Bilim

Kanada Buzullarında Eşi Benzeri Görülmemiş Erime

Kanada’nın Yukon bölgesindeki buzullar, küresel ısınmanın artmasıyla beklenenden de hızlı eriyor. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi’nin (NOAA) yıllık yayımlanan Arctic Report Card (Arktik Karnesi) raporuna göre kuzey bölgesindeki sıcaklık artışı, ortalama küresel sıcaklık artışının iki katı seviyesinde seyrediyor ve bu ısınma “beklenmedik” olarak değerlendiriliyor.

Haber: Gülce Demirer

Kanada’nın Yukon bölgesindeki buzullar, küresel ısınmanın artmasıyla beklenenden de hızlı eriyor. Kanadalı bilim insanları artan sıcaklıklarla hızla eriyen buzulların bölgede dramatik değişikliklere yol açacağı uyarısında bulunuyor.

Araştırmacılar, eriyen buzullara dair en son yayımlanan bir dizi raporun, halkın iklim değişikliğine dair daha fazla farkındalığa sahip olması ve bu değişikliğin hızını anlaması konusunda yardımcı olacağını umuyor.

ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi’nin (NOAA) yıllık yayımlanan Arctic Report Card (Arktik Karnesi) raporuna göre kuzey bölgesindeki sıcaklık artışı, ortalama küresel sıcaklık artışının iki katı seviyesinde seyrediyor ve bu ısınma “beklenmedik” olarak değerlendiriliyor.

Simon Fraser Üniversitesi’nden David Hik “Bu bölge, son 15 yıldır fark ettiğimiz üzere küresel ısınmanın yaşandığı sıcak noktalardan biri. Değişimlerin büyüklüğü dramatik ölçülerde” sözleriyle ısınmanın bölge üzerindeki etkilerini belirtiyor.

Kanada Alpine Kulübü’nün yaz aylarında yayımladığı State of the Mountains (Dağların Durumu) raporu, Yukon ve Alaska’yı kapsayan ve Kanada’nın güneybatısındaki Britanya Kolumbiyası eyaletine kadar uzanan Saint Elias dağlarında, ülkenin geri kalanına oranla çok daha hızlı buz kaybı yaşandığını ortaya koyuyor. Önceki araştırmalar ise, 1957-2007 yılları arasında yaşanan %22 oranındaki buz kaybının küresel su seviyelerini 1,1 milimetre yükselttiğini belirtiyor.

Buzulların hızla erimesi düşük rakımlı bölgelerde su kaynaklarında büyük değişikliklere neden oluyor. Hik, devasa buzulların çekilmesinin çevre düzenini bütünüyle değiştirdiğini belirtiyor.

2016 yılında eriyen buzullar, Slims nehriden önemli ölçüde uzaklaşmış, UNESCO mirası olan Kluane Gölü’nün kritik su kaynaklarını kesmişti. Su yatağındaki değişimden bu yana göldeki su seviyesinin iki metreden daha fazla azalması, nehirlerdeki binlerce balığın doğal yumurtlama alanlarını da kısıtlıyor.

Ayrıca, kum fırtınalarının artmasıyla sık kullanılan Alaska Otoyolu’nun kapanmasının zaman zaman trafiğin durmasına sebep olması da, kuruyan nehir yatağının, buzların erimesi sonucu oluşan çamur tabakası ile kaplanmasından kaynaklanıyor. Hik, Kluane Gölü’nde yaşanan olayların, dünyanın herhangi bir yerinde yaşanabilecek olayların öncüsü niteliğinde olduğunun altını çiziyor.

Araştırmacılar, Saint Elias bölgesinde, rakım arttıkça sıcaklıkların da arttığını tespit etseler de bunun sebebini henüz açıklayabilmiş değiller.

Raporun eş yazarlarından Alberta Üniversitesi profesörü Zac Robinson “Bu tür olaylar, St Elias’taki buzul olaylarından ayrı düşünülemez” diyor. “Gelecek 50 yıl boyunca Rocky Dağları’ndaki buz örtüsünün %80’ini kaybedeceğimizi tahmin ediyoruz” diye ekliyor.

2018 yılının başlarında Kanada sayıştayı, kuzeydeki Yukon, Alaska ve Britanya Kolumbiyası’nın iklim değişikliğinin etkilerine gerektiği gibi hazırlıklı olmadıklarını belirtmişti. Ancak Hik, bu erken uyarı fırsatının değerlendirilmesi gerektiği görüşünde.