fbpx
Politika

1000’den Fazla Doktor İklim Krizi İçin Şiddetsiz, Doğrudan Eylem Çağrısında Bulundu

İçerisinde 40 profesör, kamu sağlığı alanında birkaç ünlü yetkili ve kraliyet kolejlerinin eski başkanlarının da bulunduğu 1000’den fazla doktor çevre krizine karşı şiddetsiz sivil itaatsizlik çağrısında bulundu.

YAZI: Gülce DEMİRER

Doktorlar, Guardian gazetesine yazdıkları mektupta hükümet politikalarının “çok yetersiz” olduğunu belirtiyor ve politikacıları ve medyayı ekolojik krizin aciliyetinin gerçekleriyle yüzleşmeye ve eyleme geçmeleri çağrısında bulunuyorlar.

Mektupta, “Duyarlı profesyoneller olarak en savunmasız toplulukları ilerleyen çevresel felaketlere sürükleyen mevcut politikaları onaylayamayız” dediler. “Özellikle artan sıcaklıkların sağlık üzerindeki etkilerinden, toplumsal çöküş ve kitlesel göçten endişe duyuyoruz. Böylesi bir çöküş tehlikesi hiç beklenmedik ölçülerde fiziksel ve zihinsel sağlığa zarar verebilir.”

Doktorlar, sonbaharda genel bir iklim grevi çağrısında bulunan İsveçli genç Greta Thunberg tarafından başlatılan iklim için okul eylemini de destekliyor. Doktorlar ayrıca Nisan ayında binlerce insanın on günlüğüne Londra’daki önemli bölgeleri bloke ettikleri Yokoluş İsyanı protestolarını da desteklediklerini söylüyorlar.

“Hükümetler, çevresel çöküşü tehlikeye atan yetersiz politikaları uygularken kendi sorumluluklarını görmezden geliyorlar. Bu noktada şiddetsiz doğrudan eylem sorumlu bireyler için makul bir seçim haline geliyor.”

Sağlık sektöründe iklim krizi konusunda giderek artan bir endişenin olduğunu söyleyen Bing Jones, Sheffield Hastanesi’nden emekli bir yardımcı uzman hematolog ve aynı zamanda mektubu düzenleyen isim.

Jones, “Bu tarz bir organizasyon konusunda uzman değilim ama birkaç hafta içinde 1000’den fazla doktor imzaladı” dedi. “Kuzey Kutup bölgesindeki çoğu buzulu, birçok vahşi hayvanı ve verimli topraklarımızı kabettik. Gittiğimiz yol 3 derece veya daha fazla bir ısınma. Kaçınılmaz zararları sınırlandırmak için şimdi harekete geçmeliyiz.”

Mektubu imzalayan doktorlardan birkaçı iklim krizini hasta bir insana benzetiyor. Sheffield’den pratisyen hekim olan Aarti Bansal, “Gezegenin ateşi var ancak insanların aksine yaşam sistemleri çöküyor. Bu ateşin kontrolden çıkmasını engellemek için 10 yılımız var ve herhangi bir acil durumda harekete geçtiğimiz gibi bunu çocuklarımıza ve dünyadaki bütün yaşama borçluyuz.” diyor.

Jones, “İklim krizinin belirtileri oldukça açık ve kaçınılmaz ve çözümün ne olduğunu biliyoruz. Tıbbi bir durumda bir hasta çözümü görmezden gelmez ve bizim de aynı şekilde çevresel acil durumu ve korkunç sonuçlarını görmeliyiz” dedi.

Hayatı Yaşanabilir Kılan Her Şey Ağır Risk Altında

İmzacılardan, Exeter Üniversitesi’nden ve İngiltere Kamu Sağlığı ve İngiltere Ulusal Sağlık Hizmeti’nde (NHS) sürdürülebilir kalkınma direktörü olan Dr. David Pencheon ise, “İklimsel çöküşün bilimsel ve ampirik kanıtlarının inkar edilemez” olduğunu söylüyor.

Pencheon, “Hayatı yaşanabilir kılan her şey ağır risk altında. Bu şu an, bizim zamanımızda yaşanıyor ve bizim mirasımız olacak. Tarihçiler 21. yüzyılın ilk 30 yılına baktığında, ‘Her şeyi biliyorlardı ancak hiçbir şey yapmadılar diyecekler’” dedi.

Eylemsizlik İhmalkarlıktır

Doktorlar, Yokoluş İsyanı’ndakine benzer üç talebi destekliyor: Hükümetlerin iklim krizi hakkındaki gerçekleri söylemelerini, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) belirlediği zaman diliminde sıfır karbon emisyon hedefi uygulamalarını ve iklim ve ekoloji adaleti adına hükümetlerin halk liderliğinde ilerleyecek meclisler.

Jones, dünya çapından doktorların ve tıp uzmanlarının iklim krizine karşı harekete geçtiklerini ve acil değişim çağrısı adına güçlü sesler olabileceğini belirtiyor: “Çevre krizinin aynı zamanda bir sağlık krizi olduğuna dair farkındalık artıyor. Doktorlar bilimsel okur yazarlar oldukları için iklim krizine dair gerçekleri ve her gün insanların sağlığı ile ilgilendikleri için krizin olası etkilerini anlıyorlar.”

“Kibarlık artık bir anlam ifade etmiyor ve eylemsizlik ihmalkarlıktır. Çocuklar gelecekleri adına ayaklanıyorlar. Bizim de onlarla birlikte doğrudan harekete geçmemiz gerekli.”