;
Politika

İmamoğlu COP26’da: “İstanbul’un Yeşil Dönüşümü için Global İşbirliklerine Açığız”

COP26’daki bir panelde konuşan İmamoğlu, iklim krizi ile mücadelede uluslararası kurumların ve finans kuruluşlarının yerel yönetimlerle doğrudan çalışmalarını gerekli gördüklerini ifade ederek, “İstanbul’da yeşil dönüşümü ve yaşam kalitesinin artırılması doğrultusunda global işbirliklerine tümden açığız” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu, İskoçya’da düzenlenen 26. Taraflar Konferansı’na (COP26) katılmak üzere gittiği Glasgow’da C40 Büyük Kentler İklim Liderlik Grubu (C40 Cities) tarafından düzenlenen Sıfır Emisyon başlıklı panelde konuştu.

Paneldeki konuşmasında, İstanbul’un Türkiye’de C40’a üye tek şehir olduğunu vurgulayan İmamoğlu, “Kentlerin iklim değişikliği sorununda hem fail hem mağdur olduğu bir dünya düzeninde yaşıyoruz” dedi. Dünya nüfusunun çok büyük bir oranda kentlerde yaşadığına dikkat çeken İmamoğlu, “Biz, bu süreçte, İBB olarak, kentimizi vatandaşlarımız için çok daha güvenli hale getirmeyi öncelikli görev olarak kabul ediyoruz” diye konuştu.

İstanbul’un, üzerinde yaşadığımız gezegenin benzersiz şehirlerinden biri olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, “Ama İstanbul, aynı zamanda yeryüzünde en yüksek deprem riski taşıyan lokasyonlardan birinde yer alıyor. 16 milyonluk nüfusuyla, Avrupa’nın en büyük kenti olan İstanbul, jeopolitik olarak çok stratejik bir noktada bulunuyor. Her şeyden önce Türkiye’nin sanayi üretiminin yarısı, İstanbul ve civarında yer alıyor. Ayrıca başta AB ve Amerika olmak üzere, pek çok ülkenin doğrudan yatırımları da İstanbul’da bulunuyor” bilgilerini paylaştı.

İmamoğlu: Kanal İstanbul BM’nin Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına karşı

“İstanbul’da, risk altındaki konut stokunun depreme dayanıklı ve çevreyle dost yapılara dönüştürülmesiniamaçlıyoruz” diyen İmamoğlu, “Avrupa’nın en büyük kenti olan İstanbul’un depreme dayanıklı hale getirilmesi,sadece İstanbul’un ve Türkiye’nin geleceği açısından değil, tüm kıta açısından hayati kabul ediyoruz. Bu konudaglobal bir dayanışma gereği vardır. Yaratıcı ve girişimci kapasitesiyle İstanbul, her türlü dayanışmanın karşılığınıödeyecek güçtedir. Bu arada önemle altını çizmek isterim ki, İstanbul’a dayatılan Kanal İstanbul projesini, sadecedeprem açısından değil, pek çok açıdan kentin güvenliği için en ciddi risk olarak kabul ediyoruz. Bu projeninBM’nin ‘Sürdürülebilir Kalkınma’ amaçları kapsamındaki 17 prensibine birden karşı olduğunu görüyoruz. Finanskuruluşları dahil olmak üzere, dünya ölçeğinde tüm aktörlerle bu konuda dayanışma bekliyoruz” şeklinde konuştu.

İmamoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: “İstanbul’un iklim krizi ile karşı karşıya olduğu afetlerin en başında, susuzluk ve kuraklık riski geliyor. Bu konutları, yerleşim planı, donatıları, sirkülasyon ağı ile kentten ayrışan kapalı bir alanlar yerinekentle bütünleşen, %40’tan fazla rekreasyon alanı ile herkesin hakkı olan yeşile erişmesini sağlayan; kente ve kentlilere çağdaş bir mimari dil ile tasarlanmış kullanışlı, özgün, güvenle yaşanacak konutlar sunuyoruz. Bu konutlarda afetlere deuyumlu tasarımları yerleştirmeye çalışıyoruz. Çünkü biz, İstanbul’da, depreme karşı dayanıklılığın artırılması çabalarına,düşük gelirli insanların finansal olarak desteklenmesini de öncelikli kabul ediyoruz. Kentler ve kentleşme iklimdeğişikliğinin önemli bir nedeni olduğu için, uluslararası kurumların ve finans kuruluşlarının yerel yönetimlerle doğrudançalışmalarını gerekli görüyoruz. Biz, İstanbul’da yeşil dönüşümü ve yaşam kalitesinin artırılması doğrultusunda globalişbirliklerine tümden açığız.”