;
Politika

Zehir Tasarısı Kabul Edildi: Muhalefet Oylamaya İlgi Göstermedi

Türkiye’nin çeşitli illerine dağılmış durumdaki yaklaşık 15 termik santralın baca filtrelerinin takılmasını 2,5 yıl daha erteleyen kanun teklifi AK Parti ve MHP’lilerin oylarıyla kabul edildi. Muhalefet milletvekillerinin oylamaya oldukça az katılım göstermesi ise tepki çekti.

Kamuoyunda “havayı kirletme izni” olarak bilinen yasa tasarısı (Madde 50) AK Parti ve MHP’lilerin oylarıyla kabul edildi.

Geçtiğimiz Şubat ayında özelleştirilen kömürlü termik santralların çevre mevzuatından dördüncü kez muaf tutulmasının uzatılması meclis gündemine gelmiş, 14 Şubat’ta meclisteki tüm partilerin ortak kararıyla yasal düzenleme geri çekilmişti. Buna karşın geçtiğimiz haftalarda Plan Bütçe Komisyonu’ndan geçen yeni tasarıyla, aynı yasal düzenleme tekrar TBMM’nin gündemine geldi. Teklife göre, Türkiye’nin birçok bölgesine yayılmış durumdaki 15’e yakın termik santralın bacalarında kullanılması gereken filtrelerin takılmasının 2,5 yıl daha ertelenmesi ön görülüyordu. Yasa tasarısı, 350 Ankara’nın yayımladığı verilere göre AK Parti’den 203, MHP’den ise 14 milletvekilinin oyu ile kabul edildi. Muhalefet milletvekillerinin oylamaya oldukça az katılım göstermesi iklim aktvisitlerinin tepkisini çekti.

Madde 50’nin oylamasına muhalefet partilerinin 139 CHP’li milletvekilinden 114’ü, 62 HDP’li milletvekilinden 58’i, 39 İyi Parti milletvekilinden ise 32’si katılmadı. Oylamaya katılan 25 CHP, 4 HDP ve 7 İyi Parti milletvekili ise oylamada ret verdi. Toplamda 600 milletvekilinden sadece 36’sı filtresiz kömür santrallarının 2,5 yıl daha kirletmeye devam etmesine karşı oy kullandı.

CHP Kütahya Milletvekili ve TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Üyesi Dr. Ali Fazıl Kasap kararı sosyal medya hesabından duyurdu. Kasap duyurusunda, “Meclis Genel Kurulu’nda görüşülen Torba Kanu’nun 50 maddesi tüm itirazlarımıza rağmen AKP ve MHP’nin oylarıyla kabul edildi. Böylece Türkiye’de bulunan 15 termik santral baca filtresi takmadan 2,5 yıl daha halkımızı zehirlemeye devam edecek. Yazıklar olsun!” dedi.

Son Tarih 31 Aralık 2022

Elektrik Üretim A.Ş. veya bağlı ortaklık, iştirak, işletme ve işletme birimleri ile varlıklarına ve 4046 sayılı Kanun kapsamında oluşturulacak kamu üretim şirketlerine ve kamu üretim şirketlerine ait üretim tesislerine, özelleştirilmiş olanlara veya özelleştirileceklere çevre mevzuatına uyumuna yönelik yatırımların gerçekleştirilmesi ve çevre mevzuatı açısından gerekli izinlerin tamamlanması amacıyla 31.12.2022 tarihine kadar süre tanınacak.

Erdoğan ‘Gerekirse kapatın’ Demişti

Geçtiğimiz gün parti kurmaylarıyla AKP MYK‘de bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın termik santrallerle ilgili talimat verdiği duyurulmuştu. Buna göre Erdoğan, termik santrallardaki baca gazı filtreleme sistemlerinin mutlak suretle yapılması, yapılmadığı takdirde ceza verilmesi, gerekirse kapatılmasını istemişti.

Haber Merkezi

İklim Haber - Haber Merkezi

2 yorum

Yorum yazmak için tıklayınız.

