• Türkiye’de İklim Değişlikliği Algısı
  • Bir Buçuk Derece
  • Kömür Masalları
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
İklim Haber
  • Politika
  • Ekonomi
  • Bilim
  • Afetler
  • Analiz
  • Climate News
  • Raporlar
No Result
View All Result
İklim Haber

2100’e Kadar İstanbul’da Aşırı Sıcağa Bağlı Ölümler 10 Kat Artabilir

by Bulut Bagatır
17 Temmuz 2026
in Bilim
Reading Time: 7 mins read
A A
sıcak
Facebook'ta paylaşLinkedin'de paylaşWhatsapp'ta paylaş

Yeni bir çalışma, küresel emisyonların artmaya devam ettiği olumsuz senaryoda, yüksek sıcaklıkların yüzyıl ortasında İstanbul’da 25 bin fazladan ölüme neden olabileceği uyarısında bulunuyor. Yüzyıl sonuna gelindiğinde ise bu sayının yaklaşık 40 bine ulaşabileceği hesaplanıyor. Bu bulgular, yüksek sıcaklıklara bağlı ölüm riskinin, 2013-2017 dönemine kıyasla, neredeyse %40 artabileceği anlamına geliyor. Bilim insanları, bir buçuk derece hedefinin başarılması durumunda ise sıcağa bağlı ölümlerin yüzyıl sonunda 9 bin seviyesinde tutulabileceğine dikkat çekiyor.

YAZI: Dr. Merve Yılmaz

İklim değişikliğiyle birlikte sıcak hava dalgaları artık daha sık, daha uzun ve daha şiddetli yaşanıyor. Küresel iklim bilimi otoritesi Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) ve Dünya Meteoroloji Örgütü, aşırı sıcakları, özellikle kentler ve Akdeniz iklim kuşağı için önemli bir halk sağlığı riski olarak tanımlıyor. Bu risklerin gelecekte daha da artacağı tahmin ediliyor. İstanbul ise hem nüfus büyüklüğü hem de yoğun kentleşme nedeniyle, yüksek sıcaklıklarla ilişkili sağlık risklerinin en görünür olduğu şehirlerden biri.

Marmara Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa’dan bilim insanlarının yayınladığı, İstanbul’da yaz aylarında yüksek sıcaklıklara bağlı ölüm riskinin nasıl değişeceğini inceleyen yeni bir çalışmanın bulguları çarpıcı: 2013-2017 yaz aylarında yaklaşık 4 bin olarak hesaplanan aşırı sıcak kaynaklı ölümlerin, 2053-2057 döneminde en iyimser senaryoda dahi dört kat artarak 16 bine yaklaşacağı hesaplanıyor.

İklim değişikliği ile ciddi bir mücadelenin yürütülmediği, kötümser senaryoda ise  İstanbul’da yaz aylarındaki en yüksek günlük sıcaklıkların ortalaması, yaklaşık 32°C’den yüzyıl sonunda 39°C’ye yükseliyor. Yüksek sıcaklıklara bağlı ölümler ise yüzyıl ortasında 25 bini aşıyor ve 2093-2097’de neredeyse 40 bine ulaşıyor. Bu, yüksek sıcaklara bağlı ölüm riskinin yüzyıl sonunda, 2013-2017 dönemine kıyasla %38 daha yüksek olması anlamına geliyor.

Ancak çalışmanın bir diğer önemli bulgusu, bu sonuca mahkum olmamamız. ABD ve üç ülke hariç (İran, Libya ve Yemen) tüm ülkelerin imzaladığı Paris İklim Anlaşması, küresel ısınmayı bir buçuk derece ile sınırlandırmayı hedefliyor. Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi de Paris Anlaşması ile uyumlu. Eğer zor olan gerçekleşir, (imzacı olmayanlar da dahil olmak üzere) tüm ülkeler üzerlerine düşeni yapar ve küresel ısınma bir buçuk derece ile sınırlandırılabilirse; İstanbul’daki sıcaklık kaynaklı sağlık riskleri de önemli ölçüde azalacak. Bu olumlu senaryoda, yüzyıl ortasında 16 bine ulaşan ölümlerin, yüzyıl sonunda yaklaşık 9 bine düşürülmesi mümkün. Fakat bunun için azaltım hedeflerinin; şehirlerin iklim direncini güçlendiren ve sağlık hizmetlerini aşırı sıcaklara hazırlayan politikalarla da desteklenmesi gerekiyor.

