fbpx
Ekonomi

TFCD Önerileri için Yeni Rehberlik Çalışması Yayımlandı

BM Çevre Programı Finans Girişimi (UNEP FI) ve 20 kurumsal yatırımcı, İklimle İlişkili Finansal Beyanlar Çalışma Kolu (TCFD) önerilerini uygulamak için yeni bir rehberlik başlattı.

BM Çevre Programı Finans Girişimi (UNEP FI) tarafından toplanan 11 ülkeden 20 kurumsal yatırımcı, geçtiğimiz hafta Cuma günü (10.05.2019), iklim değişikliğinin ve iklim eyleminin dünyadaki yatırımcı portföylerini nasıl etkileyebileceğini değerlendirmek için kapsamlı bir yatırımcı rehberliği başlattı.

Bu değerlendirmeler Finansal İstikrar Kurulu’nun TCFD’sinin (Task Force for Climate-related Financial Disclosures – İklimle İlişkili Finansal Beyanlar Çalışma Kolu) önerileriyle aynı çizgide olacak şekilde yatırımcıların iklimle bağlantılı riskler ve fırsatlar konusunda daha şeffaf olmalarına fırsat tanıyacak. Bununla birlikte, yatırımcıların düşük karbonlu ve iklime dirençli ekonomilere geçişe katkıda bulunmalarına ve bunlardan faydalanmalarına yardımcı olacak.

İklim değişikliği dünyadaki toplulukları ve ekonomileri etkilemeye çoktan başladı ve bu etkilerin yoğunlaşarak güç kazanması bekleniyor. Taşkınlar, tropikal siklonlar ve aşırı sıcak ve soğuk günler gibi aşırı hava olayları ticari faaliyetleri fiziksel olarak etkiliyor.

Aynı zamanda, politika ve teknoloji, düşük karbonlu bir ekonomiye geçiş yapılmasını sağlayacak şekilde değişiyor. Bu da emisyon yoğunluğu olan şirketlerin daha az rekabetçi olabilecekleri anlamına geliyor.

Bu değişiklikler, kurumsal yatırımcılara ve bazı finans kurumlarına potansiyel olarak benzeri görülmemiş riskler ve fırsatlar doğuruyor.

Analiz sonuçları, hükümetin iklim değişikliği konusundaki eylemsizliğinin, en büyük listedeki 30 bin şirket için 1,2 trilyon dolar tutarındaki maliyetleri ve riskleri daha da artıracağını gösteriyor.

BM Genel Sekreter Yardımcısı ve BM Çevre Grubu Sekreteri Satya Tripathi, konu ile ilgili yaptığı açıklamada “İklim değişikliğinin yaşam ortamımızı daha da radikal bir şekilde değiştireceğini biliyoruz. Medeniyetimizin geleceği ve Paris Anlaşması’nın uygulanması konusunda ciddiysek, ekonomiyi, ‘yeşil bir sanayi devrimi’nden daha azını talep etmeyerek 2050’ye kadar tamamen dekarbonize etmemiz gerekecek. İnsanlar da dahil olmak üzere gezegendeki tüm türleri barındıran yaşam ağına karşı yıkıcı zararları önlemek için kararlı bir şekilde hareket etmemiz hâlâ mümkün.” dedi.

Rehber, bugün yatırımcıların kullanımına açık olan yaklaşımlara ve araçlara modern bir bakış sağlıyor. Ayrıca 20 yatırımcının yol gösterdiği metodolojileri detaylandırıyor ve deneyimlerini özetliyor. Bazı önemli bulgular aşağıdaki gibi sıralanabilir:

– Yatırımcılar, düşük karbon ekonomisine geçişte %13,16’ya varan risk oranıyla karşı karşıya kalıyor.

– Sektör düzeyinde, düşük karbonlu ekonomiye geçişten kaynaklanan riskler de dahil olmak üzere iklimle ilgili riskler belirginleşiyor.

– 2 derece dünyasında “yeşil kârlar” önemli- yaklaşık 2,1 trilyon dolar.

Düşük karbon teknolojisi fırsatları, riski dengeliyor. 

Hükümetler eylemde geç kalırsa yatırımcılar risk artışı ile karşı karşıya kalacak.

Çalışmanın tamamına buradan ulaşabilirsiniz.