  • DEĞERLİ DOĞA DOSTLARIM,
    6 YILDAN BERİ ERTELENEN TERMİK SANTRALLERİN BACALARINDAKİ ELEKTRO FİLTRE VE BACALARA ARITMA SİSTEMLERİNİN YAPILMASI PROJESİ BU DEFA BİR TORBA YASANIN 50 İNCİ SIRASINDA 2,5 YIL DAHA ERTELENDİ.
    ŞİRKETİMİZİN http://www.hakiki.com.tr ADLI WEB SAYFASINDA DETAYLARI AÇIKLANAN VE BACA GAZLARININ TAMAMINI % 100 ARITAN VE ORGANOMİNERAL GÜBRE HALİNE GETİREN PATENTLİ BULUŞUMUZU; BU ERTELMEDEN YARARLANDIRILAN TERMİK SANTRALLERİN TAMANININ YÖNETİM KURULU BAŞKANLARINA TEKLİF GÖNDERDİK. AMA PARA SARF ETMEYİ SEVMEYEN VE GÖZE ALAMAYAN ELEKTRİK ÜRETİCİLERİ NASIL OLSA TALİMAT VERİRİZ VE YİNE ERTELENMESİNİ SAĞLARIZ DÜŞÜNCESİ İLE DAVRANDILAR.
    BU TEKLİF TBMM GÜNDEMİNE ALINDI. BUNUN ÜZERİNE, TBMM BAŞKANI., GENEL SEKRETERİ VE MİLLETVEKİLLERİNE EKLİ YAZIYI GÖNDERDİM AMA YAZIMDA DA BELİRTTİĞİM ÜZERE EMİR KULU TBMM ÜYELERİ ELLERİNİ YİNE OTOMATİK OLARAK. ERTELEMEYİ VE VERİLEN TALİMATA UYMAYI BENİMSEDİLER. OYSA, DÜNYA DA ÜLKELER TERMİK SANTRALLERİ KAPATMAK VE ÇÖZÜM YOLU BULABİLMEK İÇİN ÇIRPINIYORLAR. HATTA SAYIN ERDOĞAN EYLUL/2019 AYINDA BM GENEL KURULU TOPLANTISINDA HAVA KİRLİLİĞİ İLE MÜCADELE EDECEĞİNİ BÜYÜK BİR RAHATLIK İLE SÖYLEMEKTEN DE ÇEKİNMEMİŞTİ. BM GENEL SEKRETERİ ANTONİO BUTERRAS ‘IN 23.09.2019 GÜNLİ BEYANLARINA KARŞI OLUMLU BİR DAVRANIŞ DA SERGİLEMİŞTİ. DEMEK İİÇİ AYRI DIŞI DA SAHTE İMİŞ. BULUŞUMUZU AÇIKLAMAK VEDESTEK İÇİN EN AZ 10 DEFA CİMER ‘E , BAKANLARA , FAHE-RETTİN ALTUN BEYE VE SON BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM BEYE DE BİMER ARACILIĞI İLE BAŞVURDUM SA DA CEVAP ALAMADIM VE RANDEVU TALEPLERİM DE YANITSIZ KALDI.
    TERMİK SANTRALLERİN DOĞAYA SALDIKLARI KİRLETİCİLERİN, SUYA, TOPRAĞA VE HAVA YA VERDİKLERİ ZARARLARI AÇIKLAYAN YAZIMIZ DA EKLİDİR.
    BU KADAR DUYARSIZ VE TUBİTAK TEYDEP, TAGEM VE BİLİM TEKNOLOJİ YÜKSEK KURULUNUN 26. TOPLANTISINDA DA DESTEK KARARI ALINAN PROJEMİZE DESTEK SÖZÜ VERENLERİN DAVRANIŞLARINA İSYAN ETMEMEK ELDE DEĞİLDİR.
    İKLİM SORUNLARININ ÇÖZÜMÜNE TEK ÇARE OLAN PATENTLİ BULUŞUMUZUN; DÜNYA ‘ DAKİ İKLİM PROPLERİNİN TEK ÇÖZÜMÜ OLDUĞUNUN DİKKAT ALINMASINI VE DESTEKLENMEMİZİ ARZ VE TALEP ETMEKTEYİZ.
    İKLİM FELAKETLERİNİN HER GEÇEN GÜN ARTTIĞINI HEPİMİZ YAŞAMAKTAYIZ. İLERDE YAZ AYLARINDA KAR YAĞAR VE FIRTINALAR YAŞARSAK HİÇ ŞAŞIRMAYIN.
    BU GİDİŞATA SON VERECEK TEDBİRLER BM ‘CE ALINMAK ÜZEREDİR. EMİSYONLARIN NEDENİ OLAN CO VE CO2 HAİYORUMZLARININ TONUNA UYGULANACAK 25 – 39 DOLAR CEZA İLE AKLIMIZ BAŞIMIZA GELİR. 12 MİLYAR TONA ULAŞAN TİRKİYE ‘NİN ÖDEYECEĞİ CEZANIN; 300 MİYAR DOLARIN ÜZERİNDE OLMASI KARŞISINDA; TERMİK SANTRAL SAHİPLERİ O ZAMAN NE YAPACAKLAR DOĞRUSU MERAK EDİYORUM.
    TBMM NDEKİ SAYIN MİLLETVEKİLLERİNİN HER ZAMAN OLDUĞU GİBİ. İNCELEMEDN VE ARAŞTIRMADAN SADECE EL KALDIRAMIŞ OLMALARININ VEBALİNİ NASIL ÖDEYECEKLER MERAK EDİYORUM.
    UYARIMIN DEĞERLENDİRİLECEĞİNİ ÜMİT VE TEMENNİ EDİYORUM.
    HAK 2 ARITIM, GİBRE, KİMYA LTD. ŞTİ
    GENEL MÜDÜRÜ
    HALİL KAZAZ
    05326901033
    Ekler:
    TREATMENT, FERTİLİZER, CHEMİCELS, MİNRERAL CO.

    FLUE GAS TREATMENT AND CLEAN TECHNOLOGY WİTH FERTİLİZER PRODUCTİON CO.