İklim Eylemine Bağlı: Yüzyıl Sonunda Ölümler 10 bin de Olabilir 40 bin de

2013-2017 yaz aylarını referans alan araştırma; iklim değişikliğinin şiddetine dair iki farklı senaryo üzerinden, yüzyıl ortasındaki (2053-2057) ve yüzyıl sonundaki (2093-2097) yaz aylarında ne kadar fazladan ölüm yaşanacağına dair bir projeksiyon yapıyor. Bu senaryoların ilki; küresel ısınmanın bir buçuk derece ile sınırlandırılabildiği, düşük emisyon senaryosu (SSP1-1.9). İkincisi ise fosil yakıt kullanımının çok yüksek devam ettiği, kötümser senaryo (SSP5-8.5).

Çalışmanın bulguları, 2013-2017 yaz aylarında İstanbul’da yaşanan yaklaşık 4 bin ölümün, aşırı sıcaklarla ilişkili olabileceğini gösteriyor. Bu sayının, yüzyıl boyunca artması bekleniyor.

Kötümser senaryoda, 2093-2097 yılları arasında aşırı sıcaklara bağlı ölüm sayısının, 2010lardaki 4 bin seviyesinden, 39 bin 779’a ulaşabileceği öngörülüyor.

Düşük emisyon senaryosunda ise bu sayı, yüzyıl ortasında (2053-2057) 15 bin 732’ye ulaştıktan sonra düşüşe geçiyor. Bu senaryonun başarılması halinde yüzyıl sonunda İstanbul’da aşırı sıcaklar nedeniyle hayatını kaybedecek kişilerin sayısının 9 bin 482 olacağı hesaplanıyor. Bu, neredeyse %40’lık bir azalma anlamına geliyor.

Başka bir ifadeyle, politikaların düşük emisyon senaryosuyla uyumlu ilerlemesi durumunda, İstanbul’da yaz aylarında sıcağa bağlı ölüm sayısı yüzyıl sonunda – olumsuz senaryoya kıyasla – dört kat azaltılarak yaklaşık 40 bin yerine 10 bin olabilir.

En Yüksek Günlük Sıcaklık Ortalaması 32°C’den 39°C’ye Çıkabilir

Ölüm riskindeki bu artışlar, sıcaklıklarda öngörülen artışla doğrudan ilişkili. 1980-2014 arasında İstanbul’da yaz aylarındaki en yüksek günlük sıcaklıkların ortalaması, yaklaşık 32°C seviyesindeydi. Çalışmaya göre her iki senaryoda da bu değer, yüzyıl ortasında yaklaşık 34°C seviyesine çıkacak. Senaryolar arasındaki fark, yüzyıl sonuna gelindiğinde açılacak.

Türkiye’nin 2053 net sıfır hedefiyle uyumlu olan düşük emisyon senaryosunda, yüzyıl sonunda aşırı sıcaklık artışı ortalama 1.2°C ile sınırlı kalıyor. Emisyonların yüksek seyrettiği kötümser senaryoda ise bu artış, 6,6°C’ye ulaşıyor. Böylesi bir durumda, İstanbul’da yaz aylarında en yüksek günlük sıcaklıkların ortalaması 39,1°C’ye çıkacak.

Nüfusun Yaşlanması ve Yoğun Kentleşme Riski Artırıyor

Öte yandan, İstanbul’un gelecekteki sağlık yükünü artıran yalnızca yükselen sıcaklıklar olmayacak. Kent nüfusunun büyümesi, yaşlanması ve yerleşim alanlarının iklim risklerine hazırlıklılığı, belirleyici olacak.

Çalışma, İstanbul’un nüfus artış hızının yüzyıl sonuna doğru azalacağını ancak kentin toplam nüfusunun yine de bugünkünden yüksek olacağı varsayımından hareket ediyor. Ayrıca Türkiye’nin geneli gibi İstanbul’da da yaşlı nüfus oranının artması bekleniyor. Önceki çalışmalar; 65 yaş üstü kişilerin, kadınların ve bazı kronik hastalığı olanların yüksek sıcaklıklardan daha fazla etkilendiğini gösteriyor. Bu nedenle nüfusun yaşlanması, sıcağa bağlı ölüm riskini artıran önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.

