;
Ekonomi Politika

ABD’den LNG İthalatının Çevresel Etkisine İlişkin Endişeler Artıyor

LNG

Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesinin ardından ABD’den Avrupa’ya sevkiyatı artırılan sıvılaştırılmış doğalgazın (LNG) iklim üzerindeki etkisine ilişkin endişeler artıyor.

Avrupa Komisyonu’na göre, AB ülkelerinin Moskova’ya yaptırımlar getirmesi ve Rus gazını çeşitlendirmeye çalışması, Mart ayından bu yana Avrupa’ya yapılan küresel LNG ihracatını yıllık bazda %75 artırdı. Bu miktarın çoğu ABD’den geliyor.

Mart ayında Washington, bu yıl AB pazarlarına 15 milyar metreküp (bcm) ek LNG tedarik etmeyi kabul etti ve bu hedefin aşılması muhtemel. Refinitiv’in Temmuz ayı sonlarında yayımlanan verilerine göre, geçtiğimiz Haziran ayı boyunca ABD toplamda 57 bcm LNG ihraç etti. Bunun 39 bcm’si Avrupa’ya iletildi.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Temmuz ayında yaptığı açıklamada, “ABD’den AB’ye LNG ihracatı neredeyse üç katına çıktı” dedi. Bununla birlikte LNG ihracatındaki artış, iklim etkisi hakkında soruları da gündeme getirdi.

Avrupalılar şimdiye kadar Rus gazından daha pahalı ve kirletici olan Amerikan LNG’sinden kaçınmıştı. ABD gazı çoğunlukla, çevresel kaygılar nedeniyle AB’de yasaklanan bir teknoloji olan “kırılma- fracking” ile üretiliyor. Amerikan LNG’sinin, Atlantik’e gönderilmeden önce soğutulması ve basınçlandırılması gerekiyor. Bu nedenle Rus boru hattı gazından daha fazla enerji yoğunluğuna sahip.

2020’de, Fransız enerji kuruluşu Engie’den ABD LNG ithalat anlaşmasını geri çekmesi talep edilmişti. O sırada Reuters tarafından aktarılana göre Fransız kaynaklar, projenin “Fransa’nın çevre projesi ve vizyonuyla uyumlu olmadığını” söyledi.

Berlin, şu an için Rus ithalatına çok az alternatif olmasına rağmen, ABD kaya gazı konusunda da benzer şekilde isteksiz davranıyor. Ülke büyük kaya gazı rezervlerine sahip olmasına rağmen, Almanya’da “kırılma” yöntemi yasaklı olmaya devam ediyor.

Almanya şansölye yardımcısı Robert Habeck, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden günler sonra 28 Şubat’ta yaptığı açıklamada, “Farklı tedarikçiler var, illa ki Amerika olmak zorunda değil” demişti.

O zamanlar Brüksel’de gazetecilere verdiği demeçte, AB’nin ABD yerine dünyanın diğer bölgelerinden doğalgaz tedarik edeceğini belirtmişti.

Yine de, 16 Ağustos’ta Habeck, ülkenin LNG ithalat kapasitesinin kullanımını en üst düzeye çıkarmak için Alman enerji kuruluşlarıyla bir mutabakat anlaşması imzalandığını duyurdu.

Ancak bu konudaki hoşnutsuzluk büyüyor. 13 Ağustos’ta Almanya’nın önde gelen iklim aktivistlerinden Luisa Neubauer, ülkenin gelecekteki LNG terminallerinin inşa edileceği Hamburg’daki bir protesto sırasında üzerinde “F**K LNG” yazan mavi-kırmızı bir kartonu takarken görüldü. 

ABD ile Rus Gazı Kıyaslaması

Rus boru hattı gazına kıyasla ABD LNG’sinin iklim üzerindeki etkisinin ne olabileceğine dair basit bir cevap verilemiyor.  Fosil gaz geleneksel olarak kömüre göre daha iklim dostu bir alternatif olarak görülüyor çünkü elektrik üretmek için yakıldığında yaklaşık %50 daha az CO2 salımına neden oluyor.

Asıl sorun ise gaz yanmadan önce meydana gelen sızıntı, yani metan gazı. ABD Çevre Koruma Ajansı’na göre metan, 100 yıllık bazda karbondioksitten 27 ila 30 kat daha etkili, son derece güçlü bir sera gazı.

Ancak sızıntıyı ölçmek ve dolayısıyla iklim etkisini değerlendirmek zor bir iş. Yeşil bir kampanya grubu olan ABD merkezli Çevre Savunma Fonu’nun (EDF) kıdemli bilim insanı Daniel Zavala’ya göre, “Veri eksikliği nedeniyle ABD LNG’si ile Rus gazı emisyonlarını karşılaştırmak şu anda mümkün değil.”

EURACTIV’e verdiği demeçte, ABD’de metan üretim bölgelerinden gelen emisyonların tahmin edilmesinde çok fazla ilerleme olmasına rağmen Rusya’nın “sınırlı düzeyde şeffaf ve ölçüme dayalı veriler” konusunda fazla bir şey sunmadığını söyledi.

Bununla birlikte, çevre düşünce kuruluşu Rocky Mountain Insitute (RMI), Mart ayında yaptığı bir analizde, Rusya’nın Almanya’ya giden gazının ABD ve Katar gazından iki ila üç kat daha büyük bir iklim ayak izine sahip olduğu sonucuna vardı.

Rus devlet gaz devi Gazprom, metanın Rusya’da “zehirli madde” olarak sınıflandırılması nedeniyle sızıntıların sıfıra yakın olduğunu iddia ediyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) verilerine göre, ABD 2021’de yaklaşık 6 milyon 339 bin ton metan sızdırdı.

Öte yandan Rusya ise 5 milyon ton metan sızdırdı. Ancak IEA, işlenen verilerin “küçük bir kapsama alanına” dayandığına dair bir uyarıda da bulundu.