    PROJEMİZİN SONUÇLARI RESULTS OF THE PROJECT

    STOP AİR POLLUTION STOP WATER POLLUTION STOP SOIL CONTAMINATION
    HAVA KİRLİLİĞİNE SON SU KİRLİLİLİĞNE SON TOPRAK KİRLENMESİNE SON

    STOP CO2 EMİSSIONS STOP SOIL DEGRADATION STOP SOIL BARRENNES
    CO2 EMİSYONLARINA SON TOPRAK BOZULMASINA SON TOPRAK ÇÖLLEŞMESİNE SON

    TBBM ÜYESİ DEĞERLİ MİLLETVEKİLİ DOSTLARIMIZIN DİKKATİNE
    SUNULMAK ÜZERE HAZIRLANMOŞTIR.
    ANKARA, 15.11.2019
    SAYGIDEĞER MİLLETVEKİLLERİ,

    Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin aşağıdaki ifadeleri incelendiğinde, 23.09.2019 tarihinde Sayın GUTERRAS; Açıklamalarında,

    „ Birleşmiş Milletler İklim Eylemi Zirvesi 2019 Küresel emisyonlar rekor seviyelere ulaşıyor (Örneğin, Çin ve 77 ittifak ülkesinin toplam yıllık emisyonları 12 Milyar Ton.) ve 1990’dan bu yana Dünya sıcaklıkları 3 ° C arttı. Deniz seviyeleri artıyor ve iklim değişikliğinin Dünya yaşamını tehdit edici etkisini görmeye başlıyoruz „ Diye başlamaktadır.

    Türkiye ‘de ise emisyonlar, 12 Milyar tona yaklaşmaktadır. Zira, çalışmakta olan Termik Santrallerin çoğu; 25 – 35 yıl önce kurulan eski teknolojiye sahip santraller olmaları yanında kullanılan linyit kÖmÜrlerinin kalorileri düşük ve SO2 kükürt % leri ise yüksektir.

    Bu durum karşısında; İklim konusunda, Fosil Yakıtlarla çalışan Termik Santrallerin Bacalarından Doğaya salınan kirleticilere de geniş bir yer ayrılmaktadır. 2006 yılında Çevre Proplemlerini önlemek amacıyla kurulan HAK 2 Arıtım Şirketimiz; Bu Santrallerin Çevreye verdiği zararların giderilmesi de, desteklerimiz arasındadır.

    HAK 2 Arıtım, Gübre, Kimya, Maden. Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketimiz; İmalat Sektöründe teknolojik ürün üreten bir ŞİRKETTİR. Firmamız hakkında detaylı bilgiler; http://www.hakiki.com.tr adlı WEB sayfamızdadır. Mini Termik Santralımızın resmi de eklidir.

    Kömürle çalışan Termik Santrallerin Baca Gazlarında bulunan Kirlerticilerin arıtılmasına yönelik buluşumuz; Sözleşmeli Ortağımız Sayın Selami BEKMEZCİ tarafından T.C Patent Enstitüsü Patent Daire Başkanlından TR 2003 01732 No: ile alınmış ve 4 yıl süre ile incelemesi de Danimarka Patenet Ofisinde tamamlanmış ve 20 yıllık Patent alınmıştır.

    7091009 Proje numaralı TUBİTAK TEYDEP PROJEMİZİN SONUNDA; Baca Gazlarındaki Kirleticilerden, YIKAMA SİSTEMİMİZLE;

    SO2 gazları % 98 oranında
    NOX „ % 70 „
    CO ve CO gazları % 70 „
    V.O.C lar ( 21 çeşit ) % 15-65 „
    P.M (Uçucu nitelikte) % 65 „
    Elektrik kullanımında % 15 – 20 „ tasarruf
    Ve su sarfiyatında da % 80 ‘ e varan tasarruf ile

    Arıtılmış ve ORGANOMİNERAL GÜBRE ELDE EDİLMİŞTİR.

    Bu kirleticiler arasında bulunan CO ve CO2 gazları; uygulanan proses sonucunda, BİKARBONT haline dönüşmektedir. Bitki ve Ağaçların Güneşin yapraktan köke FOTOSENTEZ YOLUYLA ulaştırdığı BİKARBONAT Buluşumuz ile, Bu Kirleticiler 2 saniye gibi kısa bir sürede BİKARBONAT haline dönüşmekte ve KARBON DÜNYASI OLAN Bitkilerdeki Verimlilik , BİR KAÇ MİSLİNE ÇIKMAKTADIR.

    Öte yandan, bilindiği üzere AR-GE çalışmaları durmaz devam eder. Bu amaçla, yapılan Prosesde kullanılan ve Dünya Rezervinin % 75 !i Türkiye‘de bulunan bir minerale, yeni bir mineral daha eklenmesi sonucu; Kirleticilerin ARITIMINDA; % 100 e seviyesine ulaşılmıştır.

    Böylece, Prosesde kullanılan Linyit Kömürü Bünyesindeki, 32 – 36 çeşit mineral de Gübremiz içerisinde yer almakta ve Gübremizin; Fonksiyonlarının ve etkilerinin artmasına sebep olmaktadır.

