belirsiz olduğunu söyledi.

Afganistan’ın yeniden inşası için özel müfettiş SIGAR tarafından hazırlanan bir rapora göre, bazı durumlarda sulama sistemlerinde yapılan iyileştirmeler haşhaş ekimini ve afyon üretimini artırdı.