fbpx
Bilim

Yeni Araştırma: Türkiye’deki 16 Yaşından Büyük Binek Araçlar Karbondioksit Emisyonlarının %40’dan Sorumlu

Yeni bir araştırma, Türkiye’deki 16 yaşından büyük binek araçların, toplam karbondioksit emisyonunun yaklaşık %40’ını, toplam azot oksit (NOx) emisyonunun ise %67’sini ürettiğini ortaya çıkarıyor.

Türkiye binek araç pazarındaki en son gelişmeleri özetleyen ve vergi sistemini optimize etmeye yönelik daha fazla araştırma için temel oluşturan yeni bir araştırma, 16 yaşından büyük binek araçların, Türkiye’deki toplam karbondioksit emisyonunun yaklaşık %40’ını, toplam azot oksit (NOx) emisyonunun ise %67’sini ürettiğini, ancak toplam Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) gelirine %10’dan daha az katkıda bulunduğunu ortaya koyuyor.

Murat Şenzeybek ve Peter Mock’un kaleme aldığı “Türkiye’de Binek Araçların Emisyonları: Türkiye’deki Güncel Araç Vergi Politikalarının Bir Temel Analizi ve Yeni ve Kullanılan Araçlara Etkisi” (Passenger Car Emissions in Turkey: A Baseline Analysis of Current Vehicle Taxation Policies in Turkey and Their Impact of New and Used Passenger Cars” adlı çalışma, Türkiye binek araç pazarını ve mevcut vergi sisteminin hem araçlardaki hem de yeni kayıtlı araçlardaki etkisini analiz ediyor.

Türkiye’de binek araç vergilerinin, neredeyse tüm Avrupa’dakinden daha yüksek olduğunu belirten çalışma şöyle devam ediyor: “Bu verginin en büyük bölümünü ise motor büyüklüğüne veya silindir hacmine göre değişiklik gösteren Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) oluşturuyor. Vergi, 1.600 cm3‘ün üzerinde motor silindir hacmi için yaklaşık iki katına, 2.000 cm3‘ün üzerinde motor silindir hacmi için üçe katlanıyor. Sonuç olarak tüketiciler büyük bir çoğunlukla daha küçük motorlu yeni araba satın alıyorlar. Yoldaki araçların %90’ı 1.600 cm3‘ün altında bir motor silindir hacmine sahip ve neredeyse hiçbir araç 2.000 cm3‘ün üzerinde motor silindir hacmine sahip değil. Bununla birlikte, 2015’ten beri Türkiye’de yeni araçların ortalama karbondioksit emisyon seviyeleri Avrupa Birliği’ndeki (AB) seviyelere eşit veya biraz daha fazla oldu.”

Araştırmaya göre hibrit ve elektrikli araçlar için bazı vergi teşvikleri bulunuyor, ancak bu araçlar Türkiye’deki yeni satışların %1’inden azını oluşturuyor. Hibrit ve elektrikli araçlar ise, AB pazar payının neredeyse % 5’ine ulaşmış durumda.

Çalışma, Türkiye’deki vergi teşviklerinin eski ve daha yüksek emisyonlu araçların lehine bir ortam yarattığını belirtiyor: “Yıllık sahip olma vergisi (MTV) eski araçlar için daha düşük ve bu da araçların yüksek emisyon seviyelerine sahip olmasına rağmen sahiplerince daha uzun sürelerde kullanılmasını teşvik ediyor. 16 yaşından büyük binek araçlar, Türkiye’deki toplam karbondioksit emisyonunun yaklaşık %40’ını, toplam azot oksit (NOx) emisyonunun ise %67’sini üretiyor, ancak toplam MTV gelirine %10’dan daha az katkıda bulunuyor.”

Çalışma ortaya koyduğu bulguların yanı sıra önerilerde de bulunuyor. Buna göre, “İlerleyen dönemlerde, Türk hükümeti binek araçlar için ÖTV ve MTV sistemini düzeltmeyi düşünmeli. Tüketicileri daha fazla yakıt tasarruflu araçlar almaya teşvik eden emisyon temelli bir yapı, ülkenin karbondioksit emisyonlarını, yakıt tüketimini ve petrol ithalatına bağımlılığını azaltmaya yardımcı olacaktır. Ayrıca, Türk otomobil üreticilerinin ana ihracat hedefi olan AB’de geleneksel yanmalı motorlu taşıtların popülerliğini yitirdiği bir dönemde, Türk otomotiv endüstrisinin uzun vadeli rekabetçiliğinin korunmasını da sağlayacaktır.”