    Projemizin tanıtılması amacıyla, 11.06.2013 günü toplanan Bilim ve Teknoloji Yüksek Konseyimim 26.ncı Toplantısına katılan Başbakanımız (Halen TÜRKİYE CUMHURBAŞKANIMIZ) Sayın Recap Tayyip ERDOĞAN Beyefendi‘ nin Başkanlığında toplanan ve 9 Bakanımızın da katıldığı Toplantıda, Projemiz;
    „ Termik Santral Baca Gazı Arıtım Teknoljilerinde Yerli Tasarım ve İmalat Kabiliyetinin gelştirilmesi; „
    (MİLKAS) (2013/205) Başlığı altında kesin destek almıştır. Sorumlu kuruluş olarak da TUBİTAK ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı görevlendirilmiştir. Diğer Bakanlıkklara da Emisyonların düşürülmesi gibi ,büyük ve ayrıntılı görevler verilmiştir

    Projemizin uygulanabilmesi ise, Ancak Gübremizin Tarımda kullanılabilirliğinin ispatı ile netleşeceğinden; 2013 yılında, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sayın Mehdi EKER Beyefendiden yardım talep edilmiştir.

    Sayın Bakan, TAGEM Genel Müdürü Doç. Dr. Mahsun BUDAK ‘a bizzat telefon ederek TAGEM Projemizin hemen başlatılması talimatını vermiştir.

    TAGEM PROJEMİZ Selçuk Üniversittesinin Önderliğinde Ankara ve Zirvekent Üniversitesinden yetkili Profesörlerin ve Proje Sorumlusu Ziraat Y. Mühendisi ve Çevre Lisansına sahip Selami BEKMEZCİ ile Tarım Bakanlığından Makina Mühendisi Haydar POLAT ve Halil KAZAZ’ ın Koordinatörlüğünde, (TAGEM / 13 / AR-GE / 44 numaralı) TAGEM PROJEMİZİN ÇALIŞMALARI 2,5 yıl devam etmiş ve 01.07.2015 tarihinde Başarı ile tamamlanmıştır.

    BU TAGEM raporunda; ayrıca, Arıtım sonucu elde edilen ORGANAMİNERAL GÜBREMİZİN, aynı zamanda BİR TOPRAK ISLAH MADDESİ OLDUĞU da tespit ve tevsik edilmiştir.

    Böylece, GÜBRE çölleşmiş ve kuraklaşmış toprakların Islahında da kullanılan bir ürün Özelliğine de sahiptir. Bu nedenle, Özel bir Ürün Elde Edildiği de ispatlanmıştır. Gübremizin fonksiyonları Başlığımızdadır.

    Bu başarımızı takiben, 20.10.2015 tarihinde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğüne başvurulmuş ve Bakanlık 17.11.2015 gün ve BÜGEM 70390991-155-02-01-03/36009 sayılı yazısı ekinde 16.11.215 gün ve 1139 sayılı ORGANOMİNERAL GÜBRE LİSANS VE TESCİL BELGELERİNİ, Şirketimize göndermiştir.

    Organomineral Gübremizin kullanılabilirliğini ve Seralarda ve diğer tarım alanlarda kullanılmasını temin amacıyla, Seralara ve yine diğer kullanım alanlarına da bedelsiz olarak, denemeler yaptırılmış ve çok olumlu sonuçlar alınmıştır.

    Öte yandan, Bu Başarılarımızı takiben Şehircilik ve Çevre Bakanlığına başvurulmuş ve Projemizin en büyük buluşunun CO ve CO2 gazlarını arıtılması ve bunları BİKORBONT halinde bitkilere kökten ulaştırması da belirtilerek, BAT SEVİLLA ‘daki AB Büyük Yakma Tesislei Projesinin Teknik Esaslarına dahil edilmessi talep edilmiştir.

    Daha sonra, Termik Santrallerin Bacalarından çıkan CO ve CO2 gazlarını % 70 nispetinde arıtan bu buluşumuzu, Dünya Kamu Oyuna sunmak üzere, BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİN 30.11.2015 İLA 11.12.2015 Tarihleri arasında PARİS ‘de toplanan COP 21 DÜNYA İKLİM KONFERANSINA Türkiye Delegasyonuna dahil olarak sunumlar yapılmıştır. Dünya ‘ya tanıtım içinde yoğun çaba sarfedilmiştir.

    PROJEMİZİN TANITIMI VE İŞLERLİĞİ İÇİN, BUGÜNE DEĞİN BİR MİLYON AVRO ‘ya yakın BİR SARFİYAT DA YAPILMIŞTIR.

    TÜRKİYE ‘DE MEVCUT VE BACA GAZI ARITIM SİSTEMİ İLE ELEKTRO FİLTESİ BULUNMAYAN TERMEİK SANTRALLERİN YÖNETİM KURULU BAŞKANLARININ TAMAMI İLE ŞİFAHEN VE YAZILI OLARAK TEMASA GEÇİLMİŞ VE ARITMA SİSTEMİMİZİN UYGULANMASI TEKLİF EDİLMİŞTİR.

    ANCAK, HİÇBİRİNDEN OLUMLU YAKLAŞIM DAHİ ALINAMAMIŞTIR. AMA, BU YETKİLİLERİN NASIL OLSA KENDİLERİNE BOYUN EĞEN SİYASİLER VARKEN, NİYE MASRAF YAPSINLAR Kİ, KANISINDAYIZ. DOĞRU DEĞİL Mİ ?

