Kolombiya’da düzenlenen zirvede bir araya gelen fosil yakıtların küresel ölçekte adil bir şekilde aşamalı olarak terk edilmesini savunan “yüksek hedefli devletler koalisyonu”, fosil yakıtlardan çıkış için uluslararası hukuki bir düzenleme yapılması çağrısında bulundu…
Temiz enerjiye geçişi hızlandırmak amacıyla Kolombiya’nın Santa Marta şehrinde devam eden konferansa katılan “en yüksek hedefli” ülkeler koalisyonuna göre, “fosil yakıt üretiminden uzaklaşacak bir yol haritası çizme” zamanı geldi.
Geçtiğimiz Kasım ayında Brezilya’da düzenlenen COP30’da ilk olarak 24 ülkenin desteğiyle “fosil yakıtlardan aşamalı çıkışa yönelik ilk uluslararası konferans” duyurulmuştu. Birleşmiş Milletler (BM) iklim zirvesi, 82 ülkenin fosil yakıtlardan aşamalı çıkış çağrısında bulunmasına ve iki yıl önceki COP28’de ülkelerin “fosil yakıtlardan uzaklaşma” taahhüdü vermesine rağmen, iklim değişikliğinin başlıca nedeni olan fosil yakıtlara hiçbir atıf içermeyen bir anlaşmayla sonuçlanmıştı.
Kolombiya ve Hollanda’nın öncülük ettiği Santa Marta Konferansı’na, Avustralya, Meksika, Birleşik Krallık ve birçok gelişmekte olan küçük ada devletinin yanı sıra Avrupa Birliği de dahil olmak üzere 53 ülke katıldı. Bu Kasım ayında düzenlenecek COP31’e ev sahipliği yapacak olan Türkiye ve Avustralya da toplantıda yer alırken, ABD konferansa davet edilmedi.
Geçiş Finansmanına Acil İhtiyaç Var
“En yüksek hedefli koalisyon” olarak adlandırılan grubun üç günlük toplantısı sona ererken, toplantıda, fosil yakıtlardan küresel ölçekte adil bir şekilde aşamalı çıkış çağrısı yapıldı. Afrika, Asya, Karayipler, Latin Amerika ve Pasifik’ten bakanlar ve heyet başkanlarından oluşan koalisyon, Santa Marta Konferansı’na, gezegeni ısıtan fosil yakıtlardan adil bir geçiş için yeni bir uluslararası düzenlemenin müzakere edilmesi gereğini resmen tanıma çağrısında bulundu.
Fosil Yakıt Anlaşması girişiminin basın açıklamasına göre, bu hukuki düzenleme “arz tarafına yönelik bağlayıcı yükümlülükler içermeli, mevcut çerçevelerin bıraktığı büyük yönetişim boşluklarını kapatmalı ve kömür, petrol ve gazdan küresel ölçekte adil bir çıkış için gerekli finansal ve hukuki mimariyi oluşturmalı.”
Santa Marta Konferansı’nın eş ev sahibi ve Kolombiya Çevre Bakanı Irene Velez Torres, “Küresel Güney ülkeleri, neden olmadıkları bir krizin bedelini ödememelidir” dedi. Koalisyon toplantısına başkanlık eden Torres, anlaşmanın eşitlik temelinde şekillenmesi ve fazlasıyla ihtiyaç duyulan “geçiş finansmanını” ele alması gerektiğini söyledi. Nitekim küresel iklim finansmanı taahhütleri şu ana kadar yetersiz ve gerçekte ihtiyaç duyulanın çok altında kaldı. Uzmanlara göre, yalnızca iklim açısından kırılgan gelişmekte olan ülkelerin bile iklim değişikliğinin sonuçlarıyla başa çıkabilmesi için yaklaşık 1,3 trilyon dolara ihtiyacı bulunuyor.
Öte yandan zirve, ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın tetiklediği ve dünyanın şimdiye kadar gördüğü en kötü enerji krizlerinden birine yol açan gelişmelerin gölgesinde gerçekleşiyor. Bu durum, fosil yakıtlardan çıkış ve temiz enerji kaynaklarına hızlı geçiş çağrılarını daha da güçlendiriyor.
Fosil Yakıt Anlaşması Bağlayıcı Olabilir
Dünyanın en yüksek yargı organı olan Uluslararası Adalet Divanı, geçen yıl verdiği danışma görüşünde, fosil yakıt üretimi, tüketimi, arama faaliyetleri ve bu alandaki sübvansiyonların uluslararası hukuka aykırı eylemler teşkil edebileceğine hükmetmişti. Bu durum, küçük ada devletlerinden biri olan Vanuatu’nun İklim Değişikliği ve Çevre Bakanı Ralph Regenvanu’ya göre, bir fosil yakıt anlaşması yapılması yönündeki argümanları daha da güçlendirdi. Regenvanu, mahkemenin iklim değişikliği konusunda danışma görüşü vermesini sağlamada önemli rol oynamıştı.
Regenvanu zirve sırasında yaptığı açıklamada, kendilerinin Uluslararası Adalet Divanı’ndan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na kadar fosil yakıt üretiminin aşamalı olarak sona erdirilmesine yönelik hukuki yükümlülüğü savunduklarını hatırlatarak şunları söyledi:
“Bir Fosil Yakıt Anlaşması, ortak hukuki yükümlülüklerimizi somut eyleme dönüştürmemiz için bağlayıcı bir çerçeve sunabilir. Böyle bir çerçeve, genişlemenin durdurulması, adil aşamalı çıkış takvimleri, finansman mekanizmaları ve ülkeleri fosil yakıtlara bağımlı kılan hukuki engellerin kaldırılması gibi başlıklara cevap verebilir.”


