Hazine Bakanlığı tarafından dayatılan iklim yardımlarındaki kesinti, İngiltere’nin istihbarat şeflerinin Amazon veya Kongo gibi ekosistemlerin çökmesinin, gıda fiyatlarında fırlama ve savaş riski de dahil olmak üzere İngiltere’nin ulusal güvenliğine ciddi zararlar vereceği yönündeki son uyarılarına rağmen planlanıyor.
İngiltere, iklim krizinden etkilenen yoksul ülkelere yaptığı yardımın yaklaşık beşte birini kesmeyi planlıyor. Aktivistler ise ülkenin verdiği sözleri hatırlatırken, bu adımın can kayıplarına ve geçim kaynaklarına mâl olacağı uyarısında bulundu.
Guardian’ın haberine göre, bakanlar, gelişmekte olan ülkeler için iklim finansmanını son beş yıldaki 11,6 milyar sterlinden önümüzdeki beş yılda 9 milyar sterline düşürmeyi planlıyor. Enflasyon hesaba katıldığında, 11,6 milyar sterlinlik bütçenin kabul edildiği 2021 yılından bu yana harcama gücünde yaklaşık %40’lık bir azaltım anlamına geliyor.
Hazine Bakanlığı tarafından dayatılan iklim yardımlarındaki kesinti, İngiltere’nin istihbarat şeflerinin Amazon veya Kongo gibi ekosistemlerin çökmesinin, gıda fiyatlarında fırlama ve savaş riski de dahil olmak üzere İngiltere’nin ulusal güvenliğine ciddi zararlar vereceği yönündeki son uyarılarına rağmen planlanıyor.
Kesinti planı, İngiltere ve diğer zengin ülkelerin, ülkelerin halihazırda yaşadığı felaketleri göz önünde bulundurarak, yoksul dünyaya yönelik küresel iklim finansmanını 2035 yılına kadar yılda 300 milyar dolara çıkarma sözü vermesinden sadece bir yıl sonra gündeme geldi. Bu anlaşmada her taraftan ne kadar katkı sağlanması gerektiği belirtilmemiş olsa da, İngiltere’den yapılacak bir kesinti toplam hedefe ulaşmayı zorlaştıracaktır.
Power Shift Africa düşünce kuruluşunun direktörü Mohamed Adow şunları söyledi: “Kırılgan ülkeler için İngiltere’nin iklim finansmanı soyut bir bütçe kalemi değil; dayanıklılık ile felaket arasındaki fark anlamına geliyor. “Bütçeyi kesmek can kayıplarına ve geçim kaynaklarına mâl olacak.”
Donald Trump, ABD’yi Paris Anlaşması’ndan ve onun temelini oluşturan BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nden çekerken ve ABD’nin iklim finansmanı hedeflerini de iptal etmişti. Adow, “Eğer İngiltere taahhütlerini yerine getirmezse, bu durum diğer ülkelerin de aynısını yapmasına zemin hazırlar ve küresel iklim eylemi için yıkıcı sonuçlar doğurur” dedi.
Gelişmekte olan ülkeler uzmanları, iklim bütçesinin kısılmasının İngiltere’nin ulusal çıkarlarına zarar vereceği gibi yoksulları da olumsuz etkileyeceğini söyledi. Satat Sampada İklim Vakfı’nın kurucu ortaklarından Harjeet Singh şunları söyledi: “Birleşik Krallık, finansman taahhütlerinden geri adım atarken iklim lideri olduğunu iddia edemez. Bu hamle, İngiltere’nin dünya sahnesindeki konumunu yerle bir ediyor ve küresel güneye İngiliz vaatlerinin boş olduğunu kanıtlıyor.”
Conservation International UK’nin Genel Müdürü Jonathan Hall, Ortak İstihbarat Komitesi’nin yakın tarihli raporuna atıfta bulunarak, yoksul ülkelerin doğayı korumasına yardım edilmemesinin İngiltere’de enflasyonu ve ulusal güvenliği etkileyebileceğini söyledi. Raporda yer aalan örnekleri kullanarak, “Eğer gıda fiyatlarını önemsiyorsanız, yağmur ormanlarının potansiyel çöküşünü de önemsemelisiniz; eğer küresel güvenliği önemsiyorsanız, Himalayalar’daki buzulların erimesini de önemsemelisiniz” dedi.