    ŞİMDİ DE, BU TERMİK SANTRAL SAHİPLERİ; TBMM DE TORBA YASA İLE 2,5 YIL ERTELEME KARARI VERİLECEK VE İSTEDİKLERİ OLACAKTIR, DİYE DÜŞÜNMEKTEDİRLER. TBBM DE SEÇİLEN MİLLET VEKİLLERİ NASIL OLSA MAAŞLARINI ALIYORLAR VE VERİLEN TALİMATLARI UYGULUYORLAR.. KOLAY MI !’ KOLAY ! EN PRATİK ÇÖZÜM YOLU BULUNMUŞLAR !!!…

    Öte yandan, Kirletici Baca gazlarının arıtımı çalışmaları nedeniyle elde edilen elektiriğin % 15 e yakın bir bölümü proseslerde ve Desülfifizasyon sisteminde kullanıldığından; yasak olmaması yönündeki rahatlık nedeniyle, termik santrallerin Elektro Filtrelerini, gündüzleri ve özellikle de geceleri hiç çalıştırmamaktadırlar. Atıklarını, denizlere dökmeyi tercih etmektedirler.

    AYRICA, ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Ajansı’nın araştırma kolu olan Mauna Loa Gözlemevi’nin raporu; Atmosferdeki karbondioksidin milyonda 415.26’ PPM çıkarak daha önce kaydedilen 416 ppm oranını aşarak, tarihte ilk kez bu kadar arttığını belgeliyor.

    Normal en yüksek seviye ise, 350 ppm geçmeyecektir. Dünya‘mız; PARİS ‘ seki COP 21 BM Dünya İklim Konferasında alınan karar gereğince, Atmosfer Isısının, 1,5 o C dereceyi aşmamsı hedeflenmektedir. 2019 yılında ise, bu derece 3 o C dedir. Her geçen gün felaketler kapımızı çalmak üzeredir.

    Bu kötü gidişin çaresi ise, Birleşmiş Milletlerin son çalışmalarında ele aldığı ve uygulanması için 2020 yılında karar alınacak olan; EMİSYONLARIN SIFIRLANMSI İÇİN GEREĞİNİ YAPMAYAN TERMİK SANTRALLERİN DOĞAYA SALDIKLARI VE ÖZELLİKLE CO2 GAZLARININ TONU BAŞINA CEZAİ ŞART OLAN 25-30 DOLAR/TON CEZANIN YÜRÜRLÜĞE KONULMASIDIR. BU CEZA İSE, YURDUMUZDAKİ LİNYİT KÖMÜRÜ İLE ÇALIŞAN TERMİK SANTRALLERİN TÜM ELEKTRİK GELİRLERİ, TÜM BU CEZALARI KARŞILAYAMAZ. DOLAYISIYLA, DİNSİZİN HAKKINDAN İMANSIZ GELİR MİSALİ ÇARE BULUNMUŞ OLACAKTIR.

    BU NEDENLERLE, TORBA YASASI İÇERİSİNDEKİ TEKLİFİN YASALAŞMASI ÜLKEMİZ ALEYHİNE OLDUĞU KAÇINILMAZ BİR GERÇEK OLARAK ORTAYA ÇIKTIĞI KANISINDAYIZ.

    Karbondioksit molekülleri dünyadan yükselen güneş ışıklarını kıstırarak uzaya gitmelerini engelliyor ve ısıyı dünyaya geri yansıtıyorlar. Atmosferdeki karbondioksit oranının yükselmesi küresel ısınmanın ana sebebi. Bu şekilde dünya, güneş ışığından ziyade, kendi yansıttığı ışıklarla ısınmış oluyor.

    Bu da, SERA Etkisine yol açıyor ve Dünya ‘nın gereğinden fazla enerji Tüketimine sebep oluyor.

    Bütün Dünya ‘nın Büyük Bölümünde, İklim Raporlarında da yer verildiği üzere, her geçen gün Kasırga, sel felaketleri, Dolu, Aşırı Yağışlar ile fırtınalar gibi Meteorolojik üzücü olaylar gözlenmekte ve bu durum, Tüm Dünya Ülkelerinde de yaşanmaktadır.

    Yıllardan beri, görmediğimiz sıcak havalar ile birlikte Aşırı Yağışları, Yıldıdmları ve Felaketleri de bir arada görmekteyiz. Sık sık ölümlü facialar ve Ksaırgalar da yaşanmaktadır.

    Birleşmiş Milletler 2015 yılı Raporunda; mevcut bozulma oranlarında tüm Dünyadaki Toprakların 60 yıl içerisinde yok olacağını ve Dünya ‘nın Kendini besleyemeyeceğini belirtmiştir.
    (Kaynak: Scientific Ameriken )

    Öte yandan, Fosil Yakıt kullanan Termik Santrallerin Baca Gazlarının arıtımında kullanılan Mevcut DESÜLFİRİZASYON TEKNOLOJİSİ ile Sadece ve Sadece SO2 gazları, % 95 Oranında arıtılmakta ve Santral yanında milyonlarca M2 lik alanda ATIK ALÇI DAĞLARI STOKLANMAKTA VE BU ALANLAR DA TOPRAK VE SU KİRLİLİĞİNE NEDEN OLMAKTADIR.

