;
Ekonomi

Yeni Rapor: Enerji Sektöründe Birleşme ve Satın Almalar Vites Arttırdı

enerji
FOTO: Pexels

Raporda, Türkiye’nin 2025 yılında toplam elektrik tüketiminin %3 arttığı, toplam kurulu gücün ise %5 yükselerek 122 GW’a ulaştığı belirtildi. Bu kapasitenin %62’sinin yenilenebilir enerji kaynaklarından oluştuğuna dikkat çekildi. Enerji altyapı sektöründeki birleşme ve satın alma işlemlerinde ise, termik santral satışları toplam işlem değeri açısından ilk sırada yer aldı.

PwC Türkiye tarafından hazırlanan Enerji Sektöründe Birleşme ve Satın Almalar Raporu’nun 18’inci sayısı, 2022’den bu yana süren durgunluğun 2025 itibarıyla yerini belirgin bir toparlanmaya bıraktığını ortaya koydu.

Rapora göre, 2025 yılında kamuya açıklanan 38 birleşme ve satın alma işleminin toplam tahmini değeri, bir önceki yıla kıyasla üç kat artarak 3 milyar dolara ulaştı. Aynı dönemde ortalama işlem değeri %200 artışla 79 milyon dolar olarak hesaplandı.

Küresel Belirsizliklere Rağmen Temkinli Toparlanma

Raporda, 2025 yılında dünya ekonomisini baskılayan çok sayıda faktöre dikkat çekildi. ABD’nin korumacı ticaret politikaları, AB ülkelerindeki siyasi istikrarsızlıklar, devam eden savaşlar, savunma harcamalarındaki artış, insani krizler, tedarik zincirlerindeki kırılganlık, yapay zekâ kaynaklı belirsizlikler, derinleşen iklim krizi ve proje finansmanına erişimdeki zorluklar, küresel ekonomik direnci test eden başlıca unsurlar arasında sıralandı.

Buna karşın, küresel enerji piyasalarında 2024’te başlayan temkinli toparlanmanın 2025’te daha da güçlendiği vurgulandı. Birleşme ve satın alma işlemlerinin; tedarik zinciri direncini artırma, teknolojik kapasiteyi geliştirme, veri merkezlerinin hızla artan enerji talebini karşılama, enerji dönüşümü, portföy çeşitliliği, operasyonel verimlilik ve borçluluğu azaltma gibi hedeflerle şekillendiği belirtildi.

“Toparlanmanın Kalıcı Olması için Politika Adımları Kritik”

PwC Türkiye Şirket Birleşme ve Satın Alma İşlemleri Lideri Engin Alioğlu, Türkiye enerji piyasasında yaşanan toparlanmayı önemli bulduklarını ancak temkinli yaklaşımın sürdüğünü ifade etti. Alioğlu, makroekonomik belirsizliklere ve bölgesel siyasi risklere rağmen 2025’te gözlenen canlanmanın dikkat çekici olduğunu belirterek, bu ivmenin kalıcı hale gelmesi için politika yapıcıların atacağı adımların belirleyici olacağını vurguladı.

Yenilenebilir enerji tarafında yatırımcı profilinin değiştiğine dikkat çeken Alioğlu, sektörde artık ilk girişlerden ziyade mevcut portföyleri büyütmeye yönelik, yatay ve dikey entegrasyon odaklı işlemlerin öne çıktığını kaydetti. Sanayi şirketlerinin ise elektrik maliyetlerini kontrol altına alma stratejileri doğrultusunda enerji piyasasındaki satın almalara daha aktif biçimde yönelmesinin beklendiğini dile getirdi.

Alioğlu ayrıca, Türkiye’nin küresel birleşme ve satın alma ortamından daha fazla pay alabilmesi için öngörülebilir bir makroekonomik çerçeveye, düzenleyici belirsizliklerin giderilmesine ve enerji dönüşümünün tüm sektörlere yayılmasına ihtiyaç olduğunu ifade etti. COP31’in 2026 yılında Türkiye’de düzenlenecek olmasının bu sürece ivme kazandırabileceğini de sözlerine ekledi.

Yabancı Yatırımcı Payı Yeniden Arttı

Rapora göre, küresel hareketliliğe paralel olarak Türkiye enerji piyasasında da 2025 yılı belirgin bir kırılma noktası oldu. 2024’te açıklanan işlemlerin tamamı yerli yatırımcılar arasında gerçekleşirken, 2025’te toplam işlem değerinin yüzde 42’si yabancı yatırımcıların alıcı olduğu işlemlerden oluştu.

Bu toparlanmada; uzun bir aradan sonra bazı büyük termik santralların satışa çıkması, halka arzlar öncesinde portföyleri güçlendirmeye yönelik stratejik hamleler, sanayi şirketlerinin enerji maliyetlerini düşürme çabaları, doğalgaz dağıtım sektöründeki konsolidasyon ve doğalgaz boru hatlarına artan ilgi etkili oldu.

Termik Santral Satışları Öne Çıktı

Raporda, Türkiye’nin 2025 yılında toplam elektrik tüketiminin %3 arttığı, toplam kurulu gücün ise %5 yükselerek 122 GW’a ulaştığı belirtildi. Bu kapasitenin %62’sinin yenilenebilir enerji kaynaklarından oluştuğuna dikkat çekildi.

Enerji altyapı sektöründeki birleşme ve satın alma işlemlerinde, termik santral satışları toplam işlem değeri açısından ilk sırada yer aldı. 2024’te ağırlığı daha fazla hissedilen doğalgaz dağıtım alt segmentindeki konsolidasyonun ise 2025’te de devam ettiği kaydedildi. Yıl içinde ayrıca 22 yenilenebilir enerji şirketi, iki elektrik ticareti şirketi, bir büyük hidroelektrik santrali ve bir çöpten elektrik üretim tesisinin hisseleri el değiştirdi.

Petrol ve Doğalgazda Hareketli Yıl

Raporda, Türkiye’nin 2025 yılının ilk 10 ayında petrol ürünleri talebinin geçen yılın aynı dönemine göre %5 arttığı, toplam yıllık doğalgaz talebinin ise %15 artışla 60 milyar metreküpe ulaşmasının beklendiği aktarıldı.

2024’teki durgunluğun ardından, 2025 yılı petrol ve doğalgaz sektörlerinde birleşme ve satın alma işlemleri açısından hareketli geçti. TANAP’ta gerçekleşen azınlık hissesi satışı, tüm enerji sektöründeki en yüksek değerli işlem olarak öne çıkarken; akaryakıt dağıtımı, petrol ürünleri depolama ve ihrakiye segmentlerinde yapılan işlemler de raporda detaylandırıldı.

2026 ve Sonrası için Öne Çıkan Başlıklar

PwC Türkiye raporunda, önümüzdeki dönemde enerji sektöründeki birleşme ve satın alma faaliyetlerini şekillendirmesi beklenen unsurlar da sıralandı. Makroekonomik normalleşmenin finansmana etkileri, elektrikli araç şarj altyapısı ve yakıt dağıtım piyasalarındaki konsolidasyon, yerli pil üreticilerine yönelik yabancı teknoloji ilgisi, halka arz öncesi portföy yapılandırmaları, sanayi şirketlerinin lisanssız güneş enerjisi yatırımları, hidroelektrik ve kömür santrallerini kapsayan özelleştirme programları ile YEKA ihaleleri kapsamındaki projelerin yeni satın alma hedefleri haline gelmesi, 2026 ve sonrasında belirleyici başlıklar arasında gösterildi.