Bu riskin bir diğer parçası ise kentleşme: İstanbul’da yoğun yapılaşma, kentsel ısı adası etkisi ve yeşil alan kaybı; yaz sıcaklıklarının insanlar üzerindeki baskısını artırabiliyor. Bu nedenle yeni yerleşim alanlarının, nüfus hareketlerinin ve kentsel dönüşüm kararlarının, iklim riskleri göz önünde bulundurularak planlanması gerekiyor.

Kentsel Isı Adası Etkisi ile Mücadele: Yeşil Alanlar Korunmalı

Kentsel ısı adası etkisi, İstanbul için oldukça önemli bir başlık. Yoğun yapılaşma, geçirimsiz yüzeylerin artması ve yeşil alanların azalması, özellikle yaz aylarında, hissedilen sıcaklığı yükseltebiliyor. Dolayısıyla kırsal ve yeşil alanların yapılaşmaya açılması, kentsel ısı adası etkisini ve ısı stresini artırma riski taşıyor.

Bu etkiyi azaltmak için ise yeşil koridorlar oluşturulması, gölge sağlayan kamusal alanların artırılması, yapıların yalıtım ve havalandırma koşullarının iyileştirilmesi, ısıyı yansıtan yüzeylerin kullanılması ve yeni yerleşim alanlarının, aşırı sıcak riski dikkate alınarak planlanması gerekiyor.

İstanbul Artan Sıcaklıklara Hazırlanmalı

Çalışmanın bulguları, İstanbul’da emisyon azaltımını uyum politikalarıyla birlikte düşünmek gerektiğini gösteriyor.

Öne çıkan adımlar arasında şunlar sayılabilir:

  • Aşırı sıcaklara karşı erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi,
  • Yaşlılar, kronik hastalığı olanlar ve düşük gelirli haneler gibi kırılgan grupların önceliklendirilmesi,
  • Sağlık sisteminin sıcak hava dalgalarını hazırlıklı hâle getirilmesi,
  • Mahalle ölçeğinde serinleme olanaklarının artırılması.

İklim Politikaları Halk Sağlığı için de Kritik Önemde 

Çalışma bir yandan da Türkiye’nin Paris Anlaşması kapsamında açıkladığı 2053 net sıfır emisyon hedefine ulaşmasının, İstanbul’daki sıcaklık kaynaklı sağlık risklerini kayda değer ölçüde azaltabileceğini göstermesi açısından önemli. Ancak bunun için yalnızca Türkiye’nin hedeflerine ulaşması yeterli değil; diğer ülkelerin de aynı başarıyı göstermesi gerekiyor. Bu sonuç, iklim politikalarının yalnızca enerji, ulaşım ve sanayi gibi başlıklarla sınırlı olmadığını; doğrudan halk sağlığı kazanımı yaratabileceğini ortaya koyuyor.

Ancak çalışmanın bulgularının da işaret ettiği üzere, emisyon azaltımı şart olmakla birlikte, tek başına yeterli değil: Düşük emisyon senaryosunda dahi yüzyıl sonundaki ölüm oranının, 2013-2017 referans döneminden %4,5 daha yüksek olması dikkate değer. Bu nedenle emisyon azaltımının; kentsel nüfusun yönetimi, sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi ve şehirlerin iklim direncinin güçlendirilmesi gibi uyum stratejileri ile desteklenmesi gerekiyor. Aşırı sıcakların daha sık, daha uzun ve daha şiddetli yaşanacağı bir iklimde, İstanbul’un bugünden hazırlanması halk sağlığı açısından kritik önem taşıyor.

İklim Haber'i Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin
Tags: aşırı sıcaklaremisyon azaltımıfosil yakıtlariklim değişikliğiİstanbulküresel ısınma

İlginizi Çekebilir

mersin balığı
Bilim

Aşağı Tuna Havzası’ndaki Yaban Hayatı Suçlarından Binlerce Mersin Balığı Etkilendi

17 Temmuz 2026
sıcak
Bilim

Aşırı Sıcaklar Uykumuzu Çalıyor

16 Temmuz 2026
İklim Haber

  • Türkiye’de İklim Değişlikliği Algısı
  • Bir Buçuk Derece
  • Kömür Masalları
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim

No Result
View All Result
  • Politika
  • Ekonomi
  • Bilim
  • Afetler
  • Analiz
  • Climate News
  • Raporlar

Bu web sitesi çerez kullanmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek çerezlerin kullanılmasına izin vermiş oluyorsunuz. Gizlilik ve Çerez Politikamızı ziyaret edin.