    Bu konuda, Termik Santrallerin Doğaya verdiği zararları de açıklamakta yarar görmekteyiz. Bu santrallerin Suya. Havaya ve Toprağa verdiği zararları kapsayan bilgileri ekte sunmaktayız.

    BİZİM BULUŞUMUZDA; ATIK YERİNE ORGANOMİNERAL GÜBRE ELDE EDİLMEKTEDİR. ATIK ALANLARINA DA GEREK KALMAMAKTA VE ARSA İHTİYACI MİNİMİZE EDİLMEKTEDİR. Termik Santrallerin Yerleşim alanlarına yakın alanlarda kurulması ve bu alanların Isıtılı-Soğutulması da Olasıdır.

    ATIK ALANLARIN, SUYU VE TOPRAĞI KİRLETMESİ DE ÖNLENMEKTEDİR. ARITIM SUYU, TEKRAR KULANILABİLECEKTİR.

    DOĞAYA SALINAN KİRLETİCİLERİN, % 100 ORANINDA ARITILMASI SONUCU DA; Temik santrallerin HAVAYA, SUYA VE TOPRAĞA VERDİKLERİ ZARALAR DA, ORTADAN KALKACAKTIR. ARITIM PROJEMİZİN, DÜNYA ‘DAKİ TÜM TERMİK SANTRALLERDE UYGULANMASI HALİNDE; METEOROLOJİK OLAYLAR SON BULACAĞI GİBİ, DÜNYA KİMYASAL GÜBRE ÜRETİMİNE GEREK KALMAYACAK VE YERİNİ ORGANOMİNERAL SIVI GÜBRE ALACAKTIR. EÜAŞ G.MD.LÜNE BAKANLIKLCA VERİLEN TALİMAT UYGULANMAMIŞTIR.
    ZARARLI BACA GAZI ATIKLARININ, GÜBRE HALİNE DÖNÜŞÜMÜ; DÜNYANIN EN BÜYÜK BULUŞU OLMASI NEDENİYLE, TERMİK SANTRALLER AYNI ZAMANDA BİRER GÜBRE FABRİKASI HALİNE GELECEK VE ELEKTRİK GELİRLERİNDEN FAZLA YENİ BİR GELİR KAYNAĞI DA, ORTAYA ÇIKACAKTIR.

    AYRICA, Fosil yakıt kullanan termik santrallerin ATIK ISISINDAN YARARLANILARAK, YERLEŞİM ALANLARININ, ŞEHİRLERİN, FABRİKALARIN, SERALARIN ISITILI – SOĞUTULABİLECEKTİR.

    Diğer taraftan, Bizim Patentli projemizde; bacadan doğaya salınan TÜM KİRLETİCİLER TEK PROSESLE ARITILDIĞINDAN, TÜM DÜNYA DA KAVA KİRLİLİĞİ VE DOLAYISIYLA METEOROLOJİK OLAYLAR DA AZALACAK, DOĞADAKİ EMİSYON SEVİYESİNDE DE, SÜREKLİ AZALMA GÖRÜLECEKTİR.

    SERALARIN, ISITILIP VE SOĞUTULMASI sonucunda; Modern Seraların 365 GÜN 24 SAAT ÇALIŞMASI VE GÜBRENİN DE KULLANILMASI İLE, Seralar kurulabilecek ve her tür Ürün elde edilebilecektir. Kimyasal Gübre ithalatı da ÖNLENECEKTİR. OYSA, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Eski Bakanı Sayın Faruk ÇELİK döneminde, KONYA KARAPINAR ‘daki Çölleşme alanında 40.000 DEKAR alanda Modern Sera Kurulmasına ve Karapınar ‘da MTA tarafında bulunan 1,83 Milyar Ton Rezervli Linyit kömüründen de yararlanılarak Termik Santral Kurulması çalışmalarımız; bazı Yöneticilerin kaprisleri nedeniyle AKİM Kalmıştı.

    BÜTÜN BI DETAYLI AÇIKLAMALARIMIZDAN SONRA, PROJEMİZİN DESTEKLENMESİNİ VE KAPIMIZDAKİ METEOROLOJİK FELAKETLERİN SON BULMASINA YARDIMCI OLMAK AMACIYLA, LİNYİT KÖMÜRÜ İLE ÇALIŞAN TERMİK SANTRALLERİN ARITMA SİSTEMİNİN 2,5 YIL ERTELENMESİNE YÖNELİK TASARININ, KANUN TEKLİFİNDEN ÇIKARILMASI TÜRKİYE ‘NİN YARARINA OLACAKTIR, KANISINDAYIZ. ARZ EDERİZ.

    Ayrıca, bizim prjemizin uygulanma maliyeti de yabancılar tarafından verilen tekliflerim yarısı mertebesindedir. Mevcut Santral aynı zamanda Gübre Üretim tesisi de olacaktır. Arz ederiz.

    BU VESİLE İLE, TBMM ‘DEKİ TÜM MİLLETVEKİLİ DOSTLARIMIZDAN İSTEKLERİMİZİN VE SAYGILARIMIZIN KABULÜNÜ ARZ VE RİCA EDERİZ.

