Danıştay 6. Dairesi, YK Enerji lehine verilen 679 parsel hakkındaki acele kamulaştırma kararına yönelik yürütmeyi durdurma kararını kaldırarak iptal istemini reddetti. Her an yaşanabilecek zorla tahliye riskine karşı dayanışma çağrısında bulunan Akbelen direnişçisi Esra Işık, “Şirketler ‘Akbelen bile kaybetti’ dedirtmek istiyor. Akbelen kaybolursa çok önemli bir mevziyi kaybetmiş olacağız” dedi.
Muğla’nın Milas ilçesinde YK Enerji’nin kömür sahasını genişletmek amacıyla alınan 679 parselin acele kamulaştırılması kararına ilişkin hukuki süreçte kritik bir gelişme yaşandı. Daha önce kararın yürütmesini durduran Danıştay 6. Dairesi, kararından dönerek iptal istemini reddetti ve kamulaştırma işlemini hukuka uygun buldu. Kararın ardından bölgede fiili tahliye endişesi tırmandı.
“Bıçak Kemiği Çoktan Geçti”
Gazete Yenigün’de yer alan habere göre, kararın ardından açıklamalarda bulunan İkizköylü Esra Işık, köylülerin her güne “Bugün evimizden çıkarılacak mıyız?” korkusuyla uyandıklarını belirtti. Yürütmeyi durdurma kararı çıkmaması halinde jandarma zoruyla evlerden atılma riskinin bulunduğuna dikkat çeken Işık, “Zor yoluyla evlerimizden atılabileceğimiz, mezarlarımızın bize sorulmadan taşınabileceği bir süreç işliyor. Bıçak kemiği çoktan geçti. İş jandarmayla karşı karşıya gelme noktasına varmadan bugünden gerçek ve samimi bir dayanışma örülmek zorunda” diyerek dayanışma çağrısı yaptı.
“Şirketler ‘Akbelen Bile Kaybetti’ Dedirtmek İstiyor”
Akbelen’in sadece bir çevre mücadelesi değil, Türkiye genelindeki tüm toprak savunmaları için emsal teşkil eden bir “mevzi” olduğunu vurgulayan Esra Işık, şirketlerin Akbelen’i emsal göstererek Küçük Menderes gibi diğer bölgelerde de gasp politikalarını hızlandıracağını belirtti: “Şirketler ‘Akbelen bile kaybetti’ dedirtmek istiyor. Akbelen kaybolursa çok önemli bir mevziyi kaybetmiş olacağız. Akbelen’de ne uygulandıysa bugün diğer yerlerde de aynı yöntemler devreye sokuluyor. İstenen şey, insanlara umut ve ilham veren bu mücadelenin raflara kaldırılması.”
Temyiz sürecinin ne kadar süreceğinin belirsizliğini koruduğunu ve tahliye tebligatlarının her an gelebileceğini ifade eden Işık, köylülerin direnmekten başka çaresi olmadığını belirtti. Tüm yurttaşları Akbelen’in sesi olmaya çağıran Işık, “Bizim umudumuz da direncimiz de büyük olmak zorunda. Akbelen’in gerçekliğini kendi çevremize anlatmaktan başlamalıyız. Herkesi Akbelen’in, toprağın ve zeytinin sesi olmaya çağırıyoruz” dedi.
İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık’ın kızı olan Esra Işık, bölgedeki bilirkişi keşfi sırasındaki protestolar gerekçe gösterilerek “görevi yaptırmamak için direnme” suçlamasıyla yargılanmış, dava sürecinde 42 gün cezaevinde kalmış ve adli kontrol şartıyla tahliye edilmişti. Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Işık’a “direnme” suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası verilmiş, mahkeme hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar vermişti.


