• Türkiye’de İklim Değişlikliği Algısı
  • Bir Buçuk Derece
  • Kömür Masalları
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
İklim Haber
  • Politika
  • Ekonomi
  • Bilim
  • Afetler
  • Analiz
  • Climate News
  • Raporlar
No Result
View All Result
İklim Haber

ABD’de Yenilenebilir Enerji Trump Yönetimine Rağmen Güçlendi

by Haber Merkezi
14 Nisan 2026
in Ekonomi, İklim Panosu
Reading Time: 4 mins read
A A
yenilenebilir enerji

FOTO: Pexels

Facebook'ta paylaşLinkedin'de paylaşWhatsapp'ta paylaş

Donald Trump yönetiminin gezegeni ısıtan fosil yakıtların üretimini artırmaya yönelik aralıksız çabalarına rağmen, yenilenebilir enerji kapasitesi ABD genelinde yükselmeye devam etti ve 2025 yılında üretilen elektriğin %26’sı yenilenebilir kaynaklardan karşılandı…

2025’in başında göreve gelmesinden bu yana, Donald Trump fosil yakıtların teşvik edilmesini hem iç hem de dış politikasının temel taşlarından biri haline getirdi. Ancak buna rağmen geçen yıl ABD’deki enerji şirketleri, yenilenebilir enerji kaynaklarından rekor düzeyde elektrik üretti.

2025 yılında ülkedeki elektriğin yaklaşık %26’sı yenilenebilir kaynaklardan sağlandı. Bu da 108 milyon haneye bir yıl boyunca yetecek enerji anlamına geliyor. 2025 yılı sonuna gelindiğinde, yenilenebilir enerji, bireysel tüketicilerden ziyade elektrik şebekesi için üretim yapan büyük ölçekli enerji projelerini kapsayan kurulu kapasitenin %33,2’sini oluşturdu. Fosil yakıtlara verilen destek çoğu zaman Cumhuriyetçi politikalarla ilişkilendirilse de, Amerika Birleşik Devletleri’nde güneş enerjisi sektörünü temsil eden en önemli ticaret ve lobi kuruluşlarından biri Solar Energy Industries Association verilerine göre, Teksas, Florida ve Ohio gibi Cumhuriyetçi eyaletler geçen yıl eklenen yeni güneş enerjisi kapasitesinin %73’ünü oluşturdu.

ABD Enerji Bilgi İdaresi’nin (US Energy Information Administration) Şubat ayında yayımladığı tahmine göre, enerji üretim kapasitesi bu yıl rekor seviyelere ulaşacak ve yeni kapasite artışlarının %93’ü güneş, rüzgar ve batarya sistemlerinden gelecek. Bu durum, ABD’nin enerji bileşiminde onlarca yıldır süren dönüşümün bir parçası olarak değerlendiriliyor. Nitekim kömür üretimi 2000 ile 2024 yılları arasında %53 oranında azaldı.

Yenilenebilir Enerji Kurulum Maliyetleri Düştü

Bu büyümenin arkasında ise güneş panelleri, rüzgâr türbinleri ve büyük ölçekli bataryaların maliyetlerindeki düşüş yatıyor. Teşvikler olmasa bile, yenilenebilir enerji artık ABD’de enerji üretiminin en rekabetçi maliyetli biçimi haline gelmiş durumda. Bu enerji türünün avantajı, altyapının ne kadar hızlı kurulabildiğiyle de güçleniyor. Örneğin bir güneş enerjisi santralı bir yıldan kısa sürede devreye alınabilirken, bir gaz santralın tamamlanması birkaç yıl sürebiliyor.

Öte yandan ABD ile İsrail’in İran’daki savaşıyla birlikte, fosil yakıtlardan uzaklaşma çağrıları daha da yoğunlaştı. Yıkıcı çatışma, analistlerin tarihin en kötü petrol krizi olarak tanımladığı bir durumu tetikledi ve son haftalarda petrol fiyatları varil başına 100 doların üzerine çıktı.