    HALİL KAZAZ

    HAK 2 ARITIM. GÜBRE ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRÜ
    WEB. http://www.hakiki.com.tr [email protected]
    0532 690 1033

    TERMİK SANTRALLERİN ÇEVRESEL ETKİLERİ :

    Ülkemizde termik santraller elektrik üretimi için maden kömürü, linyit, fuel-oil, motorin, doğal gaz, sıvılaştırılmış gaz (LPG), nafta gibi fosil yakıtlar ve türevleri ile atıklar ve jeotermal kaynaklar kullanılmaktadır. Fosil yakıtlar bitki ve hayvan maddesinin milyonlarca yıl boyunca toprak altında ayrışmasından oluşan kömür, petrol, doğal gaz vb. gibi doğal organik yakıtların tümüne verilen isimdir. Fosil yakıtlar; birikmiş güneş enerjisinin depo edilmiş şeklidir. Genellikle kaya katmanlarının altında sıkışmış ve gömülmüş olarak bulunur.

    Fuel-oil yanmasından dolayı oluşan emisyonlar, yakıtın sınıfına ve karışımına, kazanın tipine ve büyüklüğüne, ateşleme ve uygulamalarına, cihazların korunmasına bağlıdır. Çünkü damıtılmış ve artık petrollerin yanma karakteristikleri farklıdır, yanmalarıyla önemli farklı emisyonlar üretilmektedir. Genelde kriter olarak, kirletici emisyonları kontrol edilemeyen yanmadan kaynaklanmaktadır. Fuel-Oilin yanması esnasında oluşan başlıca emisyonlar partikül madde emisyonları, kükürt oksit emisyonları, azot oksit emisyonları, karbon monoksit emisyonları, organik bileşikleri, iz element emisyonları ve sera gazlarıdır.
    Termik santrallerinin çevresel etkileri şöyle sıralanabilir: Hava Kirliliği, Su Kirliliği, Toprak Kirliliği, Canlılar üzerinde Yaptığı Etkiler.
    Hava Kirliliği :

    • Termik santrallerin çalışması sonucu ortaya çıkan baca gazı (SO2, NOX) birçok çevresel problemi de beraberinde getirmektedir. Kullanılan yakıta bağlı olarak değişen oranlarda çıkan gaz ve partikül maddeler uzun zaman boyunca havada asılı kalmaları nedeniyle bronşit, anfizem, damar hastalıkları gibi hastalıkların yanında insan ölümlerine de sebebiyet vermektedir.

    • Termik santrallerin oluşturduğu hava kirliliği sadece havayı soluyan canlılara değil, orman ve geniş tarım arazilerine de olumsuz etkiler yapmaktadır. Bacadan çıkan gazlar ve diğer maddelerin ürün verimlerine olumsuz etkileri görülmektedir.

    • SO2 ve NOX gazları asit yağmurlarının oluşumunda birinci derecede sorumludurlar.

    • Bacalardan atılan kükürt ve azot oksitler, rüzgarla birlikte ortalama 2-7 gün içerisinde atmosfere ulaşırlar.

    • Bu zaman süresi içinde bu kirleticiler atmosferdeki su partikülleri ve diğer bileşenlerle tepkimeye girerek Sülfürik Asit ve Nitrik Asit’i oluştururlar. Atmosferde oluşan bu asitler, yağmur ve kar ile yeryüzüne ulaşırlar.

    • Böylece termik santrallerin bacalarında gazlar ikinci kez ve daha geniş bir bölgeye etki etmiş olurlar.

    • Termik santral küllerinin toplandığı alanda oluşan Radon gazı havaya ulaşmaktadır.

    * Küllerin üzeri toprakla örtülse bile oluşan Radon gazı toprağın gözeneklerinden geçerek havaya karışmakta, yaklaşık 4 gün içerisinde Polonyum’a ve aktif Kurşuna dönüşebilmektedir.

    • Bu nedenle kül yığınları çevreye radyoaktif madde yaymaktadır. Bacadan atılan maddelerin içerisinde en önemli olan radyoaktif madde Uranyum maddesidir.

    Su Kirliliği :

    • Termik santrallerde soğutma, temizleme vb. işlemler için önemli miktarda su kullanılmaktadır. Kullanılan bu suyun alıcı ortama deşarjı sonucu ortamdaki sıcaklık dengesi bozulur. Sıcaklık canlılar için hayati önem taşıyan bir kavramdır ve sıcaklık değişimlerinin canlı faaliyetleri üzerinde kısıtlayıcı hatta öldürücü etkisi vardır.

    • Kullanılan soğutma sularının alıcı ortama verilmeden önce arıtılması sırasında (geçici sertlik giderimi, çöktürme) kullanılan kimyasal maddeleri suyun verildiği ortamlarda kirliliğe neden olmaktadır.

    • Baca gazından çıkan maddelerin yarattığı asit yağmurları da yeryüzüne düşmeyle beraber kirliliğe, bitki ve toprak yapısında değişime neden olabilmektedir.

    • Uçucu küllerde bulunan Fe, Zn, Cu, Pb vb. ağır metaller yağmur sularıyla yıkanma gibi durumlarla yer altı suyuna ve içme suyu kaynaklarına ulaşabilmektedir.

