İkizköy muhtarı Nejla Işık ve eşi Ali İhsan Işık’ın kızları Esra Işık’ın tutuklandığı gün, evlerinde kamulaştırma için keşif yapıldığı ortaya çıktı. Ailenin avukatları ise durumu, “tesadüfle açıklanamayacak bir sindirme operasyonu” olarak tanımlandı.
Akbelen Ormanı civarındaki tarım arazilerinin kömür madenine açılmasına itiraz eden Esra Işık’ın tutuklandığı gün, ailesinin boş kalan evinde gizlice kamulaştırma keşfi yapıldığı ortaya çıktı.
Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yürütülen dosya kapsamında, 31 Mart 2026 tarihinde İkizköy ve Karacahisar mahallelerinde toplam 148 taşınmaz için keşif kararı uygulandı. Esra Işık’ın annesi İkizköy Muhtarı Nejla Işık ve babası Ali İhsan Işık’a ait taşınmaz da bu karar dahildi. Ali İhsan Işık’ın avukatları Arif Ali Cangı ve İpek Sarıca’ya göre, değer tespiti davasında, avukatların tüm taleplerine rağmen dosya UYAP sisteminde taraflara açılmadı.
Mahkeme kaleminin “henüz dosya hazırlık aşamasında” beyanının hemen ardından, hafta sonu alınan bir kararla keşif günü belirlendi. 31 Mart’ta tarihinde, mülk sahiplerine ve vekillerine hiçbir tebligat yapılmadan eve girildi.
Keşif kadar zamanlaması da tepki çekti. Esra Işık’ın tutuklama talebiyle hakim karşısına çıkarıldığı ve ailenin Milas Adliyesi’nde beklediği saatlerde, keşif heyeti boş eve girerek inceleme yaptı. Bölgedeki 148 taşınmaz arasından sadece Işık ailesine ait evin o gün seçilmesi, avukatlar tarafından “tesadüfle açıklanamayacak bir sindirme operasyonu” olarak tanımlandı.
Konuya ilişkin açıklama yapan Avukat Arif Ali Cangı ve Avukat İpek Sarıca, Danıştay’da acele kamulaştırma kararının iptali için açılan davanın henüz sonuçlanmadığına dikkat çekti. Yürütmeyi durdurma talebi beklerken yapılan bu keşfin hukuken “yok hükmünde” olduğunu belirten hukukçular, müvekkillerinin en kırılgan anının fırsata çevrildiğini vurguladı.
Avukatların yaptığı açıklamada, “Bu işlem sadece bir usul eksikliği değil; adil yargılanma, savunma ve mülkiyet hakkının ağır ihlalidir” denildi.
Bilirkişi heyetinin köylülerden adeta kaçırılarak yürüttüğü işlemler, bölge halkının tepkisini daha da artırdı. Kendi imkanlarıyla heyete ulaşmaya çalışan köylüler, arazilerinin gasp edilmesine izin vermeyeceklerini yineledi.