Fosil yakıtların aksine, yenilenebilir enerji büyük ölçüde jeopolitik şoklardan etkilenmiyor ama bir yandan İran’daki savaş, temiz enerji dönüşümü için kısa vadeli bazı zorluklar da yaratmış durumda. Örneğin, Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar, güneş panellerinin üretimi için kritik öneme sahip olan alüminyum gibi metallerin taşınmasını durdurdu.

İç Politika Enerji Dönüşümünü Tehdit Ediyor

ABD içindeki elektrik tüketimi 2020’den bu yana artış gösteriyor ve bunun başlıca nedeni, yapay zekâdaki patlamayla bağlantılı veri merkezlerinin artan enerji talebi. Ülke genelinde, elektrik yükünün 2026’da %1,2 ve 2027’de %3,1 oranında artması bekleniyor.

Teorik olarak bu durum yenilenebilir enerji için bir fırsat yaratabilmeli. Ancak Donald Trump yönetiminin fosil yakıt yanlısı politikaları büyümeyi açıkça engelliyor. Bu nedenle uzmanlar artan elektrik talebinin büyük bölümünün doğal gaz tarafından karşılanacağını öngörüyor.

Trump yönetimi özellikle rüzgar enerjisine karşı oldukça olumsuz bir tutum sergiliyor. ABD başkanının bu enerji türüne kişisel karşıtlığı, ülke genelinde rüzgar enerjisi altyapısının genişlemesini yavaşlatmayı hedefleyen politikalara doğrudan yansımış durumda. İçişleri Bakanlığı, TotalEnergies şirketine, Kuzey Carolina ve New York açıklarında planlanan iki açık deniz rüzgar santralından vazgeçmesi karşılığında yaklaşık 1 milyar dolar ödeme yapılacağını dahi açıkladı. Ayrıca temiz enerji projelerine yönelik vergi teşvikleri ve federal fonlar kesildi veya geri çekildi ve bu yüzden onlarca inşaat projesi durduruldu.

Yine de bu politikaların birçoğu hukuki itirazlarla karşılaştı. Geçen Aralık ayında, Massachusetts’teki bir bölge mahkemesi yeni rüzgâr enerjisi izinlerine getirilen yasağı iptal ederek bunun “keyfi ve gerekçesiz” olduğunu ve hukuka aykırı bulunduğunu karara bağladı. Aynı ay içinde, Doğu Kıyısı açıklarında planlanan beş açık deniz rüzgar santralı projesi için çalışmaların durdurulmasına yönelik emirler verildi. Ancak bunların tamamı daha sonra mahkemede başarıyla itiraz edilerek kaldırıldı. Ayrıca Ocak ayında bir federal yargıç, Joe Biden dönemine ait 7,5 milyar dolarlık temiz enerji hibelerinin iptal edilmesinin hukuka aykırı olduğuna hükmetti.

Tags: ABDDonald Trumpgüneş enerjisiRüzgar Enerjisitemiz enerjiyenilenebilir enerji

Bu kategorideki haberleri gerçek zamanlı doğrudan tarayıcınızda almak için şimdi abone olun.

Abonelikten ayrılın

İlginizi Çekebilir

petrol
Ekonomi

IEA Başkanı Birol: “Petrol Fiyatları Mevcut Krizin Büyüklüğünü Yansıtmıyor”

14 Nisan 2026
jeopolitik
Ekonomi

Jeopolitik Gerilimler Enerji Yatırımlarını Yeniden Şekillendiriyor

13 Nisan 2026
İklim Haber

  • Türkiye’de İklim Değişlikliği Algısı
  • Bir Buçuk Derece
  • Kömür Masalları
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim

No Result
View All Result
  • Politika
  • Ekonomi
  • Bilim
  • Afetler
  • Analiz
  • Climate News
  • Raporlar

Bu web sitesi çerez kullanmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek çerezlerin kullanılmasına izin vermiş oluyorsunuz. Gizlilik ve Çerez Politikamızı ziyaret edin.