    Toprak kirliliği :

    • Termik santrallerin hava ve su ortamlarında yarattığı etkiler toprak içinde geçerlidir. Santralde kullanılan suların toprağa deşarjı, asit yağmurları, uçucu küllerin toprak üzerinde birikmesi gibi bir çok kavram toprak kirliliğine ve dolaylı olarak verim düşmesi ve ürün kalitesinin bozulmasına sebep olmaktadır.

    • Santralden çıkan baca gazları bitki örtüsünün gelişimini yavaşlatır. Ürün kalitesi ve ürün veriminin düşmesine neden olabilir.

    • Toprak çoraklaşması, orman azalmasına sebep olabilir.

    • Yapılan araştırmalar santral çevresinde yaşayan insanlarda solunum yolu rahatsızlıklarının diğer bölgeler göre daha çok olduğunu ortaya koymuştur.

    SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

    Sanayileşmenin hızla gelişmesi ile birlikte fosil yakıtların doğaya ve canlılara verdiği zararlar etkisini göstermiş; kömür, doğalgaz ve petrolün yarattığı olumsuzluklar iklim değişikliğine yol açarak dünya yaşamını tehdit etmeye başlamıştır. Bu tür yakıtların yakılmasıyla açığa çıkan atık ve baca gazları insan sağlığına ve çevreye onarılmaz zararlar vermekte; kanser ve diğer hastalıklara yol açmaktadır. Fosil yakıtlar ile çalışan santrallerin küresel ısınmaya katkıları oldukça fazladır. Termik santraller büyük miktarda kömür tüketmesine ve buna bağlı olarak atmosfere her yıl milyonlarca ton karbondioksit salımı yapmasına karşın, ürettiği elektrik enerjisinin yetersiz olduğu bilinmektedir. Bununla birlikte enerji üretme amaçlı tasarlanan bu yapıların işletilmesi sırasında kullanılan soğutma suyunun sıcak su olarak dışarıya verilmesi ile de kaynak ve çevresinde önemli ekolojik değişiklikler meydana gelir. Ayrıca kül ve baca gazları yeraltı ve yerüstü sularının kirlenmesine neden olur.

    Buna karşın günümüzde, temiz enerji kaynaklarından azami derecede yararlanmak için güneş, rüzgar ve jeotermal enerji kaynaklarının kullanım kapasitelerini arttırma ve hidrolik enerjinin daha büyük oranlarda kullanımını sağlayacak projeleri hayata geçirme, biyokütle kaynaklarını geliştirerek enerji temininde kaynak çeşitliliğini sağlama, CO2 yakalama ve depolama, yeni teknolojiler, ormanlaştırma ve enerji verimliliğini sağlama konuları öncelikli konular arasında yer almalıdır.

    Oysa yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarımızın verimli kullanılmadığı ise ortadadır: Ülkemiz, hidrolik potansiyelinin % 30’unu, kömürünün % 20’sini, jeotermal potansiyelinin % 3’ünü kullanmaktadır. Yenilenebilir enerji potansiyelinin ise (güneş, Su gücü, rüzgar, jeotermal ve biyokütle) ise çok azı değerlendirilmektedir.

    Dünyanın gelişmiş ülkeleri 21. YÜZYIL da “Temiz Üretim- Sürdürülebilir Yaşam” için çevresel projelerde “Kirlilik Kontrolü” yaklaşımı değil “Kirlilik Önleme” yaklaşımlarıyla çalışırken; Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde de özellikle çevresel konuların; endüstriyel, kentsel, tarımsal vb. etkinliklerin tasarımı aşamasında temel bir parametre olarak “ Temiz Üretim & Kirlilik Önleme “ yaklaşımının planlama süreçlerine dahil edilmesi gerekmektedir.

    Temiz üretim, üretim süreçlerine, ürünlere ve hizmetlere uygulanan önleyici ve bütünleşik bir çevre stratejisinin sürekli ve düzenli uygulanmasından ibarettir. Temiz üretim, doğal kaynakların daha verimli bir şekilde kullanılmasını, bu sırada oluşan atıkların ve kirliliğin ve bunların insan sağlığına olan olası risklerinin azaltılmasını sağlar. Çevresel problemleri üretim sürecinin sonunda değil üretim sürecinin kaynağında çözmeye çalışır.

    Bu denli zor koşullara karşılık 2009 yılında başlattığımız TEMİZ TEKNOLOJİ İLE BACA GAZI ARITIMI VE GÜBRE ELDESİ konulu arıtma istemimizi 22.09.2011 günü tamamladık. Türkiye ve Dünya kamu oyunun istifadesine uygulamasına sunduk.

    Bu Ar-Ge çalışmalarımız sonucunda: sunumuzda da arz edildiği üzere, Baca gazındaki zararlı salımlar; faydalı ürün haline yani BİTKİ BESİN MADDESİ ’ne ile ORGANOMİNERAL GÜBRE ‘ye dönüşmekte ve kirleticiler ürün haline dönüşmektedir.

    DERLEYEN:

    Halil Kazaz
    HAK 2 Arıtım, Gübre, Kimya,
    Maden, Nakliye San. ve Tic. LTD. ŞTİ
    Proje Koordinatörü